Denktaş, WikiLeaks belgelerini değerlendirdi

KKTC'nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Wikileaks belgelerinin hangi amaç için yayınlandığının zaman içinde daha net şekilde anlaşılacağını söyledi.
Yayınlanma tarihi: 2 Aralık 2010 Perşembe, 09:19

Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nün davetlisi olarak İzmir'e gelen Denktaş, belgelerin açıklanmasının ardından tüm devletlerin yetkililerinin artık diplomatlarla konuşurken, konuşmaların kayda geçtiği düşüncesiyle doğal olarak daha dikkatli davranacaklarını belirterek, ''Bence kaybedenler diplomatlar olacaktır'' dedi.
Belgelerin yayınlanma zamanının ilginç olduğunu ifade eden Denktaş, şöyle konuştu:

''Birçok ülkede, o ülkenin güvendiği insanlarla, birlikte zannettikleri kişilerin arasını açmak için güzel bir metot uygulanmıştır. Yine çok ilginçtir, çok gizliler çalınmamıştır, alınmamıştır, doğrudan temsilcilerin merkeze gönderdikleri ve değerlendirilmemiş belgeler var ortada, bu da bence bir maksada hizmet içindir, daha ziyade bir ülkenin içini karıştırmak içindir, Türkiye'yi karıştırmak için zaten ellerinden geleni yapıyorlar, bu da ona yardımcı olacaktır. Bence vatandaşlar okuyup heyecanlanacağına, çeşitli kararlara varacağına, sonucu beklemelidir, zaman bunların ne için yayınlandığını gösterecektir.''

ABD'de Obama yönetiminden memnun olmayan ve ülkeyi karıştırmak isteyenlerin olduğunu belirten Denktaş, hangi amaç için yayınlanmış olursa olsun, belgelerin yayınlanmasıyla diplomatlara olan güvenin ciddi şekilde zayıflayacağı tespitinde bulunarak, ''Memleketin içinde falan makama, filan insana kötülük yapmak için, muhalefet yapmak için dedikodular uydurup, abartan ve onu bilgi haline getiren, onu gidip Amerikalıya, İngiliz'e satan insan çok, diplomatlar bir şey yazdıysa, bunlar illa doğrudur diye bir şey yok, beklemek lazım'' dedi.

Kıbrıs müzakereleri

Denktaş, Kıbrıs'ta taraflar arasında 40 yıldan uzun süredir devam eden müzakerelerin sonuçlanmamasının temel nedeninin ''teşhissizlik'' olduğunu belirterek, Rum yönetimini 47 yıldır Kıbrıs'ın meşru hükümeti olarak kabul edip, Avrupa Birliği (AB) üyesi olmasına da olanak tanıyanların, KKTC'nin ve Türkiye'nin bu durumu kabul etmesi için uğraştıklarını kaydetti.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi eski liderlerinden Glafkos Klerides'in bir dönem basına yansıyan ''Artık içimizde Türk Cumhurbaşkanı muavini, Türk bakan ve milletvekili yok. Buna rağmen dünya bizi Kıbrıs'ın meşru hükümeti olarak tanıyor. Niçin taviz verecekmişiz, ya dediğimize gelirler, ya çeker giderler'' sözlerini hatırlatan Denktaş, ''En makul liderlerinin söylediği bu'' dedi.

Denktaş, Rum yönetiminin 2012'nin ikinci yarısında AB dönem başkanlığını devralmasına yönelik bir soru üzerine de şunları kaydetti:

''Kıbrıs AB üyesi oldu inancından vazgeçmek lazım. Kıbrıs'ın uluslararası 60 anlaşmalarına göre AB üyesi olamayacağını savunmalıdır Türkiye, gerekirse bu konuları Adalet Divanı'na götürmelidir. AB'nin, Türkiye'nin garantilediği ortaklık devletini yıkmış olan Rum idaresini Türkiye'ye kabul ettirme girişimi ahlak dışıdır, yasa dışıdır, insaf dışıdır. Sen ABD olarak, İngiltere, BM olarak Rumları bu statüde tutarsan, beklediğin adil uzlaşma değil, Kıbrıs Türkleri'nin teslim olmasıdır. Meseleye teşhis konulmadığı sürece Kıbrıs meselesinin müzakere yoluyla halledilemeyeceği anlaşılmıştır. 2012'ye kadar bu gerçekleri herkesin görmesini ümit ederim.''

''Rumlar son dakikada kaçar, sizi suçlarlar"

Denktaş, yıllarca müzakerelere katıldığını, çeşitli planların ele alındığını belirterek, ''eşit egemen iki halk'' ve ''Türkiye'nin garantileri'' ilkelerinden vazgeçilmediği sürece, Rum tarafının hiç bir plan veya müzakereyi olumlu sonuçlandırmayacağını söyledi.

''Bunları kabul etmiş olsaydım, benim verdiğim tavizlerle mesele çoktan çözülürdü ancak bu iki konuda ısrarlıysanız Rumlar son dakikada kaçar, sizi suçlar'' diyen Denktaş, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki Mun'un New York'taki son görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, ''Kıbrıs halklarından'' değil, ''Kıbrıs halkından'' bahsetmesinin üzücü olduğunu, Ban'ın da konuya Rum tarafının bakış açısıyla yaklaştığını öne sürdü.

Kendisinin görevden ayrılmasının müzakere süreçlerindeki çözümsüzlüğü değiştirmediğine işaret eden Denktaş, şöyle konuştu:

''Müzakere sürecinin önündeki engel gösterildim, bu nedenle çekildim. Rumlar Talat için (Denktaş'laştı) dediler, Eroğlu içinse (Denktaş'tan sert) diyorlar. Sayın Talat verilmeyecek tavizi verdi, tek devlet, tek egemenliği kabul etti ve ilk olarak garantileri de gündeme aldı. Buna rağmen uzlaşma olmadı. Kıbrıs sorununun görüşülmeyen de bilinmeyen de tarafı yok, bu nedenle Cenevre'de de fazla bir şey olacağını zannetmiyorum.''

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.