Kapat

Son Haberler

A+ A-

"Alparslan'dan cin çıkarmadım"

Birinci ''Ergenekon'' davasında tanık olarak bilgisine başvurulan Salih Yaşar, Alparslan Arslan'dan cin çıkarmadığını ve muska yazmadığını söyledi.
Yayınlanma tarihi: 3 Aralık 2010 Cuma, 11:27

Birinci Ergenekon davasının 166. duruşması başladı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda yapılan duruşmaya, İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve Alparslan Arslan'ın da aralarında bulunduğu 19 tutuklu sanık katıldı. Duruşmada, tutuksuz sanık gazeteci Güler Kömürcü Öztürk ile Abdulmuttalip Tonçer ve Muammer Karabulut da hazır bulundu.

Tutuklu sanıklardan Hayrettin Ertekin ve Ergün Poyraz ile Perinçek'e fiili saldırıda bulunduğu gerekçesiyle duruşmalardan men cezası verilen Osman Yıldırım ise duruşmaya katılmadı.

Duruşmada söz alan tutuklu sanık İsmail Yıldız, bütün istihbarat servisleri tarafından izlendiğini, 57 aydır mücadele ettiğini, 1000'e yakın öldürülme tehlikesi atlattığını ifade ederek, dünkü duruşmada söylediği Ankara Ticaret Odasında (ATO) yapıldığını iddia ettiği toplantıyı anlattı.

Bu toplantının Danıştay saldırısıyla ilişkisi olduğunu savunan Yıldız'ın konuşmalarının birçoğunun birbirinden kopuk olduğu görüldü.

Yıldız, Wikileaks sitesi tarafından açıklanan gizli belgeler arasındaki 18 bin 158'inci belgenin de iddia ettiği ATO toplantısıyla ilgili olduğunu savundu. Herkesin nüfus bilgilerinin değiştirildiğini belirten Yıldız, Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün'ün de ikinci eşinin Nadiye Önal olduğunu söyledi. Şengün de ''Gerçekte yok ama kütükte öyle mi yazıyor?'' dedi.

Perinçek'in talebi

Tutuklu sanık Doğu Perinçek de Aydınlık dergisindeki aramalarda ele geçirilerek dosyaya konulan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Remzi Gür arasında geçen telefon kaydını duruşma salonunda dinletti.

Bu kayıtta Başbakan Erdoğan'ın Gür'den kızı için para göndermesini istediğini savunan Perinçek, Gür'ün Erdoğan'ın yurt dışındaki hesaplarının muhasebecisi olduğunu iddia etti.
Perinçek, Erdoğan'ın İsviçre'de 8 banka hesabı olduğuna ilişkin belgeyi 6 yıldır elinde tuttuğunu ileri sürerek, Wikileaks belgelerinin de bunu kanıtladığını söyledi.
Perinçek, ''Olay artık ispatlanmıştır. Çünkü bizzat ABD Büyükelçisi Edelman'ın bu 'sırdaş hesap' bilgisini, 30 Aralık 2004 tarihinde bir kriptoyla ABD Dışişleri Bakanlığına da ulaştırdığı ortaya çıkmıştır'' dedi.

Erdoğan'ın 2 gün önce ''Bir milyar dolarlık servet hakkında geçmişte açıklama yapanların şimdi Silivri'de olduğunu söylediğini'' ifade eden Perinçek, Erdoğan'ın talimatı üzerine tutuklandıklarını öne sürdü.

Perinçek, mahkeme heyetine hitaben ''Size yüklenmek istenen bir görev ve sorumluluk var. Ortadaki manzara 2 yargıcın baskıyı göğüsleyemediğidir. Tarafsız olamıyorlar. Hakim onurları varsa bana talimat veremezler diyeceksiniz'' dedi. Başkan Şengün de, ''Mahkememizin hiçbir üyesi o sorumluluğu kabul etmez'' şeklinde konuştu.

Perinçek, üye hakimler Sedat Sami Haşıloğlu ve Hasan Hüseyin Özese'nin davadan çekilmelerini talep ederek, ''Siz de bu tertibe maruz kaldınız sayın başkan. Sizi vareste tutuyorum'' diye konuştu.

Duruşmada daha sonra, Alparslan Arslan'ın arkadaşı Adnan Güleç, tanık olarak dinlenilmek üzere kürsüye alındı.

Bu sırada Arslan'ın söz almak için ısrarla elini kaldırdığı görüldü. Arslan ''Türkiye Cumhuriyeti Devleti kanunlarına karşı hiçbir şey söylemek istemediğim halde baskı altında öyle ifadeler verdim'' dedi.

Şengün'ün ''Ne baskısı?'' diye sorduğu Arslan, ''Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bunları söylemek zorunda bırakıldım'' karşılığını verdi.

Sedat Sami Haşıloğlu da ''Size kim baskı yapıyor? 5 yıl boyunca pişman olduğunuzu söylemediniz. Dünden itibaren pişman olduğunu söylüyorsunuz. Değişen ne oldu?'' diye sordu.

Arslan da ''Ben söz konusu bu olayda samimiyetsiz bir ifade vermek istemediğim için söylememiş olabilirim'' dedi. Arslan, sağlıklı bir birey olarak topluma kazandırılarak yaşamak istediğini ifade etti. Arslan'ın, hakimlerin kimden baskı gördüğü şeklindeki ısrarlı sorularına benzer yanıtlar verdiği görüldü.

"Alparslan'dan cin çıkarmadım"

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada tanık olarak dinlenen Alparslan Arslan'ın avukat arkadaşı Adnan Güleç, Arslan'ı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde ülkücü çevrede 1998 yılında tanıdığını söyledi.

Mezun olduktan sonra 2003 yılında ofisini açtığını, aynı binada Muzaffer Tekin'in de ofisinin olduğunu ifade eden Güleç, Muzaffer Tekin ile Alparslan Arslan'ı tanıştırmasını da ''Bir gün Tekin ile binanın altındaki lokantada yemek yedikten sonra kapıda Alparslan ile karşılaştık. Bir büyüğümüz olarak Tekin'e takdim ettim'' şeklinde ifade etti.

Tanık olarak beyanı alınan Salih Yaşar da, hafız olduğunu, İsmailağa Cemaatine ait resmi kuran kursuna gittiğini belirterek, tutuksuz sanık Salih Kurter'i 10 yıldan beri tanıdığını söyledi.

Süleyman Esen ile de Danıştay saldırısından 1,5 yıl önce tanışıp arkadaş olduğunu, Alparslan Arslan'ın ise bu saldırıdan 8 ay önce Salih Kurter'in yanına geldiğini belirten Yaşar, ''İlk geldiğinde ben yoktum. Haftada bir, ya da 15 günde bir gelirdi. İlk geldiğinde hocaya (Salih Kurter) 'Irak'ta şehit olacağım' demiş. Hoca da onu paylamış. Sonra 3 ay gelmedi. Aplarslan içeri girdiğinde selam verir, bir kenara oturur dinlerdi. Hocanın evinde siyasi konular konuşulmaz, dini konular konuşulurdu'' dedi.

Alparslan Arslan'ın yine Kurter'in yanına gittiği bir sefer ''kendi isminin ne olduğunu'' sorması üzerine, ''kafayı yediğini'' düşünen Kurter'in Süleyman Esen'i çağırdığını ifade eden Yaşar, ''Ben eve gittiğimde Alparslan normaldi. Gülüyordu. Okuma falan olmadı'' diye konuştu.

Duruşmada tanık olarak ifadeleri alınan Arslan'ın bazı avukat arkadaşlarının ''Alparslan Arslan'dan cin çıkarıldığı'' şeklindeki beyanları hatırlatılan Yaşar, cin çıkarma, muska yazma gibi bir faaliyetinin olmadığını belirtti.

Yaşar, ''Sıkıntı neyse ona dua edilir. Muska yazmam. Alparslan'a muska yazıp vermedim. O Ayet-el Kürsi'nin fotokopisini çıkararak takmış. 'Cin çıkaracağım, sana şifa vereceğim' diye bir şeyim söz konusu değildir'' şeklinde konuştu.

Süleyman Esen ile Arslan'ın evine iki kere gittiğini belirten Yaşar, son gidişinde eve sonradan gelen Arslan'ın halinin çok bitkin olduğunu, grip geçiriyor gibi göründüğünü, kendisinden istemesi üzerine ona dua okuduğunu söyledi.

Arslan'ın Elazığ'a gideceğini söylediğini, pazar günü meydana gelen dua okuma olayının ardından çarşamba günü Danıştay saldırısının gerçekleştiğini ifade eden Yaşar, olayı duyunca şok olduğunu kaydetti.

"Saldırıdan iki gün önce ne konuştunuz" sorusu

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada tanık olarak dinlenen Salih Yaşar'a savcı Mehmet Ali Pekgüzel, Alparslan Arslan'ın Danıştay saldırısından iki gün önce 15 Mayıs 2006'ta kendisini aradığını belirterek, ne konuştuklarını sordu.

İsteği üzerine kendisine dua okuduğu sırada Alparslan Arslan'ın, bir yere davetli olduğunu belirterek çabuk bitirmesini söylediğini belirten Yaşar, Arslan'ın ertesi gün kendisini arayarak ''Benden özür diledi. 'Hoca, size git demiş oldum' dedi'' yanıtını verdi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, Salih Yaşar'a soru yöneltilmesine ara vererek, duruşmayı 6 Aralık Pazartesi gününe erteledi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler