Kapat

Son Haberler

A+ A-

Alparslan Arslan: Pişmanım

Ergenekon duruşmasında söz alan tutuklu sanığı Alparslan Arslan, pişman olduğunu tekrarlayarak, ''Danıştay ve Cumhuriyet Gazetesi olayları baskı altında oluşmuş hadiselerdir'' dedi.
Yayınlanma tarihi: 6 Aralık 2010 Pazartesi, 09:50

Birinci Ergenekon davasının 167. duruşması başladı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda yapılan duruşmada, İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, emekli tuğgeneral Veli Küçük, Alparslan Arslan ve Perinçek'e fiili saldırıda bulunduğu için verilen men cezası nedeniyle bir süredir duruşmalara katılamayan Osman Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 18 tutuklu sanık hazır bulundu. Duruşmaya, tutuksuz sanık gazeteci Güler Kömürcü Öztürk de geldi. Tutuklu sanıklardan Hayrettin Ertekin, Erkut Ersoy, Nusret Senem ve Ergün Poyraz ise duruşmaya katılmadı.

Duruşmada söz alan tutuklu sanık İsmail Yıldız, Danıştay saldırısıyla ilgili yeni iddialarda bulunarak, ikinci Ergenekon davasının tutuklu sanığı Mustafa Levent Göktaş'ın bu saldırıyla bağlantısı bulunduğunu savundu.

Tetiği çeken asıl katilin tutuklu sanıklardan Oktay Yıldırım olduğunu ileri süren Yıldız, bu cinayeti İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer'in organize ettiğini iddia etti.
Yıldız, Oktay Yıldırım'ın Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan el bombalarını Fındıklı'da Ali Fuat Yılmazer'e verdiğini öne sürdü.

İsmail Yıldız, mahkemenin nüfus işleri müdürlüğüne yazı yazarak, son 6 yılda bu davanın sanıklarından hangilerinin kimlik bilgilerinin değiştirildiğini sorması gerektiğini söyledi.
Başkan Şengün'ün ''Nereden biliyorsun'' diye sorması üzerine Yıldız, ''Stratejistim'' dedi.
Şengün de bilgisinin nereden kaynaklandığını sorarak, söyleyeceklerini yazılı olarak mahkemeye vermesini istedi.

"Pişmanım"

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada tanık olarak bilgisine başvurulan Salih Yaşar, tutuklu sanık Kemal Kerinçsiz'in sorularını yanıtladı.
Sorular üzerine Yaşar, Alparslan Arslan ile fazla birlikteliği olmadığını belirterek, Arslan'ın tüm gününü kendilerinin yanında geçirmediğini söyledi.

Yaşar, Arslan'ın isteği üzerine dua okuduğunu, dua sırasında bir zorlama, Arslan'ın üzerine çıkma gibi bir durumun olmadığını belirtti. Bunlara ilişkin söz verilen Alparslan Arslan da ilk olarak sanıklardan Salih Kurter'in 2005'te ocak ya da ilkbahar aylarında kendisine dua okuduğunu belirterek, Salih Yaşar'ın da Kurter'in evinde onun isteği üzerine dua ettiğini kaydetti.

Yaşar'ın ikinci kez de Üsküdar'da kendi evinde dua okuduğunu belirten Arslan, burada bir zorlama olmadığını dile getirdi.
Arslan, ''Dua sırasında Salih Yaşar 'uzan' diyor. Ayıp olmasın diye uzanıyorsun. Uzanınca nefes alamıyorsunuz. Ama kırmamaya çalışıyorsunuz. Reddedemiyorsunuz'' diye konuştu.
Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün'ün ''Niçin okuyor'' sorusuna Arslan, ''Hal vardır. Moral bozuktur. Kafa bir şeylere takılmıştır'' dedi.

''O dönemde baskılar söz konusuydu'' diyen Arslan, ''Danıştay ve Cumhuriyet Gazetesi olayları, Mustafa Yücel Özbilgin'in rahmetli olduğu olay baskı altında oluşmuş hadiselerdir'' şeklinde konuştu.
Şengün'ün ''Bunların evveliyatı mı baskı yaptı'' sorusuna da Arslan, ''Olaylar gerçekleştiği dönemde baskı altındaydım. Anlatabildim mi?'' yanıtını verdi.

Şengün de ''Anlatamadın. Neden, kimden baskı gördün'' diye sordu. Arslan ise baskı altında olduğunu tekrarlayarak, ''Neticede pişmanlığım o zamandan beri vardı da anlatmadım'' dedi.

Şengün'ün baskının ne olduğunu sorması üzerine Arslan, ''Halin altına girme'' şeklinde cevap verdi. Şengün'ün ''Halin altına girme nedir'' sorusuna da Arslan, ''Ben kanunlara aykırı bir şey yapma taraftarı değilim. Kanunlara bağlıyım. Pişmanım'' yanıtı verdi.
Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu ise Arslan'a, ''Kendisine mi yoksa ailesinin, yakınlarının üzerine baskı olup olmadığını'' sorması üzerine, hukuk eğitimi aldığını, kanunları okuduğunu söyledi.

Haşıloğlu'nun şu anda üzerinde baskı olup olmadığı, kimden baskı gördüğü şeklindeki sorusu üzerine Arslan, kanunlara uyulması taraftarı olduğunu tekrarladı.
Tutuklu sanık İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in, Salih Kurter'in evine baskıyla götürülüp götürülmediğine ilişkin sorusuna ise Arslan, ''Bizler yüzde yüz bağımsız varlıklar değiliz. Bazı şeyleri istemeyerek irade dışı yapabiliriz'' diye yanıt verdi.

Küçük, Yaşar'a sorular yöneltti

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada avukat Zeynep Küçük, baz istasyonu kayıtlarından ulaştığı sonuçlara göre tanık olarak dinlenen Salih Yaşar'a birçok soru yöneltti. Küçük, bu kayıtlara göre, Alparslan Arslan'ın Cumhuriyet gazetesine üçüncü bombanın atılmasından sonra sanık Süleyman Esen'i aradığını, Esen'in de hemen ardından Salih Yaşar'ı aradığını, Arslan'ın daha sonra Gültepe'de Salih Kurter'in evine yakın bir noktadan Salih Yaşar'ı aradığını söyledi.

Küçük'ün yine bu verilere göre Arslan'ın gazeteye ikinci bomba atıldığı gün Coco Bar'dan çıktıktan sonra gece yarısına doğru Salih Kurter'in evine gittiğini ve evde Salih Yaşar ile Esen'in de olduğunu belirtmesi üzerine Yaşar, ''Benim onlarla bir irtibatım yok. Kuyumculuk yapıyorum. Hurdaları toplamak için çok geç saatlere kadar kaldığım oluyordu. Süleyman Esen'i 'geliyorum' diye aramışımdır. Bilsem şikayet ederdim. Hocanın evine de sokmazdım. Danıştay olayından sonra gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanınca haberimiz oldu'' diye konuştu.

Duruşmada söz alan Arslan, kendisine dua okunmasıyla ilgili açıklama yaparak, ''Salih Kurter, Süleyman Esen ile Salih Yaşar'a, 'Bu arkadaşı bir okuyun.' dedi. Yaşlı adam, bir şey diyemedim. Okuma denen olay böyle başladı. Üsküdar Zeynep Kamil'deki eve gittik. Üç kişiydik. Orada da Salih Yaşar okuma işini yaptı'' diye konuştu. Tutuklu sanık Doğu Perinçek'in, ''Yere yatırılarak Kur'an okuma hangi adaba sığar? Bunu sordun mu?'' diye sorduğu Arslan ise, ''Cezaevinde de en fazla 1 saat ayakta kalıyorum. Geri kalan 23 saatim yatakta geçiyor. Ben zaten rahatsız bir insanım. Çoğu zaman uzanırım'' yanıtını verdi. Arslan, 2006 yılı Mayıs ayında rahatsız olduğunu, 10-15 gün yemek yemediğini, yaklaşık 45 gün kadar tam kendinde olmadığını söyledi.

İsmail Yıldız'ın iddiaları

Duruşmada Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, tutuklu sanık İsmail Yıldız'ın dilekçe vererek, sanıklardan Oktay Yıldırım ve Mehmet Demirtaş ile aynı koğuşta kalmasının mümkün olmadığını, Demirtaş'ın kendisine saldırdığını, koğuşunun değiştirilmesini istediğini belirtti. Şengün, Danıştay saldırısıyla ilgili iddialarının yer aldığı dilekçelerinin Anayasa Mahkemesi, Genelkurmay Başkanlığı ve MİT'e gönderilmesini talep eden Yıldız'ın, can güvenliğinin tehlikede olduğunu, başka bir cezaevine naklini istediğini kaydetti.

Şengün, ardından Yıldız'a söz vererek, birkaç günden beri söylediği bu iddialarını neden şimdiye kadar dile getirmediğini sordu. Yıldız da, kendisinin bir stratejist olduğunu belirterek, Danıştay dosyasında tanık olarak dinlendiğini ve sürecin tamamlanma aşamasından olduğunu söyledi. Danıştay saldırısı, Hrant Dink cinayeti ve Necip Hablemitoğlu cinayetleriyle ilgili iddialarda bulunan Yıldız'a Başkan Şengün, bu bilgileri kendisine veren kişilerin isimlerini söylemesini istedi. Yıldız, bu kişilerin AKP milletvekilleri olduğunu ileri sürdü.

'Yıldız'ın sağlığından endişe ediyoruz'

Yıldız'ın sabahki oturumda Danıştay saldırısında asıl katil olduğunu öne sürdüğü Oktay Yıldırım ise, ''İsmail Yıldız 1,5 yıla yakın zamandan beri hayvansal hiçbir gıda almıyor. Patates ve ekmekle besleniyor. Koğuşta yemekleri Mehmet Demirtaş yapar. Onun salatasını çorbasını ayrı hazırlar'' dedi. Demirtaş'ın Yıldız ile tartıştığı gün de Yıldız'ın bir haftadır yemek yemediğini ifade eden Yıldırım, Yıldız'ın sağlığından endişe ettiklerini söyledi.

Yıldız'ın kendisine yönelik suçlamalarını duyduğunda ''Acaba tıbbi durumu nedeniyle mi böyle konuşuyor, ya da gerçekten bir niyet mi var?'' diye düşündüğünü belirten Yıldırım, ''Sayın Başkan bu adam tanrının altında 6 kişilik yönetim kurulu olduğunu, onların sürekli insan ürettiğini söylüyor. Biz bunları dinliyoruz. Cezaevindeyken çocuğu oldu. İnsanlar çaresiz. Nasıl bu hale geldi? Lütfen tahliye edin'' şeklinde konuştu. Mehmet Demirtaş da, 26 aydır Yıldız ile aynı koğuşta olduğunu, kendisine Allah'tan şifa dilediğini belirterek, hiç yemek yememesi nedeniyle 24 saate bir beslenmesi için Yıldız'ı tehdit ettiğini söyledi.

Öte yandan söz isteyen Alparslan Arslan da, cezaevinde sigara vermediklerini, bunun vatandaşlık hakkına aykırı olduğunu söyledi. Başkan Şengün de, görevlilere ''mikrofonu kapatın'' diye uyarıda bulunarak, Arslan'a bunu cezaevi yönetimine bildirmesi gerektiğini kaydetti. Şengün, Yıldız'ın, ayrı bir odada tutulması için yattığı cezaevine faks çekilmesine karar vererek, duruşmayı yarına erteledi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler