Kapat

Son Haberler

A+ A-

BDP'den 'orantısız güç' tepkisi

BDP Grup Başkanvekili Ayla Akat Ata, İstanbul'da üniversite öğrencilerine polisin orantısız güç kullanımına tepki göstererek, "Geçmiş dönemlerde de gençler dar ağaçlarında idama götürülmüş, polis kurşunu ile yaşamlarına son verilmiş sonuç alınamamıştır. İktidarı bu politikalardan vazgeçmeye çağırıyoruz" diye konuştu.
Yayınlanma tarihi: 8 Aralık 2010 Çarşamba, 12:45

BDP Grup Başkanvekili Ayla Akat Ata, TBMM'de bir grup BDP milletvekili ile birlikte düzenlediği toplantıda, üniversite öğrencilerine yönelik baskıları değerlendirdi. Türkiye'de neredeyse her eylem ve etkinliğe 'kamu düzenini koruma, güvenliği sağlama' gerekçesi öne sürülerek ağır bir şekilde müdahale edildiğini kaydeden Ata, Başbakan Erdoğan'ın demokratik açılım kapsamında rektörlerle bir araya geldiği toplantı sırasında dışarıda seslerini duyurmaya çalışan üniversite öğrencilerine yönelik ağır müdahalenin bunun son örneği olduğunu vurguladı.

Üniversitelerin 1980 darbesi ile birlikte gelen her siyasal iktidarla birlikte resmi ideolojinin bayraktarlığını yapan kurumlar haline dönüştürülmeye çalışıldığını ifade eden Ata, İstanbul'daki olayla ilgili AKP'lilerden gelen değerlendirmelere de tepki gösterdi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in açıklamalarını hatırlatan Ata, "Öğrencileri giydikleri montların aynı olmasından dolayı suçlu gören iktidar, geçmiş dönemde türban konusunda benzer söylemleri taşıyanlarla aynı çizgiye gelmiş, kılık kıyafete göre öğrencileri yargılayanlardan bugün itibariyle farklı olmadıklarını ortaya koymuşlardır" dedi.

"Kürt öğrencilere baskı ve sindirme politikası uygulanıyor"

Son yıllarda batı illerindeki üniversitelerde okuyan Kürt öğrencilere yönelik de bilinçli bir baskı ve sindirme politikası uygulandığını belirten Ata, "Hükümete diyoruz ki; geçmi, dönemlerde de benzer politikalar sonucu gençler dar ağaçlarında idama götürülmüş, gözaltı ve tutuklamalarla cezaevlerinde teslim alınmaya çalışılmış, polis kurşunu ile yaşamlarına son verilmiş ancak bir sonuç alınamamıştır. Bu nedenle iktidarı bu politikalardan bir an önce vazgeçmeye, bu ülkenin demokrat, yurtsever ve devrimci gençlerinin üzerinden ellerini çekmeye davet ediyoruz. Unutulmamalıdır ki toplumda var olan muhalif sesler, demokrasinin gelişmesinin güvencesi iken, eleştiri hakkını engellemek diktatöryal bir yaklaşımdır" diye konuştu.

CHP'ye Anayasa desteği

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Ata, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin hafta başında AKP'lilerce verilen kanun teklifiyle, dayak yiyen öğrencilerin polis hakkında dava açamayacağına ilişkin açıklamalarının hatırlatılması üzerine "Hiçbir komu görevlisinin dokunulmazlık zırhı içinde olmasını kabul etmiyoruz. Milletvekilleri de buna dahil" dedi. Ata, CHP'nin teklifin yasalaşması halinde Anayasa Mahkemesi'ne başvuracağının hatırlatılarak destek verip vermeyeceklerinin sorulması üzerine "Tabi ki destek veririz" diye konuştu.

Ata, İstanbul'daki olaylar sırasında hamile bir öğrencinin çocuğunu düşürmesiyle ilgili bazı çevrelerce "hamilenin eylemde ne işi var" şeklinde yorumlar yapıldığının hatırlatılması üzerine de "Kişi hak ve özgürlükleri kutsaldır.Kimse eyleme katılmasını yargılayamaz" diye konuştu.

"Asıl sorulması gereken AKP niye gaz kaçırıyor"

Basın toplantısında söz alan BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras ise, "Beyaz Saray'ın önünde hamile kadın niye eylem yapıyor diye soruluyor mu? Asıl sorulması gereken;niye AKP gaz kaçırıyor, niye Kaddafi İnsan Hakları Ödülü'nü aldıktan sonra Tayyip Erdoğan performansını kanıtlamaya çalışıyordur" diye konuştu.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler