Kapat

Son Haberler

A+ A-

"Üç yumurtayla yıkılacaksa bırakın yıkılsın"

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, dün Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ve CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum'a yönelik Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki yumurtalı protestoya yönelik "beyinsizlik" ifadesine sert tepki gösterdi.
Yayınlanma tarihi: 9 Aralık 2010 Perşembe, 11:57

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, dün Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ve CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum'a yönelik Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki yumurtalı protestoya yönelik "beyinsizlik" ifadesine sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Neredeyse Yasadışı Yumurtalı Terör Örgütü diye bir şey icat edecekler. Bu kadar da olmaz yani. Varsa altında bir şey devletsin hükümetsin, başbakansın ortaya at. Yoksa bu devlet üç yumurtayla yıkılacaksa bırakın yıkılsın canım" diye konuştu.

Demirtaş, TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Üniversite öğrencileriyle ilgili Türkiye'nin birkaç gündür tartışma yürüttüğünü, yaşanan olayların ardından ifade özgürlüğü ve protesto hakkının tartışılmaya başlandığını belirten Demirtaş, Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ve CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum'a yönelik yumurtalı protesto nedeniyle üzgün olduğunu söyledi. "Gönül isterdi ki orada bir gerilim yaşanmasıydı" diyen Demirtaş, İstanbul'da üniversite öğrencileri polis tarafından coplarla, tekmelerle dövüldükten sonra Ankara'da öğrenciler tarafından gerçekleştirilen bir protestoyu 'faşizm', 'beyinsizlik' olarak nitelendirmenin ise gaflet olduğunu söyledi.

"Yumurta atanları beyinsiz diye nitelemek siyasetçinin haddine değil"

Türkiye'de ifade özgürlüğünü kullandığı için 50 gazetecinin cezaevinde olduğunu, binlerce insan hakkında davalar, soruşturmalar açıldığını, BDP Meclis grubu için 2 bin 500 yılı bulan hapis cezası istemi olduğunu belirten Demirtaş şöyle konuştu:
"Devlet millete karşı düşünce özgürlüğü konusunda son derece acımasız. Kimse buna faşizm, beyinsizlik demiyor. Kimse buna devlet faşizmi, devletin beyinsizliği demiyor. Ama millet devlete üç yumurta atınca bunun adı düşünce özgürlüğünü engellemek, faşizm oluyor. Bunun adı beyinsizlik oluyor. Doğru bulmuyoruz bunu. Elbette ki üniversite öğrencileri, üniversitelerde provokatif girişimlere karşı dikkatli olmalıdır. Fakat bu ülkede, devleti gelecekte teslim edeceğimiz gençleri sırf yumurta attılar diye faşist ya da beyinsiz olarak nitelemek de bir siyasetçinin haddine değildir. Orada ilgili kişilerin, siyasetçilerin düşüncelerini açıklamaları engellenmiştir fakat bizce bunun temel nedeni üniversite öğrencilerinin seslerini duyurabilecekleri, sorunlarını iletebilecekleri bir hükümet kanalının olmamasıdır.

AKP iktidarı süresince kaç üniversite öğrencisi sadece yürüyüş yaptı diye okuldan atıldı, sadece açıklama yaptı diye okuldan uzaklaştırıldı, ceza aldı diye Başbakan'ın önce tabloya bakması lazım. Sen üniversite öğrencilerine özgürlük tanımış mısın ki kullanmamışlar. Bu tür sığ açıklamaları doğru bulmuyoruz, kabul etmiyoruz. Üniversite öğrencileri veya toplumun herhangi bir kesimi, siyasetçilere karşı demokratik haklarını kullanabilmelidirler. Bu yumurtayla olur, başka şeyle olur anlamında ifade etmiyorum. Üniversite öğrencilerine böyle bir yöntemi, telkin de etmiyorum, önermiyorum da. Ama protesto hakkı demokratik bir haktır. Herkes bunu da özgürce kullanabilmelidir diye düşünüyorum."

"3 yumurtayla devlet yıkılacaksa bıraksın yıkılsın"

Demirtaş, Başbakan'ın dünkü yumurtalı protestoya ilişkin değerlendirmelerinin hatırlatılması üzerine ise, "Bir gösteride hükümete bağlı güvenlik güçleri tekme tokat öğrencileri dövüyorlar. Şırnak milletvekilimiz Sevahir Bayındır yakın zamanda polis şiddetiyle yaralandı. Halen iyileşmiş değil. Bütün bunlar Başbakan'a göre normal oluyor, ama İstanbul'da üniversite öğrencileri yürüdü, burada da yumurta atılıyor. Bunun adı gizli örgütlenme oluyor.

Yasadışı örgüt oluyor. Neredeyse Yasadışı Yumurtalı terör örgütü diye bir şey icat edecekler. Bu kadar da olmaz yani. Varsa altında bir şey devletsin hükümetsin, başbakansın ortaya at. Yoksa bu devlet üç yumurtayla yıkılacaksa bırakın yıkılsın canım. öyle şey olur mu, bu kadar ciddiyetsiz açıklamalar olur mu? Üniversite öğrencileri ne diyor, onu dinle öncelikle. Başbakan'a önerimiz bu. İstanbul'da yürüyüş yapan, Ankara'da yumurta atan öğrencileri çağırıp kendilerini dinlesin. Başbakan'a düşen onları dinlemektir. Güvenlik güçleri gereğini yapacak diye hedef göstermek değildir" diye konuştu.

"Öyle bir tehlike görmüyorum"

Selahattin Demirtaş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, olayların "Türkiye'yi 68'li yıllara taşıyan korku ve endişeye sürüklediği" ne ilişkin sözlerinin sorulması üzerine ise
"Ben böyle bir tehlike görmüyorum. Üniversite öğrencileri Türkiye'de neyin ne olduğunun farkındalar. Bu tip provokasyonlara da gelmeyeceklerdir. Elbette sağduyulu olmalıdırlar. Bu tür zeminlerde provokatif girişimlerde bulunmak isteyen başka güçler olabilir. Ama üniversite öğrencilerinin bu tür girişimleri de tümüyle derin ilişkilere bağlamak doğru değil. Ankara Üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi köklü bir üniversitedir, fakültedir. Ve orada ifade özgürlüğünü kullanmak isteyen binlerce akademisyen siyasetçi gazeteci gidip ifade özgürlüğünü kullanmıştır. 68'li 70'li yıllardaki gibi üniversitelerde bir tehlikenin mevcut olduğunu söylememek lazım. Ben bunu doğru bulmuyorum. Böyle bir tehlike yoktur. Üniversite öğrencilerinin duyarlılığına güvenerek bunu söylüyorum" şeklinde konuştu.

"Bu mesajın muhatabı Gülen hareketi"

Demirtaş, İmralı'dan Gülen cemaatiyle yakınlaşma mesajları olduğu, Öcalan'ın avukatlarının cemaate yakınlığıyla bilinen Hüseyin Gülerce ile görüştüğünün hatırlatılarak "Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz, bundan bir mesaj çıkardınız mı" sorusuna da şu yanıtı verdi:
"Bu mesajın muhatabı Gülen hareketidir. Dolayısıyla Hüseyin Gülerce'ye sormak lazım. Burada BDP'ye yönelik bir mesaj biz algılamadık. Bizim ilkesel duruşumuz şudur; Türkiye'nin kurumsal gerçek bir demokrasiye kavuşması için ve Türkiye'nin iç barışı için samimi çaba sarf etme niyetinde olan herkesle şu ya da bu düzeyde dayanışma içinde oluruz.

Gönül ister ki Türkiye'deki bütün etkili güçler, Türkiye'nin temel sorunlarının çözümünde katkı sunsun."

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler