Kapat

Son Haberler

A+ A-

"Avrupa'yı utandıran görüntüler"

İngiliz televizyonu ITV'deki "ITV Tonight" haber programı "Düşes ve Kızları: Onların Gizli Görevleri" adıyla, Türkiye'de iki ayrı çocuk yurdunda gizli çekildiği öne sürülen görüntüleri yayımladı. Programda, Türk hükümetinin ITV ekibinin yaptığı gizli çekimleri hukuk dışı olarak değerlendirdiği de belirtildi.
Yayınlanma tarihi: 7 Kasım 2008 Cuma, 07:52

İstanbul-Zeytinburnu ve Ankara-Saray çocuk yurtları oldukları iddia edilen iki ayrı mekanda gizlice çekildiği öne sürülen görüntüler "Avrupa'yı utandıran görüntüler" anonsuyla izleyiciye sunuldu.

Programın yapımcsı Chris Rogers, daha önce de 2006'da Romanya'daki çocuk yurtlarında benzeri bir program hazırladığını hatırlatırken, bu kez çocuklar konusunda hassas bir tutum içinde olduğu bilinen Düşes Sarah Ferguson ile "Avrupa'nın unutulan çocuklarını görüntülemeyi" istediklerini bildirdi. Chris Rogers birlikte program hazırlama önerisinin Sarah Ferguson'dan geldiğini de kaydetti.

Ferguson'ın iki mükemmel kız çocuğu sahibi bir anne olarak evinde oturmak yerine çocukların sorunlarına eğilmeyi istediğine ilişkin sözlerine yer verilen programda, Düşes'e Romanya'daki yurtlarda kızı Beatrice, Türkiye'de ise diğer kızı Eugenie'nin eşlik ettiği belirtildi.

İstanbul'dan "Asya ile Avrupa'yı bağlayan coğrafyada, büyük bir kent" diye söz edilen programda, Türkiye, İngilizler için "popüler bir turizm ülkesi" olarak tanıtıldı. Programda, turistlerin Türkiye'de kendilerinin gezdikleri yerleri görmediklerini vurgulandı, "bu büyük ülkede çocuklarını, özellikle de engelli çocuklarını terk eden pek çok ana-babanın bulunduğu", Düşes ve kızlarının "Bu Türkiye"yi araştırmaya geldikleri belirtildi.

Türkiye'nin AB'ye üyelik için uğraştığı hatırlatılırken, ülkede hala önemli ölçüde insan hakları ihlalleri yaşandığı iddiasına yer verildi.

"Bir hayırsever"

Düşes ve ITV ekibinin ilk ziyaretinin Zeytinburnu'nda 60 zihinsel ve bedensel engelli çocuğun kaldığı yurda yapıldığı belirtilen programda, Düşes'in buraya "bir hayırsever" diye sokulduğuna dikkat çekildi.

Türkiye'de engelli çocukların anneleri ve babaları tarafından daha çok terk edildikleri gibi bir iddiaya da yer verilirken, "Türk ana-babalar bu tür çocuklardan utanıyor" genellemesi yapıldı.

Düşes ve ITV ekibinin Zeytinburnu yurduna yaptıkları ziyaretin yurtta bir kaos yarattığı belirtilirken, buradaki çocukların yüzlerinde ve vücutlarında kesik, yara ve morluklar bulunduğu ileri sürüldü.

Bir çocuğun kollarının "giydiği giysinin içine hapsedildiği", bir diğerinin ise Düşes Ferguson'ın yanında otururken sürekli öne arkaya doğru sallandığına dikkat çekilirken, bir uzmanın bunun "ilgi bekleyen ve beklediği ilgiyi bulamayan bir zihinsel engelli çocuğun davranışı" olduğu yorumuna yer verildi.

Türkiye'nin çocuk haklarıyla ilgili uluslararası anlaşmalara imza koyan bir ülke olduğu, buna rağmen bu tür görüntülerin yaşandığı iddiasının da yer aldığı programda, Düşes Sarah Ferguson'ın kızı, Kraliçe II. Elizabeth'in torunu Prenses Eugenie'nin ağlayan görüntüleri Prenses'in gördüklerinden ne kadar etkilendiğine dair ifadeleriyle yayımlandı. Eugenie, "Bu gördüklerimi anlatmak çok güç" dedi.

Türkiye'de günde 40 civarında çocuğun ebeveynleri tarafından terk edildiği iddiasında da bulunulurken, Türk hükümetinin ITV ekibinin yaptığı gizli çekimleri hukuk dışı olarak değerlendirdiği, çekim yapılmasının çocuklar üzerinde olumsuz etki yaratacağını savunduğu belirtildi.

Zeytinburnu yurdundaki çocukların bütün gün aynı odada bir şey yapmadan tutuldukları, hafif engelleri bulunanlarla ağır zihinsel engelleri olanların aynı birimde barındırıldıkları da programda iddia edildi.

Saray Yurdu

Program yapımcısı Chris Rogers bir sonraki duraklarının Ankara'nın Saray ilçesindeki çocuk yurdu olduğunu belirtirken, "Araştırmalarının derinleşmesiyle birlikte dehşet görüntülerinin de arttığını" öne sürdü.

Ankara'da öncü ekibin sokak çekimleri yaptığı sırada polis tarafından durdurulduğu ve uyarıldığı, bu nedenle yurda kılık değiştirerek girme gereği duyulduğu belirtilirken, Sarah Ferguson'ın yurtta bulunduğu süre içinde yakalanma korkusu duyduğuna dair ifadeleri de yayımlandı.

Sarah Ferguson'a eşlik eden, çocuklara yardım amacıyla kurulmuş sivil toplum kuruluşlarına üye kişilerin "Türkiye'de uygulanan sistemde çocuklar için umut yok" şeklindeki iddialarına da yer verildi. Programda, Sarah Ferguson'ın da "Yani burada bu tür çocuklar ölüm cezasına mahkum olarak doğmuş oluyorlar" yorumunda bulunduğu belirtildi.

700 çocuğun kaldığı ve kapasitesinin 1000'e yükseltilmesi için çalışmalar sürdürülen Saray yurdunda ise, karma karışık odalar, pek çoğu bebekliğinden beri yurtta kalan çocuklarla karşılaştıklarını belirten program yapımcıları, koridorda yatan bir oğlan çocuğuna dikkat çektiler. Çocuğun dışarı çıkarılmadığı, bunun için de koridorun güneş vuran bölümüne yatıp, güneşi yüzünde hissetmeye çalıştığı öne sürüldü.

Bir başka odada bütün günü yatakta geçirmek zorunda bırakılan çocukların bulunduğu belirtilirken, onlarca yatakta yatan çeşitli yaşlardaki çocukların yatağa bağlandığına dair deliller bulunduğu iddia edildi. Bu deliller arasında olduğu belirtilen bir kumaştan bağ da ekrana yansıtıldı.

Bir başka odada ise yaşları daha büyük olan ve elleri banklara bağlanmış çocukların görüntülerine yer veren ITV Tonight programı, bir çocuğun da hiperaktif olduğu gerekçesiyle bir kutuda tutulduğunu gösteren görüntüyü ekrana taşıdı. Program yapımcıları aynı çocuğun bir süre sonra bir başka odada bir yardım görevlisiyle bir kitaba bakarken görüntülerini ekrana taşıdı ve çocuğun hiperaktif olduğu iddiasının doğruluğundan şüphe ettiklerini bildirdi.
Program yapımcısı Chris Rogers Saray yurdunda kaldıkları iki saatte yurdun sadece yarısını gördükleri tahmininde bulunurken, Sarah Ferguson da yurttayken burnuna çarpan kokunun, insanın kemiklerine işleyen cinsten olduğunu öne sürdü.

Türkiye'nin AB üyeliği gündeme getirildi

Türkiye'nin AB üyeliği sürecinin İngiltere tarafından da desteklendiği belirtilen programda, Başbakan Gordon Brown'ın bu desteği vurgulayan bir konuşmasından alıntılara da yer verildi. Programda, "İngiltere bu şartlar düzeltilmedikçe Türkiye'ye desteğini sürdürecek mi?" sorusuna yer verildi.

Bu arada programa katılan bir hukukçu Türkiye'nin AB üyeliği konusunda iyi düşünülmesi gerektiğini öne sürerken, programda Türkiye'nin insan hakları karnesini ilerleteceğine dair verdiği sözü tutup tutamayacağı sorusuna da yer verildi.

Türk yetkililerin açıklaması kanalın internet sitesinde yayımlandı

İngiliz televizyonu ITV'de yayımlanan "Düşes ve Kızları: Onların Gizli Görevleri" programıyla ilgili Türk yetkililerin program yayımlanmadan önce yaptığı açıklama, kanalın internet sitesinde yayımlandı.

Türkiye'nin Londra Büyükelçiliğinin gönderdiği metinde, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun hukuk müşaviri Recep Doğan'ın konuyla ilgili açıklamaları yer alıyor.

Doğan, programa konu olan kurumların yetimhane olmadığını, zihinsel engellilerin kaldığı kurumlar olduğunu, "birazcık aklı ve şuuru yerinde olan herkesin bunu anlayabileceğini" belirtti.

Buna rağmen, İngiliz halkının konuyla ilgili doğru bilgilendirilmesi gerektiğini kaydeden Doğan, filmin yasa dışı bir şekilde ve çocukların özel ihtiyaçları ve durumlarını dikkate almadan, bütün temel ahlaki prensipler çiğnenerek, filme çekilenlerin rızaları olmadan elde edildiğini ifade etti.
Suçlamaları ciddi bir şekilde dikkate aldıklarını belirten Doğan, bu sorunu çözmek için Türkiye'den İngiltere'ye geldiğini ve sadece İngiltere'de bulunmasının bile konuyla ilgili ciddiyetlerini ve kararlılıklarını gösterdiğini bildirdi.

Açıklamada, her şeyden önce bu tür ziyaretlerin bu çocukların zihinsel ve duygusal gelişimleri üzerinde kötü etkisi olduğu, bunu dikkate alan İngiliz yetkililerin Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun İngiltere'ye yaptığı resmi ziyarette, bu tür kurumları ziyaret etmesine izin vermediği hatırlatıldı. Bakan Çubukçu'nun da bu isteğe saygı gösterdiği belirtildi.

Recep Doğan'ın açıklamasında, bazı kurumların yenilenme ve onarıma ihtiyacı olduğunun bilindiği, ülkede 3673 zihinsel engellinin bakımından sorumlu 53 kurumun bulunduğu kaydedildi.

York Düşesi Sarah Ferguson'un, gizli bir şekilde filme alınan kurumda, onarım çalışmalarının sürdüğünü bildiği, bu özel durum nedeniyle ziyaretinin zamansız olduğunun da kendisine iletildiği belirtildi.

Programın yayımlanmasından önce yapılan açıklamada, programın yayınlanması durumunda yasal yollara başvurma hakkının saklı tutulduğu kaydedildi.

Filme alınan kurumların, yetimhane olmadığının bir kez daha vurgulandığı açıklamada, engelliler ile ilgili benzer koşulların aralarında İngiltere'nin de bulunduğu her ülkede görülebileceği belirtildi.

Recep Doğan, "Düşes Ferguson kurumdaki çalışmaların tamamlanmasını beklemiş olsaydı, iyileştirilmiş koşullarıyla kurumlardaki son durumu görme imkanı olabilirdi" ifadesini kullandı.

Doğan, konuyla ilgili kurumlardaki durumu yansıtan görüntüleri ve materyalleri de beraberinde getirdiğini ve programda adil gazetecilik ilkesinin uygulanmasını umduğunu kaydetti.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler