Kapat

Son Haberler

A+ A-

Baykal: AKP çöküyor

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AKP iktidarının ''çöküş sürecine'' girdiğini savunarak, ''Bu parti gidecek. Bu partiyle birlikte belli bir kadro da gidecek ve her şey değişecek'' dedi. Baykal, ''yolsuzluk yapanların 'CHP' denince kriz geçirir hale geldiğini'' de ileri sürerek, Erdoğan'ın 'CHP aynaya baksın' sözlerine yanıt verdi.
Yayınlanma tarihi: 9 Kasım 2008 Pazar, 22:07

Bakırköy Belediyesi'nce yaptırılan Atatürk Spor ve Yaşam Köyü'nün açılışında konuşan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, İstanbul'un, Türkiye'nin siyasi yaşamını derinden etkileyecek büyük oluşumların içinde olduğunu ve önümüzdeki yerel seçimde Türkiye'nin siyasetini derinden etkileyeceğini söyledi. Baykal, Türkiye'deki siyasi yaşamla ilgili yorumlarda da bulundu.

'Türkiye dönüşüyor'

Türkiye'nin yeni bir başlangıca ihtiyacı olduğunu dile getiren Baykal, siyasette hiçbir şeyin ebedi olmadığını, zamanla iktidarların gelip geçtiğini ifade etti. Baykal, "Türkiye dönüşüyor. Türkiye'nin sorunlarının çözülememesi karşısında insanlar seyirci kalmaz. Bunlar da geldiler. Geldikleri gibi gidecekler, gitmektedirler'' diye konuştu.

Yolsuzlukla mücadele

AKP'nin içinde etkili noktalarda görev yapan insanların artık oralarda barınamaz hale geldiğini öne süren Baykal, Türkiye'nin, tarihinin hiçbir döneminde yaşamadığı şekilde yolsuzluk olaylarının içine girdiğini savundu.

Baykal, ''yolsuzluk yapanların 'CHP' denince kriz geçirir hale geldiğini'' ileri sürerek, AKP Genel Başkan Yardımcılarından Şaban Dişli'nin partide barınamayıp gittiğini, Dengir Mir Mehmet Fırat'ın da televizyonda meydan okumasına karşın, karşılıklı tartışmada her şeyin ortaya çıktığını kaydetti.

Deniz Baykal, şimdi kanıtlayacakları başka olaylar bulunduğunu vurgulayarak, Deniz Feneri'nin gereğinin henüz yapılmadığını söyledi.

'Aynaya baktım'

CHP Genel Başkanı Baykal, yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak Başbakan Erdoğan'ın CHP'ye ''Aynaya baksın" dediğini hatırlatarak, şöyle konuştu:

''Baktık aynaya. Ne gördüm? Türkiye Cumhuriyeti'ni bağımsız bir devlet olarak kurmak için yola çıkmış olan Kuvayi Milliyecileri, Müdafaa-i Hukukçuları gördüm. Aynaya baktım, bu memleketi namerde muhtaç etmemek için bir kuruş borç almadan demir-çelik, şeker, çimento ve dokuma fabrikaları kuran, demiryollarını Sivas'a ulaştıran, Türkiye'yi kalkındırmak için bütün fedakarlıkları yapanları, Etibank'ları, Sümerbank'ları kuranları gördüm. Baktım, ne gördüm? Bu memleketin dürüst, ahlaklı, namuslu, alnının teriyle geçinen milyonlarca Türk vatandaşını gördüm. Haysiyetli, şerefli, dürüst, namuslu, onurlu insanlarını gördüm. Şimdi ben, 'Başbakan sen de bir aynaya bak. Aynada şunları görürsün' diye bir listeyi vereyim mi? Hikmetyar'ın dizinin dibinde fotoğrafından başlayıp, Deniz Feneri'ne kadar manzarayı sayalım mı? Baktığın zaman neyi göreceğini anlatalım mı? Anlatmaya gerek yok. Millet bunun farkında. Farkına vardığı içindir ki bunlar gidicidir. Bunları hep beraber uğurlayacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni aldığımız zaman işte bunlar gidecektir.''

'Ekonominin makyajı döküldü'

Baykal, Hükümetin Türkiye'nin 220 milyar dolar olan dış borcunu 500 milyar dolara çıkardığını, 1,5 milyar dolar olan cari açığını da 50 milyar dolara çıkardığını kaydetti. Deniz Baykal, ''Ekonominin makyajı döküldü, pudrası, boyası döküldü. Gerçekler ortaya çıktı'' dedi.

'Erdoğan'ın terörle mücadele politikası iflas etmiştir'

İktidara sıfır terör teslim edildiğini, ancak bugün terörün hem yaygınlaştığını, hem de yeni bir nitelik kazandığını ifade eden Baykal, sadece masum insanların ve güvenlik güçlerinin öldürülmediğini, terörün artık meydan okumaya başladığını ve Başbakan'a, ''Buraya gelme'' diyebildiğini kaydetti. Baykal, AKP iktidarının terörle mücadelede izlediği politikanın bugün tıkandığını savundu.

Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Tayyip Erdoğan'ın terörle mücadele politikası iflas etmiştir. Türkiye çok ağır bedeller ödemek zorunda kalmıştır. Şimdi bu noktaya gelen Başbakan, çıkıp diyor ki, 'Eğer istemiyorsanız çekip gidin'. Bir dakika. Sen kime 'çek git' diyorsun? Bu topraklarda yaşayan bütün insanlar hepimiz burada eşit vatandaşlar olarak yaşama hakkına sahibiz. Mertebemiz ne olursa olsun, etnik kökenimiz ne olursa olsun, hepimiz eşit haklara sahibiz. Bu memleket hepimizindir. Kimsenin kimseye 'çek git' deme hakkı yoktur. Bu topraklarda bin yıldır birlikte yaşadık. Daha binlerce yıl beraber yaşayacağız. Bu topraklarda yanlış yapanlar olabilir. Ama o yanlış yapanlardan hesap sormak, iktidardasın, senin görevindir. Sen hesabı sormayıp sonra da başkalarına 'çek git' diyemezsin. Burada yaşayacağız. Hesabı da sen soracaksın. Eğer sen sormayacaksan gideceksin, hesabı soracak olanlar gelecek.''

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler