"Hayat N kazası Susurluk'tan farklı değil"

CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, Hayat N isimli geminin 14 Eylül’de Bandırma açıklarında batmasını "Susurluk kazası"na benzeterek "Bunun bir saadet zincirinin halkaları olduğu ve Deniz Feneri'ne kadar uzandığı ortadadır" dedi. Soysal, gemi kazasıyla ilgili iddiaları tekzip eden Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın da doğruları söylemediğini söyledi.
Yayınlanma tarihi: 20 Kasım 2008 Perşembe, 13:12

CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, Hayat N isimli geminin 14 Eylül’de Bandırma açıklarında batmasını “Susurluk kazası”na benzeterek "Bunun bir saadet zincirinin halkaları olduğu ve Deniz Fenerine kadar uzandığı ortadadır. Ne yazık ki burada denizcilik sektöründe ve gemicilik sektöründe saadet zinciri olduğu, ölümlerin olduğu ortadadır. Hayat N Gemisi’nin kazası Susurluk kazasından farklı değildir." diye konuştu.

Gemi kazasıyla ilgili iddiaları tekzip eden Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın doğruları söylemediğini savunan Soysal, Hayat N gemisine imtiyazlar tanındığını ve bunun için bir yönerge çıkarıldığını söyledi. Soysal, Bakan Yıldırım’ın 2000 -2001 yıllarında Gayret Denizcilik Şirketi’nde çalıştığını bildirdi. CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, 14 Eylül’de Bandırma açıklarında yaşanan gemi kazasıyla ilgili yeni iddiaları gündeme getirdi. Hayat N isimli geminin batmasıyla ilgili olarak Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın doğruları söylemediğini kaydeden Soysal, şunları söyledi:

"Bakanın tekzibi doğru söylemiyor"

"Batan geminin sahibi olan Marmara N Denizcilik Anonim Şirketi’nin Genel Müdürü Mehmet Koç, (adı Almanya’daki Deniz Feneri Davası’nın iddianamesinde geçiyordu) ile Sayın Bakan arasında yakın ilişkilerin olduğu, çok eskiye dayana iş arkadaşlıkları olduğu ve Mehmet Koç’un Bakan’ın oğluna gemi alması için 200 bin avro borç verdiği ifade edilmişti. Bunun yanında Mehmet Koç ile pek çok şirkette ortaklığı olan ve batan HAYAT N gemisinin işletmecisi Serhat Feribot İşletmeciliği ortağı Salih Zeki Çakır ile de Sn. Bakan’ın geçmişte iş ilişkilerinin olduğu ifade edildi. Yayınlanan bu haberlerin neredeyse tamamına tekzip gönderen Sn. Bakan en son 24 Eylül 2008 tarihinde bir gazeteye gönderdiği tekzipte; Mehmet Koç ile eski iş arkadaşı ve iş ortağı olmadığını, Erkan Yıldırım’a Mehmet Koç’un 200 bin avro borç verdiğine ilişkin iddianın gerçek dışı olduğunu, 2000-2001 yıllarında Çeşme-Brindisi hattında çalışan Gayret Denizcilik’e ait gemilere ortak olmadığı yine Salih Zeki Çakır’ın şirketinde genel müdürlük yapmadığını ifade etmiştir. Özetlediğim bu tekzip metni gerçekleri yansıtmamaktadır. Bakan doğruyu söylemiyor. Çünkü Sayın Bakan 2000 -2001 yıllarında Salih Zeki Çakır’ın şirketi olan Gayret Denizcilik Şirketi’nde çalışmış ve sigorta primleri de Gayret Denizcilik Şirketi tarafından yatırılmıştır."

Bakan Yıldırım prim belgeleri

Basın toplantısında, Bakan Yıldırım’ın sigorta primlerinin Gayret Denizcilik tarafından yatırıldığına ilişkin belgeyi de gösteren Soysal, Bakan’ın sigorta primlerinin yatırıldığı işyeri numaralarının İğdaş ve Gayret Denizcilik’e ait olduğunu söyledi. Bakan Yıldırım’ın 2000 yılının Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında hem Gayret Denizcilik’te hem de İğdaş’ta çalıştığını belirten Soysal, Bakan’ın 2001 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında de yine hem Gayret Denizcilik’te hem de İgdaş’ta çalıştığını, Temmuz ayında İğdaş’ı, 5 Kasım 2002 tarihinde de Gayret Denizcilik’i bıraktığını kaydetti. Soysal şunları söyledi: “Gözümüzün içine baka baka doğruları söylemeyen Sayın Bakan şimdi çıkıp birbirine geçmiş bu ilişkiler zincirini açıklamalıdır. Batan HAYAT N Gemisine sağlanan pek çok imtiyazın nedenini açıklamalıdır. 24 Ağustos 2007 tarihinde çıkarılan Gemilerin Teknik Niteliklerine Yönelik Uygulama Kuralları Yönergesi’nin 10.maddesinde “düzenli hat taşımacılığı yapan ro-ro yük gemilerinin sadece taşıdıkları tırların ve kamyonların şoförlerini taşımalarına izin verilebilir denmektedir. Bu düzenleme ile HAYAT N Gemisi’ne açık bir imtiyaz sağlanmıştır. Hatta bu yönerge Mayıs ayında satın alınan HAYAT N Gemisi için çıkarılmıştır.”

Bakan Yıldırım'a sorular

Soysal, basın toplantısında Bakan Yıldırım’a şu soruları yöneltti: "2000-2002 yılları arasında hem İgdaş’ta hem de Gayret Denizcilik’te sigortalı görünen Sn. Bakan’ın bunu saklamasının nedeni nedir? Bu konunun saklanmasının özellikle inkar edilmesinin arkasında korkulan, çekinilen bir şey mi var? Mehmet Koç ve Salih Zeki Çakır ile yaptığınız başka ortak işler var mıdır? Bu kişilere makamınız nedeniyle denizcilik sektöründe HAYAT N Gemisi dışında başka herhangi bir işte ayrıcalık tanıdınız mı? 24.08.2007 tarih ve 28210 sayılı Denizcilik Müsteşarlığı Yönergesi’nin HAYAT N Gemisi’nin alınmasından 3 ay sonra çıkarılarak yük gemilerinin yolcu gemilerinin sahip olması gereken güvenlik koşullarının önemli bir bölümünden muaf hale getirilmesi bir tesadüf müdür? Bu yönergeden kaç gemi faydalanmıştır? Hayat N Gemisi’ne tanınan ayrıcalık ölümle sonuçlanmıştır? Buna göz yumulmasının hesabını Sayın Bakan nasıl verecektir? Atlas 1 ve Hayat N Gemileri’nin Haydarpaşa Gümrüklü Limanı’na yasalara aykırı olarak demirlemesine kim, niçin izin vermiştir? Erkan Yıldırım’ın ortağı olduğu Derin Denizcilik 2002 yılında Santour Şirketi’nin acentası olarak hizmet vermiş midir?15 Nisan 2003’te Rota Tersanesi’nde yanan Sancak 1 Gemisi’nin yerine Mehmet Koç’a Ankara Feribotu’nun kiralanmasında Sn. Bakan’ın etkisi olmuş mudur? "

"Hayat N kazası Susurluk'tan farklı değil"

Bakan Yıldırım’ın güvenilirliği ve inandırıcılığının kalmadığını ifade eden Çetin Soysal, Bakan Yıldırım’ın Gayret Denizcilik’te odacı olarak değil genel müdürlük ya da yönetici vasfıyla çalıştığını kaydederken "Fransız Loydu’nda yük gemisi olarak görünen geminin hiçbir şekilde tır sürücüleri dahil yolcu taşıma şansı yoktur. Ancak yönerge ile değiştirilebilir. Bunun bir saadet zincirinin halkaları olduğu ve Deniz Fenerine kadar uzandığı ortadadır. Ne yazık ki burada denizcilik sektöründe ve gemicilik sektöründe saadet zincir olduğu, ölümlerin olduğu ortadadır. Hayat N Gemisi’nin kazası Susurluk kazasından farklı değildir" diye konuştu.

"CHP’de tombaladan çıkan milletvekili yok"

Soysal, bir gazetecinin CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’in “tombaladan çıkan milletvekilleri olduğu” yönündeki sözlerine ilişkin sorusu üzerine "Bizim partimizde tombaladan seçilen milletvekili yoktur. Orada ya bir dil sürçmesi vardır ya bir yanılgı vardır. Tüm milletvekili arkadaşlarımız en iyi değerlendirmelerle yerlerini almışlardır. Elbette ki bir takım farklı değerlendirmeler olacaktır. Ama biz burada varoşlara gidiyoruz, varoşlar da ne yazık ki bu" dedi.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.