"Gladyo entegre bir yapı"

Ergenekon davasında çapraz sorgusu yapılan Halil Behiç Gürcihan, önceki günkü savunmasındaki gladyo yorumları konusunda sorular soruldu. Savcı Nihat Taşkın, Gürcihan'ın özel bir bilgisi olup olmadığını sorarak "Bizim için bulunmaz fırsat" derken, bazı sanık ve avukatlar Gürcihan'dan sözlerine açıklık getirmesini istediler.
Yayınlanma tarihi: 21 Kasım 2008 Cuma, 08:23

Ergenekon davasının 17. oturumunda savunmasını tamamlayan tutuklu sanık Halil Behiç Gürcihan, soruşturma aşamasında tahliye edildikten kısa bir süre sonra ölen Kuddusi Okkır'a vefa borcunu ödemek istediğini söyledi. Kuddusi Okkır'ın soruşturma aşamasında yaşamını yitirmesinin, bir insanlık ve hukuk skandalı olduğunu ifade eden Gürcihan, tutuklandıktan sonra nakledildiği Tekirdağ F Tipi cezaevinde, Fikri Karadağ ve Erol Ölmez'in bulunduğu B1-38 No'lu koğuşa yerleştirildiğini anlattı. Koğuşta devraldığı yatağın, Okkır'ın hastaneye kaldırılmadan önce kullandığı yatak olduğunu söyleyen Gürcihan, "Son günlerde konuşamaz ve tek başına tuvalete gidememez hale gelen Okkır'ın bakımını üstlenen Erol Ölmez, savcıyla iki kez yüz yüze görüşerek Okkır'ın durumunun aciliyetini anlattığını ancak sonuç alamadığını söyledi. Savcı Zekeriya Öz, Erol Ölmez'den Okkır ile ilgilenmesi için kendi istediği ifadeyi vermesini, bunun karşılığında kendisini tahliye ettireceğini söylemiştir" iddiasında bulundu.

Mahkemeden, Savcı Öz'ün Tekirdağ ve Kandıra cezaevlerinde çeteden yatan hükümlülere, Ergenekon örgütü adına eylem üstlenmeleri teklifini götürüp götürmediğinin araştırılmasını isteyen Gürcihan, albay Erdal Sarızeybek'in medyaya yansıyan demeçlerinde, Savcı Öz'ün Ergenekon'dan tutuklu paşalar aleyhinde ifade verme teklifinde bulunduğunu anlatması nedeniyle tanık olarak dinlenmesini talep ettiğini söyledi. Savcı Öz'ün Okkır'ın yaşamını yasadışı delil üretmek adına pazarlık konusu yaptığını ileri süren Gürcihan, "Savcı Öz, ağır bir ihmalle Okkır'ın ölümüne neden olmuştur. Öz hakkında kasten ada m öldürme ve kanuna aykırı yarar vaat ederek CMK'nıın 148.maddesine muhalefet suçundan suç duyurusunda bulunuyorum" dedi. Savcıların kendisi hakkında savunma sınırlarını aştığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunduklarını anımsatarak, "Bu hukuksuz bir suç duyurusudur. Savcılarla ilgili iddialarım somut gerçeklerle ortadadır. Türkiye hukuk tarihinde, hiçbir iddianame, duruşmada okunurken bu kadar gülüşmelere neden olmuş mudur? Suçla ilgisi olmayan özel hayat hiç bu kadar deşifr edilmiş midir? Gizlilik kuralı, kitaplar yazılacak kadar ihlal edilmiş midir? İddianameyle, Susurluk raporunun devlet tarafından gizlenen bölümü bütün dünyaya duyurulmamış mıdır? Bütün bunlar yalan mı?" diye sordu. Nişanlısıyla buluşmayı beklerken gözaltına alındığını anlatan Gürcihan, "Devletin hata yaptığı noktada insanın en büyük hazinesi ailesi. En büyük devlet, annem ve babam olmak üzere bütün aileme minnettarım. Geçenlerde bir oğlum olduğuna dair yanlış bir haber çıktı. Tahliye olup da Ergenekon'un 55. operasyonu ile gözaltına alınırsam, 18 yaşında bir oğlum olabilir. Muhabirlerin haberini aklayabilirim" diye konuştu. Gürcihan, solanda bulunan LCD ekranını kastederek, "Beni tam tepeden görmek zorunda kalan nişanlım eğer kabul edip benimle evlenirse" dedi. Nişanlısıyla ilk gözaltına alındığında tanıştığını söyleyen Gürcihan, tahliyesini ve beraatını istedi. Gürcihan'ın nişanlısı Fatma Sibel Yüksek de "Sanırım bu resmi olarak ikinci kez evlenme teklifiydi" yorumunda bulundu. Gürcihan'ın avukatı Ercan Birol da davanın siyası yapıdan arındırılıp, gerçek hukuki yapısına kavuşturulmasını temenni ettiğini belirterek, "Bu dava tarihte, Dreyfus derin izler bırakacaktır" dedi. Birol, iddianamedeki müvekkili aleyhindeki suçlamaları anlamanın güç olduğunu dile getirerek, davanın en başından beri yönlendirildiğini, Başbakan'ın savcı, ana muhalefet partisi genel başkanının da avukat rolu üstlendiğine dikkat çekti. Erol, soruşturmadaki amacın, yurtseverleri baskı altına almak olduğunu savundu.

Çapraz sorgu

Gürcihan, Cumhuriyet savcıları Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından yaklaşık bir saat sorgulandı. Gürcihan, Pekgüzel'in "Devlet içinde önemli bir göreviniz var mı? MİT, Genel Kurmay gibi" sorusuna "hayır" yanıtını verdi. Kendi el yazısı ile şifreli notların bulunduğu dökümanları kabul eden Gürcihan, "Teknoloji ve güvenlik konularında kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Babam Genelkurmay'da yönetici konumundaydı. Arkadaş çevremden bir kişi elektromanyetik silahlarla ilgili teknoloji konusunda görüşme yapmak istediğini söyledi. Yurtdışındaki Türk grup bu konuyu görüşmek istemiş. Konu hassas, kaynak şaibeli olduğu için en yakın bağlantım babam olduğu için konuyu babama ilettim" dedi. Bu konularda eğitim almadığını, ilgilendiği için yazılar yazdığını söyleyen Gürcihan, "bu konudaki görüşmeye kim aracı oldu?" sorusuna da "Soruşturmayla bağlantılı olduğunu düşünmüyorum. Bağlantıya geçtiler, görüşmeyi arkadaşımla yaptım" dedi. Her hangi bir dinleme ihtimaline karşı konu hassas olduğu için toplantının eşleştirme yöntemi ile kelimeler üzerinden kağıtlara yazılmasını istediğini söyleyen Gürcihan, "Konuya anlattılar, rapor olarak sundum. İlgilenilmediği cevabı geldi, irtibatı kestim" karşılığını verdi. Görüşme talimatının resmi olmadığını ifade eden Gürcihan, "Vatandaş olarak devlete hizmet amacıyla görüşmede fayda var diye düşündüm" açıklamasında bulundu. Görüşmenin verilen talimatlar üzerine yapıldığını ifade eden Gürcihan, "raporu kime sundunuz?" sorusuna "İlgili daireye sundum" yanıtını verdi. Mahkeme Başkanı'nın ilgili birimin kim olduğunu sorması üzerine de "Bu Genelkurmay istihbaratına verdim" dedi.

Mete kod adını kullanmadım

Tutuksuz sanık Ayşe Asuman Özdemir'in kendisi aleyhindeki ifadelerini mizansen olarak nitelendiren Gürcihan, "Özdemir hata yapmaya müsait bir bayan. İfadesinde yalan yanlış bilgiler var"dedi. Danıştay olayı sonrası Zekeriya Öztürk'ün röportaj yapmasını isteğini ancak kabul etmediğini, kavgalı bir şekilde ayrıldıklarını belirten Gürcihan, Yaşar Büyükanıt'a en ağır eleştirileri kendisinin yönelttiğini ve davalı olduklarını kaydetti. Adil Serdar Saçan ile nerede olduğunu hatırlamadığını ancak gazeteci olarak bir iki kez sohbet ettiklerini söyleyen Gürcihan, "Mete" kod adını kullandığı yönündeki iddiaları da reddetti. Savcı da Adil Serdar Saçan'ın ifadesindeki Gürcihan ile ilgili bölümleri okuyarak, "Seni Mete olarak tanıdığını söylüyor" dedi. Bunun üzerine Gürcihan, "Beni Gaffur paşa olarak tanıtmıştı, ne olarak tanıttığını bilmiyorum " karşılığında bulundu. Saçan'ı Fethullah Gülen ile ilgili çalışmalarda kaynak olarak gördüğü için ziyaret ettiğini söyledi. Kemal Kerinçsiz ile iki üç kez gazeteci olarak görüştüğünü, Sevgi Erenerol ile bir kez bir toplantıda karşılaştığını söylemesi üzerine Pekgüzel, "İrtibatlarınızı sınırlı tuttunuz ama bunların örgütsel boyutta olduğu iddiası var" dedi. Gürcihan da "Kemal beyin Edirne'ye soykırım anıtı projesi vardı. Yer sağlanması için ordu komutanıyla görüşüldü. Nezaketen plaket verildi" dedi. Savcı'nın "herkese verilir mi" sorusunu", "siz gitseniz size de verirler" diye yanıtlayan Gürcihan, savcıdan kendisi ile ilgili kullandığı kriterlerin hukuki olmasını rica etti. Gürcihan, "İnsanlarla tanışıyorum, belli toplantılarda karşılaştığım, sevdiğim ama aynı masaya oturmayacağım kişiler var. Bunlar örgütsel ilişki değil" dedi. Ümit Sayın'ın hakkında açtığı davayı kaybettiği için kendisine iftira attığını savunan Gürcihan, "Kendi, telefon tapelerinden de anlaşılacağı üzere sürekli MİT'le askerlerle ilişkisi olduğunu söylüyor. Her zaman kendisini uyardım. Üzerine gizli yazıp bir yerlere sahte rapor sunan da kendisidir. Ben çok komik buluyorum" diye konuştu.

Danıştay saldırıları

Savcı Nihat Taşkın, Behiç Gürcihan'a ait yerlerde ele geçirilen ve AKP milletvekilleriyle ilgili çeşitli değerlendirmelerin yapıldığı raporu anımsatarak "iktidardaki partinin bölünmesi için" çalışmalar yapıp yapmadıklarını sordu. Gürcihan, söz konusu rapordan habersiz olduğunu, SESAR'ın kendisine maaş borçları karşılığında alıkoyduğu ve kulanılmayan bilgisayarından bulunduğunu anımsattı. Taşkın'ın SESAR'da başkan yardımcısı konumuyla bulunduğuna göre haberdar olduğu konusundaki ısrarı üzerine Gürcihan "AKP'ye de danışmanlık yapmıştık. Böyle bir çalışmadan haberim yok. Bu konuyu İsmail Yıldız'a sorun. Benim görev alanım yedekleme idi" şekilnde yanıt verdi.
Savcı Taşkın, "SESAR'ın yayın çizgisinden dolayı ayrıldığını" söylediğini bu konuda biraz açıklama yapması üzerine Gürcihan "Açık istihabarat.com ile SESAR'ın sitesini inceleyin farkı görürsünüz" dedi. Savcı Taşkın "İnceledik, sizde dinlemek istiyoruz. Milletvekili fişlenmesinden mı rahatsızlık duydunuz" soruna Gürcihan SESAR'da hiçbir yasadışı faaliyete tanık olmadığını anlattı.

Gürcihan'ın kendisine ait olduğun kabul ettiği el yazısında "Kürşat Yılmaz kabul etseydi Hrant Dink cinayetinde onu kullanacaklar" ifadelerinin ne anlama geldiğin soran Savcı Taşkın, Yaşar Büyükanıt ve Recep Tayyip Erdoğan görüşmesine ve Veli Küçük'e lişkin notların mahiyetini sordu. Taşkın ayrıca önceki günkü savunmasında "Cumhuriyet'e ve Danıştay'a saldırı, Hrant Dink cinayetlerinin gladyo işi" olduğu değerlendirmesini anımsatarak bu konuyu biraz açmasını söyledi. "Ben bir gazeteciyim" diyen Gürcihan, "Gündemle ilgili, sitemde yaptığım çalışmlar, kaynakalrımla görüşmelerim, duyumlar seviyesinde özel not defterime yazıyorum. Danıştay, Cumhuriyet saldırılarına ilişkin tespitim izlenim ve analizlerimdir. O konuda kararı verecek olan sizsiniz" diye konuştu.
Savcı Taşkın'ın "Cumhuriyet savcısı olarak bu notları bulunmaz bir fırsat olarak görüyoruz ve soruyoruz" sözleri üzerine Gürcihan "Senede bir gözaltına alarak bilgileniyorsunuz. Tutuklanmadan da sizinle izlenimlerimi paylaşabilirdim" dedi. Taşkın ise "Bir vatandaş olarak da bilgi verebilirdiniz" dedi.

Sanıklardan Bekir Öztürk, Gürcihan'ın önceki günkü savunmasına katılmadığını ifade ederek "Gladyo ne demektir, buradaki insanların terör örgütü olduğuna inanıyor musunuz" diye sordu. Gürcihan ise "Ergenekon davasınının bir muhalefet kakafonisi olduğunu, muhalif herkesin bu davaya alındığını" ifade etti.

Sanık avukat Kemal Kerinçsiz, Gürcihan'a ısrarla kendisi ile Oktay Yıldırım ve Bekir Öztürk arasındaki anlaşmazlığı ve barıştırmak isteyip istemediğini sordu. Başkan Şengün'ün de sorusu üzerine Gürcihan olayın kendisine anlatıldığı biçimiyle akatararak Kemal Kerinçsiz'in bürosunda Oktay Yıldırım ve Kemal Kerinçsiz'in tartıştığını başka bir kişinin Yıldırım'ın kafasına kültabağı ile vurduğunu anlattı. Kaşı patlayan Yıldırım'ın hastaneye gittiğini söyleyen Gürcihan tartışmanın dernek politikalarına ilişkin çıktığı duyduğunu söyledi. Gürcihan tarafları bir araya getirmek için 1-2 ay çaba sarf ettikten sonra bundan vazgeçtiğini söyledi.

Davada şaibe yaratılıyor

Bu sırada söz alan sanık Zekeriya Öztürk "Gürcihan kontrgerilla gladyo gibi çok ciddi iddialarda bulunuyor. Türkiye'de başımızı ne geldiyse gladyoyu kontrgerillayı bilenlerden geldi" diye konuştu. Öztürk, Gürcihan'a askei, güvenlik ve istihbarat konularında eğitimi olup olmadığını sordu. Gürcihan, resmi bir eğitim olmadığını, bu konuda 1995'ten beri internet sitesi kurduğunu anlattı. Öztürk, Gürcihan'a "Babam Genelkurmay'da üst düzeyde subaydı" sözlerinin ne anlama geldiğini, sorarak şöyle devam etti: "Davada gizem, şaibe yaratılıyor. Dava bir yere doğru evriliyor. Baba-oğul ilişkisi nereye doğru gitmiştir."

Gürcihan bu soru üzerine askerliğini Sarıkamış'ta yaptığının altını çizerek hiçbir paşa çocuğunun Malatya'nın doğusunda askerlik yapmadığını söyledi.

İşçi Partisi Genel Başkan Doğu Perinçek ise Behiç Gürcihanı hiç tanımadığıın ifade ederken 1998'de Ulusal Güç Birliği oluşturduklarını, 1998'de Gladyo'nun operasyonuyla Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Suphi Öztrak'ın başkanlıktan düşürüldüğünü ve kendisini de tutuklandığın bilgi olarak aktardı.

Zekeriya Öztürk'ün avukatı Yaşar Ağsu, Gürcihan'ın önceki gün verdiği savunmasına açıklık getirmesini isteyerek "Yeni Milis başlıklı yazım Ergenekon muhalifi bir yazıdır demiştiniz. Ergenekon Terör Örgütü olduğu konusunda bir bilginiz mi var"
diye sordu.

Gürcihan "Ben Ergenekon terör örgütü demedim. Savunmamda iddianamede varolduğu öne sürelen yapı ile ideolojik ayrılığı eylem ve hiyerarşisinde bulunmadığın anlattım. Kuvayi Miliye Dernekleri konusunda 2002 yılında toplumda duyarlık olduğunda gizli servislenin kullanabileceğini yazmıştım. Ergenekon tetör örgütü var anlamında bir ifade kullanmadım" dedi.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.