"Öğretmenlerin boş sözlere karnı tok"

Eğitim-İş Genel Başkanı Yüksel Adıbelli, tüm öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlayarak “AKP ikdidarı Tarikat ve cemaat referanslı, hurafeci bir eğitim anlayışını egemen kılmak istemektedir. Artık eğitimcilerin de halkımızın da boş sözlere karnı toktur. Bu ulusun ve eğitim çalışanlarının geleceğini karartan uygulamalar bırakılmalıdır” dedi.
Yayınlanma tarihi: 23 Kasım 2008 Pazar, 11:40

Eğitim-İş Genel Başkanı Yüksel Adıbelli, 24 Kasım Öğretmenler günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, öğretmenler gününün 80. yılını kutlamaktan büyük onur duyduklarını belirtti.

Adıbelli, Atatürk’ün, Cumhuriyetin korunup geliştirilmesi, ulusal birliğin pekiştirilmesi, Türkiye’nin çağdaşlaşması için eğitime büyük önem verdiğini söyleyerek, “Türkiye’nin çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarılması hedefinin gerçekleştirilmesinde ise, öğretmenlere önemli görevler ve sorumluluklar yüklemiştir. ‘Ulusları kurtaranlar, yalnız ve ancak öğretmenlerdir’ sözüyle de görev ve sorumluluklarımızın ağırlığını ifade etmiştir” dedi.

"AKP, Cumhuriyet ve laiklikle kavgalı"

İktidarın, Cumhuriyet ve laiklikle kavgalı olduğunu ifade den Adıbelli, "AKP iktidarı, eğitimi ulusal niteliğinden uzaklaştırmış, kamu hizmeti olmaktan çıkarmıştır. Bu zihniyet, eğitimi özelleştirerek, öğretmeni de sözleşmeli yaparak “çağdaş kölelik düzenini” yerleştirmeye çalışmakta; tarikat ve cemaat referanslı, hurafeci bir eğitim anlayışını egemen kılmak istemektedir. Eğitim-İş olarak ülkeyi yönetenleri, her öğretmenler gününde olduğu gibi hamasi söylevlerle duygu sömürüsü yapmaktan vazgeçmeye çağırıyoruz. Artık eğitimcilerin de halkımızın da boş sözlere karnı toktur. Bu ulusun ve eğitim çalışanlarının geleceğini karartan uygulamalar bırakılmalıdır.

Zaman geçirilmeden; eğitime bütçeden daha fazla pay ayrılmalı, yeterli öğretmen ve personel ataması yapılmalı, eğitim, ulusal, demokratik, laik ve bilimsel esaslara dayandırılmalı, her aşaması parasız olmalı, yoksulluk sınırının altında bir ücrete mahkum edilen bütün eğitim ve bilim çalışanlarının ekonomik, özlük hakları insanca yaşayabilecekleri bir düzeye çıkarılmalı, çalışanların toplumsal saygınlıklarını arttıracak önlemler alınmalı, eğitimin ve eğitim kurumlarının özelleştirilmesinden vazgeçilmeli, sözleşmeli öğretmen atamasına son verilerek kadrolu atama yapılmalı, eğitim ve bilim çalışanları arasında ayrım yaratacak uygulamalara son verilmeli, öğretmen yetiştirmede ve mevcut çalışanların hizmet içi eğitiminde gerekli özen gösterilmelidir. Ülkemizin geleceği çağdaş eğitimin aydınlığındadır. Her biri aydınlanma devriminin feneri olan eğitimcilerimiz, ışık saçmaya, Cumhuriyetin emanet edildiği gençliği ve halkımızı aydınlatmaya devam edecektir.”

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.