"Rum kesimi görüşme sürecini olumsuz etkiliyor"

Kıbrıs Rum kesiminin Rusya ile imzaladığı memoranduma yönelik eleştiriler devam ediyor. Olayla ilgili tepkisini dile getiren KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Kıbrıs Rum yönetimi liderinin, imzaladığı belgenin ve daha sonraki demeçlerde tekrar ettiği görüşlerin, Kıbrıs sorununa çözüm bulmayı amaçlayan görüşme sürecini olumsuz etkilediğini bildirdi.
Yayınlanma tarihi: 24 Kasım 2008 Pazartesi, 16:02

KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Kıbrıs Rum yönetimi ile Rusya arasında imzalanan memorandumun, Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulmayı amaçlayan görüşme sürecini olumsuz etkilediğini bildirdi.

Erçakıca, yaptığı yazılı açıklamasında, Kıbrıs sorununa bulunacak çözümün parametrelerinin, iki liderin ortak açıklamalarıyla belirlendiğine işaret ederek, ''Hristofyas'ın her demecine yanıt vermek veya imzaladığı her belgeyi değerlendirmek gibi bir tutuma girmeyi doğru bulmamakla birlikte, son günlerde bu çabaların dozunun artmış olması, bizi bir gerçekliğin altını bir kez daha çizmek zorunda bırakmaktadır'' dedi.

Kıbrıs Rum tarafının Rusya ile imzaladığı memorandumun, ''Kıbrıs sorununa çözüm bulma yolunda ilerlerken ihtiyaç duyulabilecek yardımları peşinen bloke etme amacına dönük olduğunun anlaşıldığını'' belirten Erçakıca, şunları kaydetti:
''Anlaşılan odur ki, Kıbrıs Rum tarafı, BM Güvenlik Konseyinin çözüm bulma faaliyetlerine dengeli bir şekilde dahil olmasını peşinen önleyici tedbirler almaya çalışmaktadır. Bu çaba, Kıbrıs Rum tarafının niyetlerinin saptanması açısından değerlendirilmelidir.''

"Yeni bir ortaklık olacak"

''Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıs sorununu 'bir işgal sorunu' olarak gördüğünü her vesileyle dile getirdiğini ve 'Kıbrıs'ın tek sorununun yüzde 37 oranındaki toprağının Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından işgal edilmesi' olduğunu'' ileri sürdüğünü ifade eden Erçakıca, şöyle devam etti:
''Oysa onlar da biliyorlar ki, görüşme masasında yeni ortaklık devletinin nasıl kurulacağı görüşülmektedir. Kuracağımız yeni ortaklık devleti, 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin üniter yapısının federasyona dönüşmesi ile oluşacak da değildir. Bu devlet, iki halkın ayrı ayrı referandumlarla onaylayacağı anlaşmayla şekillenecek yeni bir ortaklık olacaktır.''

"Kıbrıs'ta tek bir halk yoktur"

Hasan Erçakıca, ''Kıbrıs Rum tarafının, onlar için artık bir saplantı haline gelmiş olan ideolojik bir duruştan hareketle Kıbrıs adasında 'tek bir halk' yaşadığı görüşünü dünyaya kabul ettirmek için çalıştığına'' işaret ederek, ''İnsan topluluklarını 'tek bir halk' haline getiren temel etken, psikolojik birlikteliktir. Kıvançta ve tasada birlik olamayan toplulukları 'tek halk' olarak niteleyemeyiz. Kıbrıs'ta tek bir halk yoktur. Esas olarak Kıbrıs Rum halkı ve Kıbrıs Türk halkı vardır'' dedi.

''Bu nedenle, 1960'ta kurulan devletin, Kıbrıs Rum tarafının ileri sürmeye çalıştığı gibi 'üniter bir devlet' değil, fonksiyonel federasyon olduğunu'' belirten Erçakıca, ''Kaldı ki, yeni birleşik Kıbrıs devleti, bu devletin evrimleşmesi ile oluşmayacaktır. Görüşme süreci ile 'yeni bir ortaklık devleti' kurulacaktır'' ifadesini kullandı.

KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, ''Kıbrıs Rum tarafının ısrarla sürdürmeye çalıştığı bu tartışmanın, çözüm sürecinin ihtiyaç duyduğu olumlu atmosferin dağılmasına neden olduğunu ve sonuçta çözüm sürecine zarar verdiğini'' bildirdi.

''Kıbrıs sorununa çözüm bulmaya çalışırken, iki halkın duygu ve düşüncelerini birleşmeden yana oluşturması için de çaba göstermek gerektiğine, en azından, çözümü zorlaştıracak faaliyet ve demeçlerden kaçınmak gerektiğine'' dikkat çeken Erçakıca, ''Kıbrıs'ın birleşmesi; bütün dünyanın bizden beklediği, ayrıca yurdumuza ve dünyaya karşı duyduğumuz sorumluluk gereği gerçekleştirmemiz gereken bir görevdir'' dedi.

"Kıbrıs Türk tarafı sürece katkı koymaya devam edecek"

Erçakıca, Kıbrıs Türk tarafının çözüm sürecine bu anlayışla katkı koymaya devam edeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
''Ancak, Kıbrıslı Rum lider Dimitris Hristofyas veya diğer Kıbrıslı Rum sözcüler tarafından ifade edilen görüşlerin bizi bağlamadığının, görüşme masasında saptanan parametrelerin, başkaları ile imzalanan manifestolarla veya sık sık tekrarlanan demeçlerle değiştirilemeyeceğinin; görüşme masasında konuşulmayan ve tarafların mutabakatına konu olmayan hususların geçerli olamayacağının da bilinmesi gerekmektedir. Bu konudaki görüşlerimiz ve tutumumuz, yarın gerçekleşmesi beklenen liderler görüşmesinde, Cumhurbaşkanımız (Mehmet Ali Talat) tarafından Kıbrıs Rum tarafı ile Birleşmiş Milletler yetkililerine ayrıca iletilecektir.''

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.