Hristofyas işleri zora sokuyor

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde (İEÜ) ''Kıbrıs'ta Son Gelişmeler ve Müzakere Süreci'' konulu konferansa katıldı. Kıbrıs Rum Kesimi Cumhurbaşkanlığına Hristofyas'ın seçilmesinden önce Rumların müzakere sürecine daha olumlu yaklaştıklarını belirten Talat'ın bu müzakere sürecinin son şans olduğunu söylemesi dikkat çekti.
Yayınlanma tarihi: 27 Kasım 2008 Perşembe, 15:55

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde (İEÜ) ''Kıbrıs'ta Son Gelişmeler ve Müzakere Süreci'' konulu konferansa katıldı.

Kıbrıs sorununun çözümünde ''tam teşekküllü müzakere safhasında'' bulunulduğunu ifade eden Talat, bu safhada KKTC olarak tam kapasite ve istekle sorunun çözümü için müzakere ettiklerini, ancak Hristofyas'ın ''Ben cumhurbaşkanıyım, benim başka görevlerim de var, onları ihmal edemem'' diyerek ''tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmediğini'' söyledi. Müzakere sürecinde Kıbrıs Rum tarafının BM parametrelerinden oluşan zemini değiştirmeye çalıştığını kaydeden Talat, şöyle konuştu:
''Rum tarafı AB üyesi olduğu ve sorunun çözümüne bizim kadar ihtiyacı olmadığı için son derece rahat. Bizim ihtiyacımız var, çünkü izolasyon altındayız. Biz çözümü maddi bir ihtiyaç gibi, günlük yaşamın bir ihtiyacı gibi istiyoruz. Rum tarafı dünyanın desteğini birçok konuda zaten alıyor, dolayısıyla çözüm için acele etmiyorlar. Bundan önceki Rum lideri BM parametresindeki çözümü istemiyordu. Hristofyas'ın seçimi kazanmasıyla Rum tarafının eğiliminde ciddi değişiklikler başladı. Hiç olmazsa müzakereler başlayabildi. Hristofyas ile seçilmeden önce Annan Planı zemininde görüşüyorduk. Seçildikten sonra Annan Planını soyutlaştırdı. 'Annan Planı üzerinde müzakere yapmam' dedi. Kıbrıs Rum tarafı başka yollarla, yan yollara saparak zemini değiştirmeye çalışıyor. Örneğin İngiltere ile bir anlaşma imzaladı. Bizim konuştuğumuz konularda kendi tezlerini İngiltere'ye kabul ettirdi. İngiltere önemli bir ülke, garantör ülke, Güvenlik Konseyinin daimi üyesi. Güvenlik Konseyinin tüm kararlarının taslağını hazırlayan ülke. Konuştuğumuz konularda Rusya ile de anlaşma imzaladılar. (Hristofyas) 'Çözüm Kıbrıslı çözüm olacak' diyor, ama Rusya'yı yanına alıp Rusya ile zemini değiştirmeye çalışıyor. Nasıl bir Kıbrıslı çözüm bu? Belli ki zamanla oynamak niyetini bu şekilde gösteriyor.''

"Yeni devlet bakir ilkesiyle oluşacak dedik"

Kıbrıs'ta kurulacak federal bir cumhuriyetin yeni bir devlet olacağını vurgulayan Talat, ''Kıbrıs Cumhuriyeti'nin dönüşerek yeni devlet haline gelmesinin kabul edilemez olduğunu'' söyledi. Talat, ''Bizim onurumuzla da, gerçeklerle de bağdaşmaz'' diyerek, kurulacak yeni devletin ''bakir doğum'' ilkesiyle oluşacağını söylediklerini belirtti.

Talat ''Kıbrıslı Türkler diyecek ki 'Bu devlet benim devletimin unsurlarını da taşıdığı için benim devletimdir. Kıbrıslı Rumlar da böyle diyecek. Ve eski yapılarının devamının olmadığını bilecek'' diye konuştu.

"Siyasi eşitlik vazgeçemeyeceğimiz bir husus"

Tam teşekküllü müzakere sürecinde kendi tutumlarının belli olduğunu ifade eden Talat, en önemsedikleri konunun siyasi eşitlik olduğunu, siyasi eşitliğin vazgeçemeyecekleri bir husus olduğunu kaydetti.

Talat, siyasi eşitlikle iki devletin değil, iki halk arasındaki siyasi eşitliği kastettiklerini belirterek, şöyle devam etti:
''Kıbrıslı Türkler ve Rumlar siyasi olarak eşit olacak. Kurullara etkin katılım olacak, karar alma sürecinde etkin temsiliyet bulunacak. Kurul kararlarında 4 Rum 'Evet' der, 2 Türk 'Hayır' derse karar geçemeyecek. Etkin katılım ise bir kurulun 4 Rum, 1 Türk üyesi olmaması demek. Öyle olursa, o bir kişi etkisiz kalır. Büyük çoğunluğun içinde adeta ezilir. Ne olacak, ciddi bir temsiliyet olacak. Özellikle üst kademelerde bu temsiliyetin sayısal eşitlik değilse, sayısal yakınlık biçimde olmasını istiyoruz. İki kurucu devlet olacağına göre, bu devletler iki kesimliliği ifade edecek şekilde organize edilecek. İki kurucu devletin eşit statüde olmasını savunuyoruz.''

KKTC Cumhurbaşkanı, garanti ve ittifak anlaşmalarının da devam etmesini istediklerini belirterek, bu anlaşmaların Kıbrıslı Türklerin adada var olma nedeni olduğunu vurguladı. ''Bu anlaşmalar olmasaydı Türkler adada olamayacaktı'' diyen Talat, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Hristofyas garanti ve ittifak anlaşmaları gündeme geldiğinde coşuyor. AB'nin yeterli güvence olduğunu söylüyor. Ama biz 63-74 yılları arasında BM Güvenlik Konseyi korumasında kayıplar, şehitler verdik. Barış Gücü vardı, İngiliz askerleri vardı. O nedenle BM, AB ya da İngiltere gibi ülkelerin korumasını kabul etmiyoruz.''

"Çözüm ihtimali oldukça yüksek"

Talat, çözüm konusunda umudunu yitirmediğini belirterek, ''Madem masadayız, çözüm ihtimali vardır ve bana göre oldukça yüksek'' dedi.

Sorunun çözümünün herkes için önemli olduğunu kaydeden Talat, çözümün siyasi açı dışında da ekonomi gibi alanlarda yararları olacağını ifade etti. Talat çözümün çok yönlü yarar sağlayacağını belirterek, ''Ciddiyet ve samimiyetle çözüm arıyoruz'' dedi.

"Bu süreç son şansımız olacak bence"

Konuşmasının ardından öğrencilerin sorularını yanıtlayan Talat, ''Müzakere sürecinde çözüm çıkmazsa başka bir yol var mı, yoksa müzakere son şans mı?'' sorusuna şu yanıtı verdi:
''Bu sürecin başarısızlığa uğraması halinde bundan sonra iş daha zor olacak. Bu süreç son şansımız olacak bence. Daha önce de 'bu son şans' dendi, yeni süreçler başladı. Ama yeni süreçler daha zor şartlarda başladı. 63'ten beri görüşmeler devam ediyor, ama gittikçe zorlaşıyor.''

Konferansın ardından İEÜ Mütevelli Heyet Başkanı Ekrem Demirtaş ve İEÜ Rektörü Prof. Dr. Atilla Sezgin, Talat'a plaket takdim etti.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.