Son Haberler

"Tek dişi kalmış canavar"

DTP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, AKP hükümetini Hasankeyf ve Allinoi'yi yağmalamakla suçlayarak "Sayın başbakan bu kirli yatırımları ülkeyi muhasır medeniyetler seviyesine yükseltmek amacıyla yaptığını iddia ediyor. Sayın Başbakan'ın sahip olduğu medeniyet anlayışı, Mehmet Akif Ersoy'un ifade ettiği gibi 'tek dişi kalmış canavar'dan başka bir şey değildir"diye konuştu.
Yayınlanma tarihi: 20 Aralık 2008 Cumartesi, 10:35

Meclis Genel Kurulu'nda 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesinin 7. tur görüşmelerine başlandı. Genel Kurul'da Çevre ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, DSİ, Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün bütçeleri görüşülüyor.

Çevre ve Orman Bakanlığı bütçesine üzerine DTP adına söz alan Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, Türkiye'nin ciddi bir çevre politikası bulunmadığını, mevcut politikalarının cılız koruma anlayışı ile sınırlı kaldığını söyledi. Siyasi iktidarın çevre ile ilgili kaygıları bulunmadığını söyleyen Buldan, hükümeti Hasankeyf ve Allionoi'yi yağmalamakla suçladı. Yatırım adı altında tarihin sulara gömülmek istendiğini belirten Buldan, "Sayın başbakan bu kirli yatırımları ülkeyi muhasır medeniyetler seviyesine yükseltmek amacıyla yaptığını iddia ediyor. Sayın başbakanın sahip olduğu medeniyet anlayışı, Mehmet Akif Ersoy'un ifade ettiği gibi 'tek dişi kalmış canavar' dan başka bir şey değildir. Çevre ve orman bakanı Sayın Veysel Eroğlu ise Hasankeyf de baraj yapımını bölücülerin istemediğini öne sürmektedir. Sizin politikanız bellidir sayın bakan. Ne zaman kirli işlere kalkışsanız, hesabını veremeyeceğinizi bildiğiniz yanlışlarınızı söyleyenleri bölücülükle suçlarsınız. Size ve hükümetinize göre, insan haklarını savunanlar bölücü, barış isteyenler bölücü, halkın haklarını savunanlar bölücü, memur bölücü, esnaf bölücü, çiftçi bölücü ve en sonunda ülkesinin taşına toprağına tarihine sahip çıkılmasını isteyen çevreciler bölücü" diye konuştu.


Bakan Eroğlu'nu bölücülükle suçladı


Ormanların talan edildiğini, 2B'lerle ilgili hazırlıkların AKP hükümeti döneminde yapıldığını da söyleyen Buldan, 2006 yılından bu yana orman yangınlarının iki kat arttığını söyledi. Buldan, "Bu orana doğu ve güneydoğu bölgemiz de güvenlik gerekçesi ile yakılan ormanlar dâhil değildir. Bu sene de aynı şekilde yine operasyon bölgesinde çıkan orman yangınları bölgede yıllardır yaşanmaktadır. Tabi çevre ve orman bakanı Sayın Eroğlu bu yangınların olmadığını ifade etmektedir. Orman yangınlarına müdahale ve yanan ağaçların yerine ağaçlandırma yapılması noktasında ülkemiz bizzat çevre bakanın kendisi tarafından bölünmektedir. Ülkenin doğusu kendi kaderine terk edilmektedir" dedi.

"Sayın başbakan, doktorsuz ama diplomasız doktorsunuz"

CHP Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''Ülkenin doktoruyum'' sözlerin i eleştirerek, ''Doktorsunuz ama diplomasız doktorsunuz, 6 yıldır korsan çalışıyorsunuz. Yazdığınız reçeteler, AB, ABD ve Dünya Bankası'nın reçeteleri'' dedi.

CHP milletvekilleri, TBMM Genel Kurulda görüşmeleri devam eden, Çevre ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, DSİ, Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünün bütçeleri üzerinde söz aldı. DSİ bütçesi üzerinde konuşan Ağyüz, DSİ'nin işlevsiz hale getirildiğini, nitelikli ve donanımlı personelin sürgün edildiği iddiasında bulundu.

Açılışların, geçmiş dönemden kalan yatırımlar olduğunu, AK Parti iktidarında 3 barajın temelinin atıldığını savunan Ağyüz, AK Parti'den önce enerji üretiminde yüzde 33 olan HES'lerin payının, bugün yüzde 18'e düştüğünü, doğalgazın payının ise yüzde 18'den yüzde 65'e yükseldiğini ileri sürdü. Ağyüz, göllerdeki su seviyesinin düştüğünü, nehirlerin kuruduğunu, barajların ekonomik ömrünü tamamladığını ancak, DSİ'nin bunlara duyarsız kaldığını söyledi.

Başbakan Erdoğan'ın dün söylediği ''Ben bu ülkenin doktoruyum'' ifadesini de değerlendiren Ağyüz, ''Sayın Başbakan, doktorsunuz ama diplomasız doktorsunuz, 6 yıldır korsan çalışıyorsunuz. Yazdığınız reçeteler, AB, ABD, Dünya Bankası, küresel sermayenin reçeteleri. Bu reçeteler topluma acı geliyor'' diye konuştu.

''Ormanlar, bakanlıktan korunsuz"

CHP Antalya Milletvekili Osman Kaptan, ormanların yanmaması, yakılmaması, işgal edilmemesi ve orman köylülerinin sorunlarının çözülmesini istediklerini dile getirdi.
''Koskoca Türkiye'nin yangın söndürme uçağı yok'' diyen Kaptan, lüks makam araçları yerine, 15-20 adet yangın söndürme uçağı alınması gerektiğini belirtti. Kaptan, geçen yıl yangın söndürme için 23 helikopter kiralanırken, bu yıl neden 11 helikopter kiralandığını sordu.
Kaptan, kurban derilerinin, Deniz Feneri Derneği yerine, Türk Hava Kurumuna verilmesinin özendirilerek, kurumun yangın söndürme uçağı almasının sağlanmasını istedi.
CHP'li Kaptan, ormanların, Çevre ve Orman Bakanlığından ''korunması gerektiğini'' de iddia etti.

''Türkiye'ye zehir solutuyor"

CHP Edirne Milletvekili Rasim Çakır, Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliği çerçevesinde, kirliliği kontrol etmek üzere illerde istasyonlar kurulduğunu anımsattı. Ankara Sıhhıye'deki istasyondan yapılan ölçümde, kirlilik oranının yüksek çıktığına işaret eden Çakır, ''Üstelik Sağlık Bakanı'nın oturduğu yerde. Sayın Bakan'ın sesi kısılmış. Bir göğüs hastalıkları uzmanına görünmesini tavsiye ediyorum. Bu sınırlardaki kirlilik oranında insanların yaşaması mümkün değil'' dedi.

Bakanlığın, Sıhhıye'deki ölçüm aletinin bozuk olduğunu açıkladığını ifade eden Çakır, ''Kirlilik oranı yüksek çıkan diğer illerdeki aletler de mi bozuktu?'' diye sordu. Çakır, Hükümetin, dağıttığı kalitesiz kömürler nedeniyle Türkiye'ye zehir soluttuğunu öne sürdü.

''Üvey evlat muamelesi"

CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, Kültür ve Turizm Bakanlığına, genel bütçeden ayrılan payın çok düşük olduğunu vurgulayarak, Bakan Ertuğrul Günay'a, ''Bu parti size, üvey evlat muamelesi yapıyor'' diye seslendi.

Hasan Yavuz'un, Paris'te Kültür ve Tanıtma Ateşe Yardımcısı görevine getirildiğini ifade eden Altay, bu kişinin, Fransa İslam Konseyi Başkanı, Deniz Feneri kurucusu ve Kanal 7 muhabiri olduğunu ileri sürdü. Altay, Yavuz'un, ''Türkiye'den, Diyanet'ten gelen imamların yaşadığı ile bizim yaşadığımız İslam farklı'' dediğini öne sürerek, ''Bu kişiyi nasıl ateşe yardımcısı yaparsınız? Tek kişilik kararnameyi neye göre hazırladınız?'' diye sordu.

''Yeğen Çiçek, 300 bin YTL'yi iç etti"

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat da Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı'nın imzası ve Bakan'ın olurunu taşıyan 4 Haziran 2008 tarihli inceleme raporundaki iddiaları gündeme getirdi.

Özbolat, rapora göre, Atilla Koç'un Kültür ve Turizm Bakanlığı döneminde, 2006'da Aspendos Opera ve Bale Festivali'nde konaklama ve taşıma giderleri üzerinden 300 bin YTL'nin ''iç edildiği'' iddiasında bulunarak, ''Haksız kazancın kimler tarafından yapıldığına baktığınızda, tanıdık bir soyadı çıkıyor: Çiçek... Bakanlığın İdari ve Mali İşler Başkanı yeğen Çiçek ve arkadaşları, 300 bin YTL'yi iç ediyor. Rapora göre, ihaleyi alan firma Bodrum Festivali'ni de başka isim altında yapıyor, oradan ne kadar iç edildiği bilinmiyor. Bu paranın, sorumlulardan tahsil edilmesi, Bakanın oluruna sunuluyor. Bakan bunun gereğini yaptı mı?'' diye konuştu.

A+ A-
Cumhuriyet İMECESİ