Müştekiler şikayetlerini geri aldı

''Şantaj ve askeri casusluk'' iddialarına ilişkin, emekli Albay İbrahim Sezer'in de aralarında bulunduğu 13'ü tutuklu 56 sanığın yargılandığı davada, 21 müştekiden 19'u şikayetlerini geri aldı.
Yayınlanma tarihi: 14 Aralık 2011 Çarşamba, 18:31

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde, verilen aranın ardından devam edilen duruşmada Mahkeme Heyeti Başkanı Metin Özçelik, bir kısım sanıkların avukatı Hüseyin Ersöz'ün, mahkemenin ''görevsizlik'' kararı vermesi talebinin reddedildiğini açıkladı.

Duruşmada söz alan tutuksuz sanıklardan Fatih Alpogan, iddianamede geçen, örgüt üyesi olduğu ve evinin fuhuş amacıyla kullanıldığı iddialarının doğru olmadığını belirterek, iddianamede adı yer alan şüphelilerle herhangi bir bağlantısı bulunmadığını söyledi.

Bu dava nedeniyle mağdur olduğunu ve geleceğinin değiştiğini ifade eden Alpogan, öğrenci olduğu Deniz Harp Okulundan ayrılmak ve özel bir denizcilik şirketinde çalışmak zorunda kaldığını kaydetti.

Tutuksuz sanıklardan Hakan Çetinkaya da sanıklardan birkaçı dışında kimseyi tanımadığını, tanıdığı kişilerle de herhangi bir paylaşımı olmadığını söyleyerek, ''Utanarak söylüyorum ama bilgisayar kullanmayı bilmiyorum. İddianamede 10 sayfalık bir exel sayfası hazırladığım iddia ediliyor. Kullanmayı bilmeyen biri nasıl hazırlayabilir bunları?'' diye konuştu.

Bahse konu hiçbir dijital veriyi hazırlamadığını belirten Çetinkaya, hakkındaki suçlamaları reddetti.

Gölcük Donanma Komutanlığında ele geçirilen belgelere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan bu davanın tutuksuz sanığı Binbaşı Kemalettin Yakar da 250 sayfalık iddianamede kendisiyle ilgili suçlamaların sadece 4,5 satırda geçtiğini kaydederek, kimseye herhangi bir çizelge göndermediğini belirtti.

Hakkındaki iftiraları atanları Allah'a havale ettiğini söyleyen Yakar, ''Hakkımda casusluk faaliyeti yaptığım konusunda bir şey çıkması halinde, yemin ettiğim değerler adına hayatımı sonlandırırım'' dedi.

Yakar, 11 yıldır resmi olarak yapılan il emniyet komisyon toplantılarına katıldığını ifade ederek, ''Ülkede casusluk faaliyeti yaptığım iddia ediliyorsa neden beni bulmuyorlar?'' şeklinde konuştu.

''Bekaret raporu''

Olay tarihinde Deniz Harp Okulu öğrencisi olan müşteki Özlem Avşar da tüm kimlik ve özel bilgilerini sızdıran, temin eden ve dışarı çıkaran kişilerden şikayetçi olduğunu ve bu kişilerin bulunarak cezalandırılmasını talep ettiğini söyledi.

Müşteki sıfatıyla katılan diş hekimi Türkan Pala (52) ise emniyetteki ifadesinin çarpıtıldığını belirterek, tutuklu sanık İbrahim Sezer'i tanıdığını, 10 yıllık arkadaşı olduğunu kaydetti.

Pala, daha sonra elindeki belgeyi mahkeme heyetine sundu. Tutuklu sanıklardan İbrahim Sezer'in söz konusu belgenin ne olduğunu sorması üzerine Pala, belgenin ''bekaret raporu'' olduğunu söyledi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Özçelik'in, Merkez Komutanlığında verdiği ifadede şikayetini geri aldığını hatırlatması üzerine de Pala, ifadesinin doğru olduğunu belirterek, şikayetçi olmadığını bildirdi.

Müşteki Selçuk Kabil de hakkındaki bilgileri ortaya atanların ve para karşılığında kadınlarla cinsel ilişkiye girdiğini iddia edenlerin bulunarak cezalandırılmasını istedi.

Bu dava kapsamında yargılanan bazı sanıkları tanıdığını ifade eden Kabil, İbrahim Sezer ile bir yıl beraber çalıştığını ve mesai saatlerinden sonra her gün en az 4 kez konuştuklarını söyledi.

''Tosunum, bu kirazlar çürük çıktı''

Duruşmada söz alan İbrahim Sezer'in, telefon konuşmaları sırasında geçen ''tosun'' ve ''kiraz'' ifadelerinin örgütsel bir konu olup olmadığı şeklindeki sorusuna Kabil'in, ''İbrahim Sezer bana iki kasa kiraz göndermişti. Ben de iki gün sonra kirazların çürüdüğünü görünce Sezer'i aradım. 'Tosunum, bu kirazlar çürük çıktı' dedim. Harbi kiraz için söyledim. Bu görüşmede şifre ya da örgütsel bir içerik bulunmamaktadır'' yanıtını vermesi, mahkeme başkanı, sanıklar ve izleyiciler arasında gülüşmelere yol açtı.

Avukat Mahir Işıkay'ın, telefon tapelerinde ''Yer var mı?'' diye konuşmaların geçtiğini, bununla ne demek istediğini sorması üzerine Kabil, ''Kız arkadaşım geldi. Ben de 'ev var mı?' diye sordum. Sezer de ev olmadığını ve otele gitmem gerektiğini söyledi'' yanıtını verdi.

Kabil'in, mahkeme başkanının ''Evli değil miydin?'' sorusuna, ''Evliyim, o başka...'' yanıtını vermesi salonda gülüşmelere neden oldu.

Duruşmada ''müşteki'' sıfatıyla hazır bulunan toplam 19 kişi, şikayetlerini geri aldıklarını belirterek, davaya katılmak istemediklerini kaydettiler.

Mahkeme heyeti, duruşmayı 16 Aralık Cuma gününe erteledi.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.