Son Haberler

Ergenekon'da yeni dava

''Ergenekon'' soruşturması kapsamında İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in oğlu Mehmet Perinçek ile İP Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin ve Genel Başkan Yardımcısı Erkan Önsel'in de aralarında bulunduğu 14 sanık hakkında açılan davanın görülmesine başlandı.
Yayınlanma tarihi: 4 Haziran 2012 Pazartesi, 09:19

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanıklar Mehmet Bora Perinçek, İP Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin ve Genel Başkan Yardımcısı Erkan Önsel ile İP Merkez Karar Kurulu üyesi ve Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Turan Özlü ile tutuksuz yargılanan Aydınlık Gazetesi sahibi Mehmet Sabuncu, İP üyeleri Bahadır Berk, Zafer Şen, Bülent Baş, Ertuğrul Orta, İlyas Gümrükçü, Caner Taşpınar ve Mehmet Bozkurt katıldı. Tutuksuz yargılanan 2 sanık ise duruşmaya gelmedi.

Sanıkların kimlik tespitinin ardından sanık avukatları adına söz alan avukat Hasan Basri Özbey, davada yargılanan sanıkların İP Genel Başkan Vekili, yardımcıları, MYK üyeleri ve yöneticileri olduğunu belirterek, İP'in kamuya açık siyasal faaliyetleri, parti belgeleri, partinin basın açıklamaları, iç ve dış yazışmaları ve parti binalarında yapılan aramalarda elde edildiği iddia edilen belge ve dijital kayıtların davanın dayanılan kanıtları olduğunu söyledi.

Siyasi parti statüsüyle yürütülen parti çalışmalarının iddianamede yer aldığını ifade eden Özbey, iddianamede, İP yöneticilerinin partiye üye kazandırmak için yaptıkları çalışmaların suç sayıldığını, üye kazanmanın partilerin asli faaliyeti olduğunu kaydetti.

Özbey, müvekkilleri hakkında açılan davanın, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ve Anayasa Mahkemesi'nin soruşturma ve yargılama alanını da kapsadığından Anayasa'nın 68. maddesinde yer alan anayasal güvence ve Siyasi Partiler Kanunu'nun 98. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini anlattı.

Parti yöneticilerinin bu sıfatla yürüttükleri faaliyetlerin suç oluşturması durumunda bu kişilerin cezai açıdan da sorumlu tutulacağını belirten Özbey, ''Sorun bu kişilerin parti yöneticisi sıfatıyla yürüttükleri faaliyetlerin yasaya aykırı olup olmadığını hangi yargı organının saptayacağıdır. Çünkü bu faaliyetlerin suç olarak belirlenmesi halinde ceza mahkemesi kaçınılmaz olarak siyasi parti hakkında da karar vermiş, Anayasa Mahkemesi'nin yetki alanına girmiş olacaktır'' dedi.

Özbey, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'nda öngörülen siyasi parti güvencesine ilişkin hükümler uyarınca müvekkillerinin İP yöneticisi sıfatıyla yürüttükleri faaliyetleri hakkındaki iddiaların bu dosyadan ayrılmasını isteyerek, buna yönelik iddialar ve dayanaklarının Siyasi Partiler Kanunu'nun 106. maddesine göre değerlendirilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesini talep etti.

Mahkemenin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılacak değerlendirme sonucunu beklemesini isteyen Özbey, sanıkların da tahliyesini talep etti.

Talebe ilişkin görüşünü açıklayan savcı Mehmet Ali Pekgüzel, bu yönde birinci ''Ergenekon'' davası kapsamında da talepte bulunulduğunu ve kabul edilmediğini anımsatarak, bu talebin de reddedilmesini istedi.

Mahkeme heyeti, talebi değerlendirmek üzere duruşmaya ara verdi.

Bu arada, duruşma salonunda izleyiciler için ayrılan yaklaşık 300 kişilik bölüm tamamen dolarken, duruşma salonunun önünde de partiler bekliyor.

A+ A-
Cumhuriyet İMECESİ