'Canlanma giderek daha istikrarsız görünüyor'

Wall Street Journal, İstanbul'da yapılacak Dünya Ekonomik Forumu'na dikkat çektiği geniş haberinde Körfez ülkelerinin Türkiye'ye yoğun yatırımlar yaptıklarını, yatırımcıların ülkenin siyasi iklimini ve daha iyi yasal çerçevesini tercih ettiklerini yazdı.
Yayınlanma tarihi: 4 Haziran 2012 Pazartesi, 09:32

İstanbul'un, bu hafta Dünya Ekonomik Forumu toplantısına evsahipliği yapacak olması, dikkatlerin yeniden Türk ekonomisi ve İstanbul'un küresel finans merkezi olma iddiasına çevrilmesine yol açtı. Wall Street Journal gazetesi, Körfez ülkelerinin Türkiye'ye yoğun yatırımlar yaptıklarına dikkat çekerken yine derecelendirme kuruluşları ve artan sayıdaki yatırımcılar için Türkiye'deki canlamanın, "giderek daha istikrarsız göründüğünü" yazdı.

ABD'nin borsa ve iş çevrelerinin gazetesi Wall Street Journal, toplantıya evsahipliği yapacak olan Türkiye'nin, Avrupa'nın krizle, Ortadoğu'nun ise, ihtilaflar ve geçiş süreçleriyle boğuştuğu bir dönemde yarın İstanbul'da başlayacak Dünya Ekonomik Forumu toplantısında dikkatlerin kendi hızlı ekonomik büyümesine odaklanacağını ve İstanbul'un küresel bir finans merkezi olma iddiasını güçlendireceğini umduğunu öne sürdü.

'Toplantıyı, Davos'a dönmeyeceğine yemin eden Erdoğan açacak'

Haberde toplantıya 70'den fazla ülkeden önde gelen şirket yöneticileri ve politika belirleyicilerinin katılacağına işaret edilirken şu yorum da yapıldı: "İstanbul toplantısı, 2009 yılında Gazze ve Ortadoğu barışı ile ilgili bir oturum sırasında İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile duygusal bir tartışmanın ardından fırtına gibi sahneyi terk ettikten sonra Davos'a hiçbir zaman dönmeyeceğine yemin eden Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılacak."

WSJ, toplantının, şimdiye kadar perifesindeki ekonomik ve siyasi çalkantılardan "yalıtılmış" Türkiye'nin ekonomisinin, geçen yıl yüzde 8.5 büyüyerek önemli dünya ekonomileri arasında Çin'den sonra en hızlı büyümeyi sağladığına işaret ettikten sonra Türkiye'nin otomotiv sanayinin, Doğu Avrupa ve Rusya'daki merkezlere bir alternatif olarak ortaya çıktığına da dikkat çekti.

'Ekonomideki ivmenin İstanbul planına güç katacağı umuluyor'

Türk hükümetinin de, ekonomide devam eden ivmenin, İstanbul'u, Dubai ile ve belki bir gün Londra ile rekabet edecek bir uluslararası finans merkezine dönüştürme planına güç katacağını umduğunu da belirten gazete, buna karşın Z/Yen Group tarafından Mart ayında gerçekleştirilen bir araştırmanın İstanbul'un pazarlarının ve nüfusunun çeşitliği yönünde iyi not alsa da bir basamak inerek 71. sıraya gerilediğini gösterdiğini kaydetti. Gazete, böylece Londra birinci, New York'un ise ikinci olduğu listede İstanbul'un, Varşova, Manila ve Glasgow'un gerisinde kaldığına işaret etti.

'Körfez devletleri Türkiye'ye yoğun yatırımlar yapıyor'

Buna karşın, son dönemde Doğu'dan Doğu'ya para akımlarının arttığını belirten gazete "Enerji zengini Körfez devletleri Türkiye'de yoğun yatırımlar yapıyor" dediği haberinde, Abraaj Capital, İnvestcorp ve NBK Capital dahil, Körfez'teki önde gelen fon şirketlerinin, hala şiddetin sürdüğü Mısır ve Bahreyin'in zararına Türkiye'nin istikrarlı ve büyüyen ekonomisine çekilmekte olduğu yorumunu yaptı.

'Fon şirketleri Türkiye'yi tercih ediyor'

WSJ, son iki yılda Türkiye'de fon şirketleriyle en az 10 anlaşmanın yapıldığını ve iş dünyasının, ülkenin, bölgedeki başka ülkelere kıyasla daha iyi olan siyasi iklimi ve daha iyi yasal çerçevesini tercih ettiğini de vurgularken, "Birçok iktisatçıyı şaşırtan sürekli ekonomik ivme"nin altını çizdi.

Avrupa Komisyonu'nun da, geçen hafta Türkiye'nin 2012 büyüme tahminini yüzde 3'ten yüzde 3'e yükselttiği anımsatıldığı haberde şu görüşler de öne sürüldü: "Ancak, derecelendirme kuruluşları ve artan sayıdaki yatırımcılar için Türkiye'deki canlama, giderek daha istikrarszız görünüyor. Canlanmanın bir yan etkisi de, faiz oranlarındaki dramatik indirim ve zayıf bir para biriminin körüklediği enflasyonun keskin biçimde artarak Nisan ayı itibariyle yüzde 11.1'e çıkmasıdır. Ancak en büyük sorun, ülkenin hızlı büyümesinin, hemen hemen tümünün talebe dayanarak ithalatı çekmesi ve cari işlemler açığının gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 10'una kadar pompalamasıdır."


'Merkez Bankası hala 280 mil uzakta'

WSJ, iktisatçıların, bu endişelerin başka kaygıları da körüklediğini söylediklerini belirterek bunların arasında "hantal kurallar, yetersiz altyapı, ve Merkez Bankası ve bankacılık regülatörü gibi kilit kurumların, (İstanbul'dan) 280 mil uzaktaki Ankara'da olmayı sürdürmesi"ni saydı.

'Hacim olarak Türkiye büyük ama o kadar büyük değil'

Gazete, haberine, Erste Securities'den iktisatçı Özlem Derinci'nin "İstanbul, birkaç yılda finans bir merkeze dönüştüremez. Hacim olarak Türkiye büyük ancak o kadar büyük değildir. Ancak hükümet, projeye çok bağlı gibi görünüyor bu nedenle ona (proje) karşı çıkmak veya eleştirmek zor çünkü Türkiye'nin uzun vadeli kalkınması için olumlu değerlendirilmesi gereken önemli bir projedir" sözleriyle son verdi.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.