Son Haberler

Penis müzeden büyük çıktı...

Elif Öner, Müze İçinde Müze sergisi için hazırladığı penis büyütme reklamını sergiye ev sahipliği yapan Elgiz Müzesi'ni içeren alan adına sahip bir internet sitesinde sergiledi. Ortaya sanat, hukuk ve ticaret hakkında çok ilginç ve trajikomik bir durum çıktı.
Yayınlanma tarihi: 10 Haziran 2012 Pazar, 07:18

Türkiye’deki çağdaş sanat camiası birkaç gündür belki de tarihindeki en ilginç olaylardan birini yaşıyor. Sanatçı Elif Öner’in Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’ndeki “Müze İçinde Müze” isimli sergi için yaptığı müze kavramını eleştiren çalışması oldukça ilginç bir tartışmayı gündeme getiriyor. Öner, Elgiz Müzesi’nin ismiyle “com” uzantılı bir site açarak, sitede kendi yaptığı hayali bir penis büyütücü reklamı sergiledi. Bunun üzerine Elgiz Müzesi sanatçıya, markasının ticari açıdan zedelendiği gerekçesiyle siteyi kapatması yönünde dava açtı. Öner'in bu süre içinde yaşadıkları hem sanat hem hukuk açıından trajikomik bir durum. Ancak o asıl meselenin işi üzerinden müzecilik kavramının tartışılması olduğunu söylüyor.

- Siz bu fikir sergi proje aşamasındayken mi kurguladınız?

- Sergiye katılanların çoğu zaten sadece sergi mekânı için çalışma üretmişti. Bazıları eski çalışmalarını yenileyerek koymuştu. Müze eleştirisi üzerine bir sergiydi. Ben de iki yıldır “museummodern.org” diye bir çalışma yapıyordum. Türkiye’de internetin sanat olarak algılanmasıyla ilgili çok büyük bir problem var. İnsanlara çalışmamı anlatamıyorum. Dava açarken de “Elif Öner’in yapmış olduğu penis büyütücü ilaç reklamı” diye geçiyor. Bunun tamamen sanat disiplini içinde algılanması gerekiyor. İş, zaten bir müze ismi altında sergilendiği için müze eleştirisi taşıyor.

- İşi sırf sergi mekânında bir afiş olarak sergileseniz böyle bir problem çıkmaz mıydı?

- Zannetmiyorum. “18 yaş altında insanlar da geliyor” gibi bir şey söylemişler, gazetelerden okuduğum kadarıyla. Elgiz’de çok avangart sanatçıların işleri de var. Kendi koleksiyonlarını bilmiyor olamazlar. Çalışmayı anlayamıyorlar. Sürekli kendimi savunmak zorunda kalıyorum.

- Ortada çok ilginç bir ironi var. Müze, sergide eleştirmek istediği şey yüzünden size dava açıyor.

- Bir de “elgizmuseum.com” bana ait bir alan. Ben satın aldım. Onların markasını kullanmış değilim. Müzecilik kavramını eleştirebileceğim bir alan yarattım kendime. Bence yaptıkları çok büyük bir hoşgörüsüzlük.

- İşinizin içeriğini nasıl belirlemiştiniz?

- Sergi başlangıcında müze tarafından üretim ve sanatçı için bir bütçe ayrılmamıştı. Ben de bunu deşifre etmek için bir çalışma yapmak istedim. Bir erklik sembolü olarak penisi kullandım. Neden bu kadar ahlakçı yaklaşıldığını da anlayamadım. Buna yakın bir ilaç reklamı, ben Radikal'de internetten dava haberini okurken haberin altında vardı.

- Sergi öncesinde müze ve sanatçılar arasında yaşanan sıkıntılar yüzünden düşünülmüş olabilir mi?

- Bu tartışılmaya açılması gereken bir şey. Müzeyle birtakım sıkıntılar yaşandı, bu da bana ilham verdi, herhangi bir karşılaşma ya da olayın yapabileceği gibi. Bunda ne var? Bence sanat camiası da durumu anlıyor ama nasıl bir duruş sergileyeceğini bilmiyor. Herkes “sanat eseri olsa da burada olmalı mı” diye soruyor kendine. “Acaba gerçekten müzeye zarar veriyor mu?” diye düşünenler de olabilir. Sanatçıların nerede durmasıyla gerekli kafaları çok karışık ama şunu birçoğu tarafsız durmayı tercih ediyor ki bu sanat yapan, sanat yazan ya da yaptığını iddia eden birileri için büyük soru işareti doğuruyor benim açımdan.

- İntenet sitesi olduğu için yeterince emek verilmediği düşünülüyor belki. Aynı işi bir yağlıboya ya da afiş olarak yapsanız...

- Zannetmiyorum, Elgiz'in çağdaş sanattan anladığını biliyorum. Önemli bir koleksiyona sahip. Belki gerçekten ticari olarak kendilerine zararlı olacağını düşünüyorlar. Müzeden kimse benimle iletişime de geçmedi.

- İşi nasıl ürettiniz?

- Aslında öyle bir reklam var. Araştırıp buldum. Üzerinde çalıştım, “Zevk Veren Ürünler” diye bir marka yarattım. Bunu sanat eserini işaret etmek için yapmıştım.

- Genel anlamda müze ve galerilerin çağdaş sanata bakışı hakkında neler söylemek istersiniz?

- Birisi kalkıp bir söz söylüyorsa onun üzerine konuşulmalı. Burada bir şeyi yıkmaya yönelik hareket yok. Tabii ki Türkiye’de çok az galeri var. Hepsi de çok kıymetli ama bir şeylerin düzelmesi için eleştiriye hoşgörülü olmak gerekiyor. “Azız, çağdaş sanata destek veriyoruz” diye de bu kadar hoşgörüsüz olmamalılar. İyileşmeyi nasıl sağlayacaksınız o zaman. Benim de kafam o kadar karışık ki. İlk anda bir tepki olacak. Sonra zekâmı kutlayacaklar diye düşünüyordum. Kutlamadıkları gibi bir de dava açtılar.

- Hukuki boyuttan bakınca ne söyleyebilirsiniz?

- O kadar fazla hukukçuyla görüştüm ki çok ilginç bir dava. Avukatları çok heyecanlandırıyor. Eski Baro Başkanı Yücel Sayman'a gittim fikir almak için. Dedi ki “kesinlikle sanatı ilgilendiren bir konu ve o açıdan tartışılması gerekiyor.” Müze ise ticari bir mevzu olduğunu savunuyor. Yaptığım eseri kendim yok etmek istemedim. Bir emek harcadım. Siteyi kapatmam bir heykeltraşın heykelini yıkmasından farklı değil.

- Dava ne zaman görülecek?

- Henüz bir tarih yok ama dava sonuna kadar sitenin kapatılması karara bağlandı. Ancak bürokrasinin güzelliği oldu bana ve site hâlâ açık. İşlemler uzun sürüyor sanırım.

- Peki davada bilirkişi getirip “bu sanat eseri mi” diye mi soracaklar?

- Bilirkişi raporu var zaten. Site içinde bir marka olmadığını söyledi ama konuyu bilmediği için ahlaka mugayir olduğuna hükmetti.

- Ama şimdi bilirkişinin konuyu bilmemesi...

- O kadar karışık ki bilirkişiye “bu site nedir, kime ait” diye soruldu. Sanat eseri olarak nasıl değerlendirebilir ki? Kendisi sanatçı değil. Aslında, altında “bu sanat eseri Zevk Veren Ürünler” sponsorluğunda gerçekleştirilmiştir diye de yazdım zaten.

- Çalışmayı müzede sergilediniz mi?

- Evet. Müzenin haberi yoktu çalışmadan. Sergi günü gördüler, sergilediler de. “İşin kendi onaylarından geçmediğini ama sanatçının ifade özgürlüğü adına” sergilediklerini belirten bir notla birlikte. Ancak sergilerlerken de bana dava açıp, siteyi kapatmamı istediler. Bu onay işi de garip. Ben yanlış bir şey yaptığımı düşünüyor olmalıyım ki gidip onların onayını almam gerekiyor.

A+ A-
Cumhuriyet İMECESİ