'Abbas yolcu'nun başrolünü oynuyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, ''Rüyasında 'Suriye fatihi' rolünü kendine yakıştıran Başbakan, aslında, 'Abbas yolcu' filminin başrolünü oynuyor, farkında değil'' dedi.
Yayınlanma tarihi: 10 Ekim 2012 Çarşamba, 15:23

CHP Merkez Yönetim kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Koç, toplantı devam ederken basına gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.

Siyasetin olanca ağırlığıyla aktığını dile getiren Koç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü grup konuşmasının ardından bugün de iktidar partisi sözcülerinin art arda açıklamalarda bulunduğunu ayrıca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in hafta sonu Türkiye'ye yapacağı ziyaretini ertelediğini söyledi.

Başbakan Erdoğan'ın, ''CHP'ye sataşmayı bir gelenek haline getirdiğini'' söyleyen Koç, Erdoğan'ın dünkü konuşmasına cevap vermek zorunda olduklarını belirtti.

Erdoğan'ın, Akçakale'ye düşen top mermileriyle 5 yurttaşın hayatını kaybetmesine ilişkin, ''Şimdi biz buna müsaade edebilir miyiz? Bizim kanımız, canımız buna müsaade etmez'' dediğini ifade eden Koç, şöyle konuştu:
''Sayın Başbakanın palavrayı, ahkam kesmeyi bırakması gerekiyor. Son 2 ayda 100'den fazla askerimiz, polisimiz toprağa düşerken, Uludere'de 34 yurttaşımız hala nedeni açıklanamayan bir bombalamada öldürülürken senin canın, kanın buna nasıl müsaade etti. Bunu anlatsana, bunu açıklasana. Başbakanın kanının neye müsaade edeceğine, neye etmeyeceğine nasıl karar vereceğiz?''

Diyarbakır Emniyet Müdürü'nün bazı açıklamaları olduğunu anımsatan Koç, şöyle devam etti:
''Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç, yine 'erken öten horoz' misali bu sözlerin üzerine atladı. Ondan sonra da Başbakan her zaman olduğu gibi yardımcısını ters köşeye yatırdı. Bir emniyet müdürünün, hele de bugünkü otokratik, sivil baskı düzeni içerisinde iktidarın, başında her şeye hakim olan başbakanın bilgisi dışında konuşmasını biz inandırıcı bulmuyoruz. Önce bu müdürü konuşturuyorsunuz; toplumdan tepki gelince, yardımcını bile açığa düşürüp, tam tersini söyleyebiliyorsun. Artık herkes seni tanıdı. Oslo'da gizli kapaklı her tezgahı kurup, adına hakem devlete imza attırıyorsun, sonra dünkü gibi 'milliyetçi Tayyip' olarak, yüzün kızarmadan milletin önüne çıkabiliyorsun. Pes doğrusu, 'fasulyeden milliyetçilik' bu kadar olur. Amerika'ya; 'deliğe süpürmeyin kullanın ricası', siyasi taşeronluğu sürdürdüğün sürece geçerli galiba.''

Koç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dünkü sözlerini de anımsatarak, ''Sayın Genel Başkanın deyimiyle 'Şambabası'nın son kullanılma tarihi doluyor. Süpürülme zamanı yakın. Rüyasında 'Suriye fatihi' rolünü kendine yakıştıran Başbakan, aslında 'Abbas yolcu' filminin başrolünü oynuyor, farkında değil'' ifadesini kullandı.

Başbakan Erdoğan'ın, dünkü grup konuşmasında, ''Kendinden geçmiş şekilde İstiklal Marşı'nı okuduğunu ve kendince Kılıçdaroğlu'na nasihat ettiğini'' dile getiren Koç, şunları söyledi:
''Okuduğun Akif dizelerinin hangisinin hakkını verebildin. Evet, 'biz ezelden beri hür yaşadık, hür yaşarız' dizesi, sayende Amerikan teslimiyetine emanet edilmedi mi? BOP eşbaşkanlığıyla içi boşaltılmadı mı? Hür yaşamamızı kime borçlusun bugün. Korkma, söyle. Kimin emanetini harcıyorsun söylesene? Söyleyemezsin, dilin dönmez Mustafa Kemal Atatürk'ü anmaya. Sen ancak mazluma, öğrencine, gazetecine, sendikacılarına, askerine karşı kükreyebiliyorsun. Hangi dağları yırtıp, enginlere sığmayıp taştığını anlatabilir misin millete? Bak Kandil Dağı orada duruyor. Delebildin mi Kandil Dağı'nı? Engin denizlerde İsrail'in hunharca öldürdüğü yurttaşlarının hakkını alabildin mi? Taşırabildin mi Akdeniz'i? Aslında Mehmet Akif'in ruhunu rencide ediyorsun, farkında değilsin. İstiklal Marşımızın içini boşaltıp 'çakma milliyetçiliğine' kurban etme yeter. Sana Türkiye'ye yaşattıklarından sonra Nazım'la cevap vermek lazım; bu kafayla, bu teslimiyetle, bu kadar yalanla dolanla; Size yüz tane Türkiye verseler, yüzünün de içini boşaltıp, yüzünü de zincire vurup, yüzünü de satarsınız.''

Koç, bir soru üzerine hükümetin sürekli olarak enflasyon oranlarını revize ettiğini savundu ve ekonomi politikalarını eleştirdi.

''18 yaş, popülist bir söylem''

Seçilme yaşının 18'e düşürülmesi çalışmalarıyla ilgili bir soruya karşılık Koç, ''18 yaş, popülist bir söylem. Sayın Başbakan nereden esiyorsa, kim akıl fikir veriyorsa sürekli böyle eksantrik fikirlerle toplumun önüne gidiyor. Ondan sonra emir kulu olan grup başkanvekilleri kollarının altında dosyayla diğer grupları ziyaret ediyor. CHP Grubu'na, bundan sonra hiçbir öneri için gelmeleri gerekmiyor. Çünkü AKP ile bir diyalog kurabilmenin, popülist söylemler dışında gerçekçi bir uzlaşma sağlayabilmenin imkanı yok'' dedi.

Haluk Koç, ''CHP'nin bu yönde bir kararı mı var?'' diye sorulması üzerine, ''Gerek yok. Çünkü daha önce üzerinde uzlaşılan tutuklu milletvekilleriyle ilgili protokolün yürürlüğe girebilmesi için hiçbir şekilde bir adım atılmadığını görüyoruz. Onun için Başbakan'ın 'zihni sinir' projelerinin bir siyasi tasarıya, teklife dönüştürülüp de grup başkanvekillerinin kuryeliğinde CHP'ye getirilmesine gerek yok, inandırıcı değiller'' diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin, ''Ortak teklif vermeyiz ancak oylama da destek vereceğiz'' dediğinin anımsatılması üzerine ise Koç, ''Şu şekilde, popülistlik anlamında dikkatli olmak gerekiyor. Kendi kendilerine yapıyorlar zaten destekçileri var. MHP ile balkardeş, gayet güzel anlaşıyorlar, götürüyorlar işi. CHP, toplumsal muhalefeti kendi bünyesinde taşıyor'' ifadesini kullandı.

Koç, ''Tutuklu milletvekilleriyle ilgili geçen yasama döneminin başında imzaladığımız ortak protokolle ilgili bir siyasi irade geliştirme yönünde bir adım atılmadığı sürece AKP'nin, kafasına eseni bir teklif haline getirip CHP'ye gelmesine gerek yok'' dedi.

Diyarbakır Emniyet Müdürü'nün açıklamalarına ilişkin soruya ise Koç, ''Üzerine vazife değil'' yanıtını verdi.

''İstifa etsin gitsin siyaset yapsın''

Koç, bir emniyet müdürünün başbakanın bilgisi olmadan bu çerçevede açıklama yapmasının düşünülemeyeceğini yineledi. Koç, ''Herkes kendi işini yapsın. Eğer siyaset yapmak istiyorsa çıkarsın üniformasını, istifa etsin gitsin siyaset yapsın'' diye konuştu.

''Bütünşehirle ilgili CHP Grubu bir kanun teklifi verecek mi?'' sorusu üzerine Koç, her yerin Kocaeli, İstanbul örneği gibi olmadığını ifade ederek, ''Pergel yasası çerçevesinde belirli bir alanda düşünülebilir. Büyükşehir kavramı değerlendirilebilir ama bütünşehir kavramı çok farklı. Tamamen bir bölgesel federal idare şekline dönük bir altyapı oluşturma gayretleri de var. AKP'nin kuruluşundan itibaren içinde barındırdığı çatal düşünceleri göz önüne alırsanız böyle bir altyapı da olabilir'' görüşünü savundu.

Haluk Koç, yerel seçimlerin öne çekilmesine ilişkin soruya karşılık ise ''Sayın Başbakan kendi siyasi çıkarına göre bir seçim takvimlemesi yapmıştır. Kendisinin kaybettiği bölgelerde de üstün gelebileceğine inandığı bir düzenlemeyle yerel seçimlere gitmektedir'' diye konuştu.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.