Kapat

Son Haberler

A+ A-

'Herkesin göğsünü kabartan bir davranış'

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Davos'ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gösterdiği tepkiye ilişkin olarak, "Başbakanımız orada hepimizin göğsünü kabartan bir davranışta bulundu" dedi.
Yayınlanma tarihi: 30 Ocak 2009 Cuma, 16:37

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ile AB Genel Sekreterliği'nde yaklaşık 1,5 saat süren görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında, Davos'ta Başbakan Erdoğan'ın yanında bulunan biri olarak, Başbakan'ın gösterdiği tepkiye ilişkin soruları yanıtladı.

Başbakan Erdoğan'a 7 yıldır hemen hemen bütün uluslararası toplantılarda eşlik ettiğini belirten Bağış, şöyle konuştu: "Başbakanımızın her zamanki vakur ve Türkiye'nin onurunu her zaman öncelikli tutan tutumunun devam ettiğini gözlemledim. Sayın Başbakanımız orada hepimizin göğsünü kabartan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ve hatta dünya Türklerinin hepsinin göğsünü kabartan bir davranışta bulundu.
Hiçbir kimsenin, kim olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanına sesini yükselterek, el kol hareketleri yaparak hitap etmesi normal bir davranış değildir. Sayın Başbakanımız da orada, kendi şahsını değil, temsil ettiği Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının onurunu, itibarını en iyi şekilde korumuştur, gereğini yapmıştır."
Bağış, Başbakan'ın oturumdan ayrıldıktan sonra normal işlerine devam ettiğine, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'la görüştüğüne dikkati çekti ve "O görüşme son derece başarılı geçmiştir" dedi.

Daha sonra ise Davos Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Klaus Schwab'ın Başbakan Erdoğan'dan özür dilediğini, bu yapılan hatadan dolayı medyanın önünde özür dilemek istediğini dile getirdiğini kaydeden Bağış, Başbakan'ın da "Türk gelenekleri çerçevesinde bu özrü kabul ettiğini" bildirdi. Schwab ve Erdoğan'ın ortak basın toplantısı yaptığını anımsatan Bağış, Başbakan'ın bu basın toplantısında bütün olayın detaylarını tüm dünya medyasıyla paylaştığını söyledi.

Davos'tan ayrılmadan önce İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in Erdoğan'ı aradığını da hatırlatan Devlet Bakanı Bağış, bu görüşmede Peres'in olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdiğini ve Türkiye Cumhuriyetine ve Erdoğan'ın şahsına olan saygısını dile getirdiğini belirtti.

'İstanbul halkına teşekkür etmek istiyorum'

Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'ye dönüşünde İstanbul'da sabaha karşı saat 3'te çok sayıda vatandaşın kendilerini karşıladığını bildiren Bağış, "10 bine yakın vatandaşımızın çok büyük bir sevgiyle, Başbakanımızı ve bizleri karşılamış olması da, Türk milletinin kendi onurunun korunması konusunda ne kadar hassas olduğunu ortaya koymuştur. Dün akşam çok çok duygulandım. Buradan o karşılama törenine katılan bütün vatandaşlarımıza da, birçoğu benim kendi seçmenlerim olan İstanbul halkına da teşekkür etmek istiyorum" diye konuştu.

'İlişkileri bundan sonraki tavırlar belirleyecek'

Bağış, Başbakan Erdoğan'ın tepkisinin Türkiye-İsrail ilişkilerine etkisine ilişkin bir soru üzerine ise şunları kaydetti: "İki ülke arasındaki ilişkiler, Başbakanımızın dün de söylediği gibi öfkeyle kalkıp oturulacak bir şekilde değerlendirilemez. Bunların farklı boyutları vardır, onlar değerlendirilir." Bağış, önümüzdeki sürece bakılacağını ve ilişkileri bundan sonra takip edilecek tavırların belirleyeceğini bildirdi.

Öncelikli konularının Orta Doğu'da bir an evvel barışın inşa edilmesi olduğunu kaydeden Bağış, artık Orta Doğu'daki bütün aktörlerin Türkiye'nin arabuluculuğunu arzu ettiğini kaydetti. Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:"İsrail de bugün askeri kaçırıldığında ilk arayıp, yardım istediği ülke olarak Türkiye'yi görmektedir. Suriye ile ilişki kurmak istediğinde aradığı ülke olarak Türkiye'yi görmektedir. Pakistan'la diplomatik ilişkilerini başlatmak için Türkiye'yi aramaktadır. Ama aynı şekilde, Lübnan da Türkiye'yi aramaktadır. Suriye Türkiye'yi aramaktadır. Diğer bölge ülkeleri Türkiye'nin arabuluculuğunu istemektedir. Batılı ülkelerin bölgede yaşadığı sorunlar olduğunda Türkiye'nin yardımları istenmektedir."


'Kıbrıs Türkü'nün göğsü kabardı'


KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı da, Başbakan Erdoğan'ın Davos'taki tepkisiyle ilgili olarak, "KKTC olarak, Kıbrıs Türkü'nün de göğsünü kabartan bir hareketti. Sayın Başbakanımızın, Türkiye Cumhuriyeti liderlerine nasıl davranılması gerektiğini ortaya koyması, tepkiyi koyması hepimize güç vermiştir" dedi.

Başbakan Erdoğan'a zaman zaman Kıbrıs'la ilgili eleştiriler yöneltildiğini de söyleyen Avcı, Türkiye'nin ve Başbakan Erdoğan'ın gerektiği yerde, gerektiği tepkiyi ortaya koyabildiğine dikkati çekerek, "Bunun herkesin öğrenmesi gerekiyor. Rumların da bundan ders alması gerektiğini düşünüyorum" dedi.


'Kıbrıs konusunda her zaman dik durduk'

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Kıbrıs konusunda "diklenmediklerini, her zaman dik durduklarını" söyledi. Bağış, KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ile AB Genel Sekreterliğinde yaklaşık 1,5 saat süren görüşmenin ardından basın toplantısı düzenledi.

Avcı'nın, üstlendiği yeni görevinde kendisini ziyaret eden ilk yabancı ülke bakanı olduğunu belirten Bağış, Avcı ile arasındaki dostluğun yıllar öncesine dayandığını ifade etti. Bağış, Avcı'ya ziyareti için teşekkür ederek, "Kıbrıs konusu Türkiye için bir milli politikadır, milli davadır. Bu milli davamızda, iktidar muhalefet ayrımı gözetmeksizin, hepimizin yüreği birlikte çarpmaktadır" dedi. Kıbrıs halkının huzur içerisinde yaşamaları için hep birlikte ele ele çalıştıklarını kaydeden Bağış, bu konuda Türkiye ile KKTC arasında bir eş güdüm olduğunu söyledi. Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü: "Son 6 yıl içerisinde, hükümetimizin uyguladığı politikalar neticesinde Kıbrıs'tan tek bir askerimizi çekmeden, bir karış toprak vermeden bütün uluslararası dengeler değişmiştir. Artık dünyada, Kıbrıs konusunda suçlanan taraf Türkiye Cumhuriyeti ya da KKTC değildir. Bütün dünya, çözümün önündeki engelin Kıbrıs Rum kesimi olduğunu, Annan planı referandumunda çok net bir şekilde anlamıştır."

Annan planına Türk tarafının "evet", Rum tarafının ise "hayır" dediğini anımsatan Bağış, Rum tarafının "hayır" demesine rağmen, müktesebatına aykırı olmasına rağmen Kıbrıs Rum kesiminin AB'ye tam üye olduğunu söyledi. "Biz Kıbrıs konusunda diklenmedik ama her zaman dik durduk" diyen Bağış, adada devam eden görüşmeleri önemsediklerini ve Türkiye'nin adada adil ve kalıcı bir çözüm olmasını herkesten çok istediğini kaydetti. "Avcı'nın son 2 yılda, bir kısmı AB ülkelerinde olmak üzere 5 yeni temsilcilik açmış olması, Kıbrıs konusunda dünyanın haklılığımızı kabul ettiğinin göstergesidir" diyen Egemen Bağış, Avcı ile "başarılı ve faydalı" bir görüşme yaptıklarını sözlerine ekledi.

'Görüşme verimli geçti'

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı da sözlerine, Türkiye'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek başladı. Bağış ile görüşmesinin "son derece verimli ve dostane bir ortamda" geçtiğini kaydeden Avcı, görüşmede konuşulan konularda anlayış birliği içinde olunduğunu bildirdi.

"Kıbrıs Türkleri için Anavatan varolmak, bağımsız olmak, güvende olmak demektir" diyen Avcı, Türkiye'nin desteği olmadan Kıbrıs Türklerinin ve KKTC'nin yaşayamayacağını, bağımsız kalamayacağını söyledi. Kıbrıs Türkleri'nin Rumlara, AB ülkelerine ya da başka ülkelere değil, sadece Türkiye'ye güvendiğini vurgulayan Avcı, Türkiye'ye, KKTC'ye verdiği karşılıksız destekten dolayı teşekkür etti.

'Çözümü reddeden her zaman Rum Yönetimi'dir'

KKTC'nin dış politikasının ve Kıbrıs sorunu çözüm müzakerelerinin Türkiye ile uyum içerisinde yürütüldüğünü belirten Avcı, şöyle konuştu: "Kıbrıs Rum kesimi, Kıbrıs adasının meşru ve yasal temsilcisi olamaz. Kıbrıs Türklerini adada azınlık yapmaya dönük hiçbir girişim Kıbrıs Türklerince kabul edilemez. Kıbrıs adasında iki halk ve iki devletin bulunduğu, bulunacak olası bir çözümün de iki halk ve iki kurucu devletle, iki bölgelilik esasında ve garantörlükle olabileceğini bir kez daha vurgulamak istiyorum."
Görüşmeden ve diyalogdan kaçan tarafın asla Kıbrıs Türkü olmayacağını vurgulayan Avcı, çözümden kaçan tarafın her zaman Rum tarafı olduğunu söyledi. "41 yıllık görüşme sürecinde her zaman kaçan, çözümü reddeden Rum yönetimi olmuştur" diyen Avcı, 2004 yılındaki Annan planı referandumunun bunun en son örneği olduğunu belirtti.
Bağış'ın Kıbrıs Türklerini ve Kıbrıs sorununu çok iyi bilen, çok deneyimli ve başarılı bir siyasetçi ve devlet adamı olduğunu ifade eden Avcı, Bağış'ın yeni görevinden dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Bu arada Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avcı ile yaptığı basın toplantısının ardından, Finlandiya Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Pertti Salolainen başkanlığındaki Fin Parlamento heyetini kabul etti. AB Genel Sekreterliği'ndeki görüşmenin başından görüntü alınmasına izin verildi, açıklama yapılmadı.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler