Kapat

Son Haberler

A+ A-

Gazze'de tünel sektörü işlemeye devam ediyor

İsrail'in silah kaçakçılığı yapıldığı gerekçesiyle kontrol altına almak istediği, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta tünel sektörü, bombardımanlardan hiç etkilenmeden son hızla faaliyetini sürdürüyor. Refah'ta tünel işiyle uğraşanlar, "Ne kadar vururlarsa vursunlar, yeniden kazarız" diyorlar.
Yayınlanma tarihi: 31 Ocak 2009 Cumartesi, 10:56

Refah'ta tünel kazma işi, gizli olmaktan öte, tümüyle bir özel sektör faaliyetine dönüşmüş durumda. Tüneller, sanılanın aksine herkesin gözü önünde kazılıyor; bombalanan tüneller vinçlerle yeniden açılıyor. Sınır boyu bir inşaat alanı halinde ve yüzlerce işçi hep bir arada çalışıyor.

Tünel işini yürütenler, "Biz özel sektörüz. Tamamen yasal olarak bu faaliyeti yürütüyoruz. Bizim silah kaçakçılığı ile ilgimiz yok. Bu işin yapıldığı tüneller farklı. Biz onları bilmeyiz" diyorlar.

Refah'ta tünel işiyle uğraşan, yüzünü gizlemese de gerçek adını vermeyip kendini "Muhammed Şair" olarak tanıtan 22 yaşındaki Gazzeli genç, 4 yıldır bu işin içinde olduğunu söylüyor. Refah'ta, Filadelfi Yolu olarak adlandırılan bölgenin sınır kapısı yakınından, hemen duvarın dibinden başlayan ve gözün uzanabildiği kadarki alan tam bir inşaat sahası görünümünde. Artık evlerin içinden kazmak, kimsenin görmemesi gibi bir sıkıntı kalmamış.

Bir tarafta buldozer, bir veya birkaç gün önce vurulan ve içinde "malların gömülü kaldığı" tünelin bombardıman sonucu kumla dolmuş girişine ulaşmak için harıl harıl çalışıyor; öte yanda, yer hizasından yaklaşık 10-12 metre derinliğe kadar kazılmış bir kuyunun dibinden başlayarak uzanan bir başka tünelin içinde bir genç adam çalışıyor. Bu genç, ucunda kanca takılı bir ip ile kazdıkça biriken toprağı plastik bidonla yukarı gönderiyor. Hemen bunların 30 metre ilerisinde, bir başka geniş çukur alan içindeki tünel girişinde, gereken son düzenlemeler yapılıyor.

Her birinin girişi ve içi olsa olsa bir metrekare veya bundan belki biraz daha büyük tüneller sisteminin etrafında, yaşları 16-17'den 24-25'lere kadar değişen onlarca genç var. Kimi ellerinde telsizler ve cep telefonlarıyla sürekli tünelin "öte yakası" ile haberleşiyor, kimileri yer altından çıkan toprağı etrafta oluşan tepeciklerinin üzerine istifliyor; kimi tünele elektrik ve hava sağlayan hatlarla uğraşıyor.

"Bugün vursak yarın açıyorlar"

Zaten İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı General İdo Nehuştan, İsrail'in Filadelfi Yolu'ndaki bombardımanlarının uzun dönemde etkili olacağından şüpheli. Hava kuvvetleri, Gazze'deki Dökme Kurşun operasyonu sırasında ve sonrasında, sınır boylarına yüzlerce sorti yaptı. Nehuştan, Herziliya'da bir uluslararası konferansta konuşurken, söz konusu tünelleri, tüpten çıkan diş macununa benzeterek, "Bugün vursak, yarın tekrar açacaklar, öbür gün ve sonrası kazmaya devam edecekler" diye konuştu. Nehuştan'ın konuşması, İsrail ordusu ile hükümetinin, Gazze saldırılarının tünel kazma faaliyetini sonlandırmayacağını ortaya koyması açısından dikkati çekici oldu. İsrail ordusu, silah kaçakçılığının, silahlar Sina'ya ulaşmadan önce önlenmesi gerektiğini söylüyor.

"Ne kadar vururlarsa vursunlar..."

Muhammed Şair de İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı'nın sözlerini doğruluyor. "Ne kadar vururlarsa vursunlar, yeniden açarız" diyor, çok fazla sayıda tünel bulunduğunu, görünenlerin dışında görünmeyen çok sayıda tünelin bulunduğunu belirtiyor.

Halihazırdaki tünel sayısının "1500 dolayında" olduğunu söyleyen Şair, bunların hepsini özel kişilerin açıp işlettiğini ifade ediyor. Tünel sektöründe yaklaşık 15 bin kişi çalışıyor. Tünellerin en kısası, açıldığı yere göre 250 metre, en uzunu 1,5 kilometreyi buluyor. Uzun tünellerde mal geçişini sağlamak için en az 15-20 kişi istihdam ediliyor.

Muhammed Şair, "Hükümet bize izin verdi. Bir yıldan fazladır bu işi yasal olarak yapıyoruz. Tünel açmak isteyen kişi Refah Belediyesine 10 bin Şekel (2800 dolara dolayında) para yatırıp ruhsat alıyor. Belediye, bu ruhsat karşılığında tünele elektrik hattı çekiyor" diyor.

Tünellere ayrıca, içerideki havayı sağlamak için kompresörlerle hava veriliyor.
Tünellerden pek çok eşya, canlı hayvan, tekstil, mobilya, jeneratör ve diğer her türlü mal getiriliyor.

Tünel işi eskisi kadar kazandırmıyor

Eskiden, tünellerin daha az olduğu dönemde, tünel işinin çok karlı olduğunu belirten Muhammed Şair'e göre, silah ticaretinin de yapıldığı tünel işinde saatte 40 bin dolar kazanmak mümkündü. Ancak şimdi, silah ticareti tamamen özel sektörden çekildi; birçok kişi, parası olan herkes tünel açmaya başladı ve kazanç düştü. Şair, yine de halinden memnun. "Normal bir iş ve iyi kazandırıyor. Diğer işlerden çok daha iyi. Bir tünel sahibi ayda 40 bin dolara kadar kazanabilir" diyor. Şair, 26 yaşında bir Filistinlinin tünel işinden çok zengin olduğunu söyleyip ekliyor: "Onun şimdi en az 150 tüneli var."

"Sınır kapalı olduğu sürece bu işi yaparız"

Muhammed Şair, "tünel" işini, İsrail ve Mısır ile sınır kapıları kapalı olduğu sürece yapacaklarını söylüyor. "Artık bu işe, kazmaya alıştım. Sürekli kazmak istiyorum. Bir gün burası kapanırsa sokakları kazacağım herhalde. Veya tünel işini İsrail'e taşıyabilirim" diye şaka yapan Muhammed Şair, sürekli bombalanma tehdidi altında çalışsa da korkmadığını belirtiyor ve "Nasılsa bir kez öleceğiz" diyor. Dediğine göre, bekar olan Şair'in anne ve babası da bu işe alışmış ve onlar da oğulları için endişelenmiyor.

Tünellerin Mısır tarafındaki çıkışı ise Gazze tarafında olduğu gibi gözler önünde değil. Tünellerin diğer ucu evlerin içinde bitiyor ve elbette, Mısır tarafındaki, çoğunluğu Filistinli olan ortaklarla beraber çalışılıyor. Şair, "Yarıya yarıya ortağız" diyor. Mısır tarafında, sınır boyunca nöbet tutan polislerin zaman zaman ateş açtıklarını veya bazen tünelin girişine gaz bombası attıklarını kaydeden Şair'e göre, en büyük tehlikeyi bu bomba yaratıyor. "Çünkü tünellerin içinde oksijen çok az ve ölümlere neden oluyor" diye anlatıyor.
Tünellerde son bir yıl içinde çökme, patlama ve benzeri nedenlerle 20-25 kadar kişi hayatını kaybetmiş.

Tünel işinde çalışanın ölmesi durumunda, tünel sahibi ailesine 40 bin dolar "hayat sigortası" ödüyor. Bu, Hamas hükümeti ile tünel işi yapanlar arasında sözlü bir anlaşmaya bağlanmış. Tünel işine girenler doğrudan bu hükmü de kabul ediyor.
Tünelde çalışan bir işçi ise işin mahiyetine göre, saatte 100 dolar kadar kazanabiliyor.

"Biz Mısır polisinin hareketini gözleriz"

Tünel çalışanları işlerini yaparken, birden diğer ortağının elindeki telsiz telefona bir mesaj geliyor. Şair, hemen adamlarından birini, duvarın öte yakasını gözlemeye gönderiyor. "Gerçek mi? İyi bak" diyor. Giden gözcü, biraz sonra koşarak geliyor. "Evet, bir tane bile kalmamış. Hepsi gitmiş." Muhammed Şair, çocuğa talimatlar veriyor: "Herkes çıksın. Bir an önce toparlanın, boşaltıyoruz."

Hemen bize dönüp, "Gidiyoruz" diyor. "Mısır tarafındaki polislerin hepsi mevzilerini terk etmiş. Biz Mısır polisinin hareketine bakarız. Çünkü onlar İsrail'le birlikte çalışıyor. İsrail, buraları bombalayacağı zaman Mısırlılara bildiriyor, çekilmelerini istiyor. Biz de polisleri gözlüyoruz. Onlar çekildi mi, biz de çekiliriz."

Refah'ta Port Said pazarı

Refah'ta tünellerden giren malların bir bölümü doğrudan kamyonlara yüklenip Gazze Şeridi'nin diğer bölgelerine gönderiliyor. Bir bölümü de yine Refah'ta, tünellerden belki birkaç kilometre ötede, halkın "Port Said" adını verdiği pazarda satılıyor. Dükkanlar da tüneller yoluyla giren mallarla dolu.

Gaz lambaları, fitiller, jeneratörler, oyuncaklar, bisküvi, çikolata gibi birçok malzemenin bulunduğu pazar canlı. 45 yaşındaki Salah Halef, 7 ay önce çalışmaya başlayan pazarda lamba satıyor. "Her şey değilse bile birçok şey getirtebiliyoruz. Örneğin çimento, demir gelmiyor. Çok ağır bunlar ve çok pahalı. Yine de tünel ticareti hayatı rahatlattı. Bu iş olmasaydı, hayat çok zor olurdu" diyor.

Salah Halef, "Bugün siparişi veriyorsun; bir sıkıntı olmazsa en geç 3 gün sonra burada. Siparişin gelmesi bir haftadan fazla sürmez" diye ekliyor.

Pazarda, dükkanlarda satılan malların fiyatı, Mısır'dakinin kat kat üzerinde. Mısır tarafında 3,5 şekele satılan bir gaz lambası, sınırın hemen öte yakasındaki Gazze'ye geçtiğinde 25 şekel oluyor. Halef, "Bizim bir lambadan kazancımız 2-3 şekel" derken, kalan kazancın tünel işi yapanların eline geçtiğini söylüyor. Halef, "Bu iş böyle devam etmemeli. Gazze Şeridi'nin ihtiyaçlarını böyle çözemeyiz. Sınır kapılarının açılması gerekir" diyor.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler