Kapat

Son Haberler

A+ A-

"Ben diplomat değil, siyasetçiyim"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında Davos'ta yaşananlara atıfta bulunarak, kimsenin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na saygısızlık yapmasına fırsat vermeyeceğini söyledi. Erdoğan, üslubunu eleştirenlere de "Ben diplomat değil, siyasetçiyim" karşılığını verdi.
Yayınlanma tarihi: 3 Şubat 2009 Salı, 12:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Davos Zirvesi ağırlıklı olmak üzere, ekonomideki yatırımlara kadar bir çok konuda açıklamalarda bulundu.

TÜİK verilerine göre, 2008 yılı sonu itibariyle ihracatın yüzde 23.1 artarak 132 milyar dolara ulaştığını söyleyen Erdoğan, ithalattaki artışı yıllık 202 milyar dolar olarak açıkladı. "Bu seviyeye küresel kriz olduğu halde ulaştık" diyen Erdoğan, "Dış ticaretimiz küresel krizden etkilendi. Ocak ayı verileri ihracatta bir miktar düşüş olduğunu gösteriyor. Ancak alınan tedbirlerle bu etkiyi sınırlı tuttuk ve inanıyorum ki ihracatta istenilen noktaya kısa zamanda ulaşacağız" diye konuştu.

Türkiye'nin 79 yılda 36 milyar dolar seviyesine yükselen ihracatına 6 yılda 96 milyar dolar ilave ettiklerini de söyleyen Erdoğan, "AKP'ye vurmak isteyenler şöyle oldu, böyle oldu diyor. Sizler 3,5 yılda kaçtınız. Bizim bırakma gibi bir düşüncemiz yok" şeklinde konuştu.

"İstanbul'u raylı sistemle örüyoruz"

Erdoğan, İstanbul'da geçen hafta yaptığı açılışları da hatırlatarak, "İstanbul metrosunun Şişhane, Taksim, 4. Levent, Maslak açılışlarını yaptık. Şişhane, Taksim arası 2.5 dakikaya indi. AKP iktidarı ile Sarıyer Çayırbaşı'na kadar bu atılım devam edecek. Marmaray da devam ediyor. İstanbul'u hafif metro ve raylı sistemle örmüş olacağız. Bugüne kadar kimse bu adımları atamadı" dedi.


Bahçeli'ye sert tepki

Erdoğan bu açılışlar esnasında açıkladığı doğalgazda indirim fiyatlarına bazı siyasilerin 'seçim yatırımı' yakıştırmasını yaptığını hatırlattı. Bahçeli'nin sözlerine sert bir dille yanıt veren Erdoğan şöyle konuştu: "Biz hiçbir zaman milletimizi aldatmadık. Bir siyasi parti lideri 'bunlar önce zam yaptılar sonra yüzde 18 indirim yaptılar' diyor. Biz bazı şeyleri açıklarsak kaçacak yer ararsınız. BOTAŞ, 1997-2002 yılları arasında doğalgazdan ortalama yüzde 28 kar ediyordu. Kim vardı iktidarda MHP, DSP, ANAP vardı. Halkından yüzde 28 kar ederek vatandaşa satıyordu. Bu kar vatandaşın cebinden çıkıyordu. Geldik biz bu oranları kademeli olarak indirdik. Bizim dönemimizde kar oranı 2008'de yüzde 8 oldu. 2008 sonrası ise kar oranı yüzde 1.5 olarak gerçekleşti."

Erdoğan, "Bu gemi 71.5 milyon insanın gemisi. Direksiyonunda biz varız. Onlar bu gemiyi batırdılar. Böyle bir dönemde biz başa geldik. Gemi hız almaya başladı, bundan mı rahatsız oluyorsunuz? Rusya'dan doğalgaz akışı durunca, Avrupa'da insanlar kapılarını sökerek ısınmaya çalıştı. Biz bu krizi hiçbir zaman halkımıza yansıtmadık. Enerji krizini aldığımız tedbirlerle önledik. Ülkemde ne elektrik, ne doğalgaz sıkıntısı yaşandı. Son 6 yıldır bizler farklı bir yapılanma içinde olduk. 2003-2007 arasındaki büyüme oranımız yüzde 6.9. Türkiye sanayide ciddi bir sıçrama yaşadı. Ülkemizde 2002 doğalgaz hatlarının uzunluğu 4 bin 500 kilometreydi. Bugün 11 bin kilometreyi aştı. Bahçeliye ithaf olunur. Göreve geldik 63 ilimiz doğalgaz kullanıyor. Yani doğalgaz kullanımı çağdaşlıksa, biz bu çağdaşlığı yaygınlaştırdık."
Erdoğan, AKP'nin 6 yılda gerçekleştirdiği yatırımlarla Türkiye'nin enerjide dünyanın 17. Avrupa'nın da 6. büyük ülkesi konumuna ulaştığını da söyledi. Erdoğan, "Hem Türkiye'ye inandık, hem milletimize inandık, hem de kendimize inandık ve Türkiye'yi bu noktalara taşıdık" şeklinde konuştu.

"Can borcumuz Allah'a"

Türkiye tarihinin misyonunun gereklerine uygun olarak büyük düşüncelerle hareket edeceğini de vurgulayan Erdoğan, iktidara geldiklerinde masalarında tozlanmış bir çok dosya ile karşılaştıklarını kaydetti. Erdoğan, "Elimizi neye uzatsak belli çevrelerden feryatlar yükseldi. Görme, bulaşma, ilgilenme dediler. Nedir bu dosyalar? Kıbrıs, Lübnan, Ermenistan, KKTC, Balkanlar dosyası, çete ve mafyalar dosyası. 'Bak dokunma, yerler, götürürler' dediler. Yerlerse yerler ama biz büyük geliriz. Bizim bu noktada atacağımız adımın kendi dünyamızda konulmuş olan senaryosu vardır. Bizim Allah'a bir can borcumuz var, kula değil. Biz bu hizmeti vereceğiz ki torunlarımıza farklı, temiz bir Türkiye bırakalım" diye konuştu.

"Davos'ta olumlu görüşmeler yaptık"

28-29 Ocak tarihlerinde Davos Dünya Ekonomik Formu'na gittiğini hatırlatan Erdoğan, burada uluslar arası finans çevrelerinin üst düzey yöneticileri ile biraraya geldiğini, kendisinin de Türkiye'nin geleceğe yönelik vizyonunu ve önceliklerimizi izah etme fırsatını bulduğunu anlattı. Gerçekleştirilen ikili görüşmelerle iktisadi konuların yanısıra bir çok uluslar arası konuları ele alma fırsatı olduğunu da belirten Erdoğan, sözü Perşembe gecesi kriz yaşanan oturuma getirdi.

Sözkonusu oturumun son program olduğundan daha uzun sürebileceğini söyleyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Ancak bu oturumda istenmeyen şeyler yaşandı. Kimsenin Türkiye'yi yanlış bir konumda göstermesine izin vermeyiz, veremeyiz. Kimsenin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na saygısızlık yapmasına fırsat vermeyiz, veremeyiz. Oturumda yöneticinin tavrına karşı gösterdiğimiz tepkiyi diplomatik görmeyenler oldu. Diplomasinin tarihinde buna benzer olaylar oldu. Ama şunu da söyleyeyim ben diplomat değilim, siyasetçiyim. Diplomatlar aman kırmayalım mantığı ile ülkeme halel getiriyorsa ben bunu kabul etmem. Benim diplomatım aslanın midesinden hakkını söküp almalıdır."

"Üslubumuz uygundu"

Oturumda son derece uygun bir üslup kullandığını belirten Erdoğan, nasıl konuşulabileceğini iyi bildiğinin altını çizdi. Haksızlığa karşı da nasıl davranacağını bildiğini belirten Erdoğan, "Bizim şahsi bir hesabımız yok. Bulunduğumuz makam neyi gerektiriyorsa onu yapıyoruz. Herşeyden önce İsrail'in kiminle neyi nasıl konuştuğunu da iyi bilmesi lazım. Başbakanlığımızı aynı hassasiyetle yürüteceğiz. Bazı parti başkanları da bu hareketimizi doğru bulmuştur. Kendilerine şahsım ve milletim adına teşekkür ederim" diye konuştu.



"Yahudi düşmanlığı demek yanlış"

Türkiye'nin tarihi boyunca dinine, milliyetine, bakılmaksızın herkesi birinci sınıf yurttaş kabul ettiğini de öne süren Erdoğan, son dönemde bazı çevrelerin Yahudi düşmanlığı yapıldığını iddia ettiğini hatırlattı. Erdoğan, "Bu millet tarihte hiçbir zaman Yahudi düşmanlığı yapmadı. Bu ülkede yaşayan herkes dinine, milliyetine bakılmaksızın birinci sınıf vatandaştır. Bu ülkenin her bir ferdi anayasal haklara sahiptir. Yahudi düşmanlığını diline dolayanlar tehlikeli oyunlar oynadığının farkına varmalıdır" dedi.

Konuşmasının sonunda Gazze'ye yapılan yardımların 65 trilyona ulaştığını belirten Erdoğan, yardımların devam edeceğini, Gazze'de yeniden yapılanmada Türkiye'nin katkılarının süreceğini kaydetti.

Cumhuriyet İMECESİ