Atalay: Sosyal medyada örgütlenmişler

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Sinop'ta olan olaylarla ilgili olarak, ''Normal Karadenizli vatandaşımızın tepkisi değil, sosyal medyada falan önceden organize edilerek geliştirilmiş bir süreçtir. Ayrıntılarını bilerek bunları söylüyorum'' dedi.
Yayınlanma tarihi: 21 Şubat 2013 Perşembe, 12:17

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile The Green Park Hotel'de sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle yaptığı toplantı sonrasında gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Başbakan Yardımcısı Atalay, bir gazetecinin ''İmralı'ya gidecek 3 isim, cumartesi günü İmralı'da görüşmede bulunacak. Bu görüşmenin ardından eylemsizlik veya PKK'lıların sınır dışına çıkarılması gibi bir mesaj bekleniyor mu?'' sorusuna karşılık, sürecin içeriği ve ayrıntılarıyla ilgili çok konuşmadıklarını söyledi.
''Bunun sebebi, önceden konuşarak gereksiz spekülasyonları önleyelim istiyoruz'' diyen Atalay, şöyle konuştu: ''Süreci zedeleyecek değerlendirmelerden kaçınalım istiyoruz. Ama şu bilinsin; Hükümetimiz çok titiz bir çalışma içinde, stratejik çalışılıyor, büyük bir hassasiyetle yürütülüyor. Ayrıntılara takılmamak lazım. Yani şu mu görüşecek, bu mu gidecek? gibi. Bunlar doğrusu işin daha çok ayrıntısı gibi kabul edilmeli. Herkes samimiyet sınavında, testten geçiyor. Bunu hatırlatmak istiyorum. Bu önünde durulmaz büyük bir rüzgar. Büyük bir olumlu atmosfer yakalanmış. Herkese düşen bunu olumlu değerlendirmek. Gelişmeler de kapalı kalmıyor, neticede şeffaf oluyor. Ama biz istiyoruz ki her şey yapıldıktan sonra duyulsun. Önceden o ayrıntılara girmiyoruz.''

Karadeniz'deki olaylar

Sürecin hassasiyetini bildiklerini ve provokatif girişimlere karşı endişeli olduklarını belirten Atalay, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Doğrusu son Karadeniz Sinop olayları epey kurgulanmış. Onu şimdi daha iyi biliyoruz. Dün Terörle Mücadele Yüksek Kurulu toplantımız vardı. Orada da bu konularla ilgili güvenlik birimlerimizin açıklamaları oldu. Orada kimlerin, hangi örgütlerin organize ettiğini daha iyi biliyoruz. Bunlar normal vatandaşın, normal Karadenizli vatandaşın yaptığı değil. Bizim elimizde iyi araştırmalar var. Önceki dönemler gibi değil. Bu süreç artık bunu gösterdi. Bu konular artık Türkiye'de bir olgunluğa ulaşmış. Özellikle kanın durması, terörün bitmesi konusunda Türkiye'nin tüm kesimlerinde büyük bir arzu var. Sürece destek var. Yaptığımız araştırmada hiçbir bölgenin diğer bölgelerden bir farkı yok, destek anlamında. Karadeniz, Sinop'ta olan olaylar normal Karadenizlinin bir tepkisi değildir. Biraz organize, sosyal medyada önceden organize edilerek geliştirilmiş bir süreçtir.''
Atalay, seçilmiş milletvekillerinin ülkenin her köşesinde özgürce, rahatça faaliyetlerini yürütebileceklerini, bunları hiç kimsenin engelleyemeyeceğini vurgulayarak, Türkiye'nin artık bu safhaları geçtiğini, bu konulara müsaade etmeyeceklerini bildirdi.
''Diyarbakır'da bütün görüşmelerden çok memnun kaldık. Bu güzel medeniyet şehrimiz korkuları, acıları yenerek, gerçekten bir medeniyet şehri olsun, insanları korkusuzca yaşasın, kepenkler kapanmasın, çocukların acısı yaşanmasın. Bütün çocuk ve gençler bizimdir. O güzel günlere doğru inşallah giden bu sürece hepimiz destek olalım'' diyen Atalay, herkesin o hassasiyet içerisinde olması gerektiğini vurguladı.



''Bu havayı, atmosferi de oraya taşıyacağız''

Atalay, dün akşam kanaat önderleriyle yaptığı toplantıyla ilgili soru üzerine ise, sürece bağlanan umudun ve verilen desteğin çok yüksek olduğunu söyledi.
Toplantılarda, süreçle ilgili kararlılık gösterilmesi yönünde telkinlerin geldiğini kaydeden Atalay, ''Biz zaten çok kararlıyız. Çok acele edilmesin ama çok da fazla uzamasın anlamında teklifleri var. Toplantıda herkes söz alıp konuşuyor. Buradan zengin değerlendirmeler aldım. Görüşmemiz çok verimli oldu. Çok büyük destek var, umut var. Onlar da 'Herkes sınavda' diyor. Hatta bu konuda engel olan, bu konuda çekilen veya bu süreci sabote eden, bu süreci tıkayanlar sınavı kaybeder, hesap veremez anlamında ifadeler var. Yani doğrusu biz Diyarbakır'daki bu havadan güç alarak ayrılıyoruz. Yarın da Bakanlar Kurulu toplantısı var. Bu havayı, atmosferi de oraya taşıyacağız.''

DHKP-C operasyonları

DHKP-C'nin uluslararası bağlantılarının bulunup bulunmadığı ve çok sayıda üst düzey yetkilinin bu örgütün ölüm listesinde yer aldığına ilişkin başka bir soru üzerine de Atalay, bu örgüte yönelik bugünlerde operasyon yapıldığını anımsattı.

Atalay, güvenlik birimlerinin konuyla ilgili daha fazla açıklama yapacağını belirterek, konunun yargı sürecinde bulunduğunu kaydetti.

Konunun daha çok ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne yapılan saldırıyla gündeme geldiğini vurgulayan Atalay, ''İntihar saldırısında bulunan kişi, Türkiye'den Almanya'ya gitmiş, Almanya'dan istemişiz ama vermemişler. Almanya'dan Yunanistan'a geçmiş orada kalmış, Selanik'te eğitim eğitim görmüş. Daha sonra illegal yollarla Türkiye'ye gelmiş... Avrupa kesiminin burada bir şeyi var, ismi var, bir payı var.

Tehdit edilen üst yöneticiler listesi gibi falan elimde öyle bir şey yok. Tehdit edilenler listesi gibi büyük bir liste ortada yok. Zaman zaman tekil ya da bir iki isim olabilir.''

''Yasada düzenleme yaparak, o yolu açmış olduk"

Bir süre önce Diyarbakır'da görülen KCK davasında 10 tutuklu sanığın tahliyesiyle ilgili soru üzerine ise Atalay, şu yanıtı verdi:

''Yargı yürütüyor. Bu son, kendini en iyi ifade edebileceği dilde savunma ile ilgili yasal düzenlemeden sonra artık o tür şeyler mahkemelerde yürüyor. Savunma dili ile ilgili konu aslında bizim hukuk sistemimizde var. Yani dili bilmeyen tercüman aracılığıyla savunmasını yapar. Ancak yargıda öyle bir tıkanma olduğu için biz biliyorsunuz hükümet olarak tasarı sevk ettik, yasada düzenleme yaparak o yolu açmış olduk. Şimdi de yargıdaki o tıkanma da giderilmiş oldu. Herhalde bu süreçler daha hızlı yürür diye düşünüyorum. Ama biz de yürütmenin ve yasamanın hassasiyeti vardır. Yürüyen yargı ile ilgili çok fazla değerlendirmede bulunmayız.''

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.