Mavi Marmara'ya saldırı davası

Gazze'ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara Gemisi'ne Akdeniz'de uluslararası sularda düzenlenen saldırıya ilişkin görülen davada, mağdur ve müştekilerin ifadelerinin alınmasına devam edildi.
Yayınlanma tarihi: 21 Şubat 2013 Perşembe, 15:26

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada dinlenen müşteki Hüseyin Çelebi, Mavi Marmara gemisinin güverte reisi olduğunu belirterek, İsrail askerlerinin gemiyi ele geçirmesinin ardından 16 saat boyunca elleri arkadan bağlı olarak bekletildiklerini söyledi.

Bu süre içerisinde tuvalet ihtiyaçlarını bile karşılamalarına izin verilmediğini ifade eden Çelebi, ''60 yaşında adamım. Altıma işedim'' dedi. Hala kelepçeden dolayı acı çektiğini belirten Çelebi, ''Sürekli psikolojik tacizde bulundular. Aramalar sırasında kafamda platin olduğu için güvenlik kontrolü sırasında alarm çalıyordu. Bu yüzden de sürekli durdurdular. Bunun üzerine 'soyun arayım' dedim'' şeklinde konuştu. Olaydan zarar görüp görmediği ve şikayetçi olup olmadığı sorulan Çelebi, ''Hem de nasıl'' sözleriyle şikayetçi olduğunu dile detirdi.

Müştekilerden Hüseyin Tamgüney de, İsrail askerlerinin önce sis bombası, rüzgarın sisi dağıtması üzerine kulakları sağır edecek şekilde ses bombası ardından da gaz bombası attığını belirterek, İsrailliler'in yapay merminin ardından gerçek mermilerle ateş ettiklerini söyledi.

Askerlerin kendisini yaşlı gördükleri için kelepçe takmadıklarını, kendisini diğer kişilerden biraz yukarıda bir yere oturttuklarını ifade eden Tamgüney, ''200 kişi dizlerine çökmüş elleri kelepçeli olarak yerde duruyordu'' dedi. Tamgüney, sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi.

Mahkeme heyeti, 49 mağdur ve müştekinin davaya katılma taleplerini kabul etti

Gazze'ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara Gemisi'ne Akdeniz'de uluslararası sularda düzenlenen saldırıya ilişkin görülen davaya bakan mahkeme heyeti, 49 mağdur ve müştekinin davaya katılma talebini kabul etti.

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya verilen aranın ardından, mahkeme heyeti tarafından alınan kararlar açıklandı.

Buna göre heyet, sanıklara duruşma günü bildiren tebligatların yapılmasıyla ilgili olarak Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne gerekli yazıların gönderildiğini ancak buna cevap verilmediğini bildirdi.

Mahkeme heyeti, 49 mağdur ve müştekinin davaya katılma talebini kabul etti. İfadesi alınamayan 117 mağdur ve müştekinin bir sonraki celsede hazır bulunması için yazı yazılmasına hükmeden mahkeme heyeti, duruşmanın 20 ve 21 Mayıs 2013'te yapılmasına karar verdi.

Bu arada, duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan avukat Yasin Şamlı, müşteki avukatları olarak mahkemeden ''Mavi Marmara'' gemisinde bir keşif yapılması yönünde talepte bulunmayı düşündüklerini söyledi.

Mahkeme Başkanı: Devlet yargılamıyorum

Mavi Marmara gemisinde çalışan Ayhan Altıntaş ise, ifadesinde detaylara girince Mahkeme Heyeti Başkanı Ümit Kaptan araya girerek, saldırıyla ilgili kendisine yönelik konularda konuşmasını istedi. Altıntaş da, ''Bizim olayın mağdurları olarak hakkımızı arayabileceğimiz tek yer burası. Bırakın burada her şeyi anlatalım'' dedi.

Bunun üzerine Başkan Ümit Kaptan, ''Ben devlet yargılamıyorum. Ben sadece iddianameye bağlıyım'' şeklinde konuştu. Altıntaş ifadesini uzatınca Başkan Kaptan, yine müştekiyi uyararak, kısa konuşmasını istedi. Altıntaş'ın, ''Bütün dünya bu olayda 9 şehit olduğunu biliyor. Burada önemli olan ayrıntılar'' sözleri üzerine Kaptan, ''Ben burada dünyaya yayın yapmıyorum. Ben size ne yaptıklarını soruyorum'' diye konuştu.

Defne Y gemisinde bulunan kameraman Abdullah Camioğlu da, bütün elektronik cihazlarına el koyan İsrail askerlerinin, bunların yerine kendisine sadece üzerine işenmiş iki tişörtünü geri verdiklerini söyledi.

Mavi Marmara gemisinde gazeteci olarak bulunan Sümeyye Ertekin de, el konulan fotoğraf makinesi için Ululararası Gazeteciler Sendikası'na başvurduğunu, ancak kendi makinesi yerine başka bir fotoğraf makinesinin gönderildiğini söyledi. Bu olaydan sonra 10 yıl boyunca İsrail'e girme yasağı verildiğini ifade eden Ertekin, ''Ben gazeteciyim. Bu nedenle mesleğimi rahatlıkla yapamıyorum'' dedi.

13 kişi dinlendi

Saldırı sırasında ölenlerden Cengiz Songür'ün oğlu İsmail Songür de, babalarını kaybetmelerinin ardından ailece mağdur olduklarının belirterek, 2 kız kardeşinin eğitimlerini bıraktıklarını, annesinin antideprasan ilaçlarla ayakta durduğunu söyledi.
Songür, ''operasyona katılan askerlerden genelkurmaya kadar olayda kimin sorumluluğa varsa, şikayetçiyiz'' dedi.

Bugünkü davada 13 mağdur ve müştekinin dinlenildiği duruşmada daha sonra avukatlara söz verildi. Müşteki avukatlarından Süleyman Arslan, dava kapsamında sadece 4 İsrailli komutanın değil, olaya dahil olan asker ve sivil herkesin yargılanması gerektiğini söyledi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Ümit Kaptan da, ''Ben 4 kişiyi yargılıyorum. Talebinizi soruşturma savcılığına iletin'' diye konuştu. Duruşmaya ara verildi.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.