Daima ilham peşinde

Yeni filmi NOAH'ı tamamlamak üzere olan Aronofsky, yine bağımsız sinemanın gücüne vurgu yapıyor. Gri ve bulanık alanların hikâyesini anlatmaya çalışan yönetmen, "Daima ilham peşindeyim. İstanbul'u da merakla turlayacağım, çünkü bu işler hiç belli olmaz" diyor.
Yayınlanma tarihi: 24 Şubat 2013 Pazar, 14:44

Ünlü yönetmen Darren Aronofsky dün İstanbul sokaklarını gezerken belki de yeni filmi için bir ilham kaynağı buldu!

Neden mi? Çünkü sürekli ilham peşinde olduğunu söyleyen “Black Swan / Siyah Kuğu”, “Requiem for a Dream / Bir Düş İçin Ağıt”, “The Wrestler / Güreşçi” ve “Pi” gibi ses getiren filmlerin yönetmeni Aronofsky, “Daima ilham peşindeyim... Bu yüzden birazdan İstanbul’u merakla turlayacağım, çünkü bu işler hiç belli olmaz. Bazen ilhamı köşe başında bekleyen bir aileden, bazen de muhteşem binaları seyrederken alırım” diyor.

alldesign tasarım konferansları kapsamında İstanbul’a gelen Aronofsky için dün Harbiye Hilton Otel’de bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya, Arketipodesing Designo Genel Müdürü Murat Denizaltı ve alldesing grup koordinatörü Can Gürcan da katıldı.

İlk olarak 12 yıl önce, bağımsız film festivali !fİstanbul’a konuk olan Aronofsky İstanbul’un çok değiştiğini söyleyerek başlıyor söze. Kentin muhteşem bir lokasyonda olduğunu belirterek “İstanbul çok fazla fikir ve imaja sahip” diyor.

Toplantının devamında elbette sinema başrolü üstleniyor. Salonda, fondaki Aronofsky fotoğrafının altında “Çektiği her film kült oluyor” yazıyor. Peki o bu fikre katılıyor mu?
“Genç bir yönetmenken hayalim, kahramanım olan yönetmenler gibi filmler yapabilmekti. Bu benim için çok büyük bir iltifat. ‘Siyah Kuğu’ artık Hollywod’un çok satan filmler sınıfına atladı. Bu da benim kabahatim değil!” diyor.

Elbette kabahat değil ama “Siyah Kuğu”da neyi yakaladı da film bu kadar beğenildi?
“Hâlâ bilmiyorum” diyor, “Biz hem filmi çekerken hem ön gösterimlerde halkla paylaşırken bu kadar ilgi göreceğini anlamamıştık. Dünyanın birçok yerinde farklı kültürlerde dahi aynı etkiyi gösterdi. Film içinde birçok farklı unsur vardı. Bir tarafta şiddet vardı, biraz da seksi bir filmdi. Sanırım bunların kombinasyonu bu etkiyi yarattı.”

ABD’de bağımsız, küçük bütçeli filmlerin de giderek güçlendiğini belirtiyor Aronofsky ve “Bağımsız filmler de herhangi bir Hollywood filmi gibi başarıyı yakalayabiliyor. Ayrıca televizyon dünyası da değişim içinde. Sanırım aynı şey Türkiye için de söz konusu. Eskiden sadece bağımsız filmlerde görebileceğiniz birçok şeyi artık TV’de görür hale geldik” diyor.

Amerikalı bir yönetmen olarak Avrupa sinemasına yatkın olmasını ve bağımsız filmler yapmasındaki etkeni ise şu sözlerle açıklıyor: “Filmlerin birçoğunda dünyanın duyarlılığı ve karmaşıklığı kitlelere doğru şekilde aktarılmıyor. Olaylar, siyah beyaz zıtlığında yansıtılıyor. Aradaki o gri ve bulanık alanları tanımlamakta yetersiz kalındığını görüyoruz. Benim filmlerime baktığınızda ise Hollywood’daki gibi tamamen kötü bir karakter göremezsiniz.”

Gelelim Aronofsky’nin 2014 Martı’nda gösterime girecek yeni filmi “NOAH”la ilgili detaylara... Nuh’un Gemisi’ni konu edineceği filmini İzlanda’da çekmiş yönetmen “Hep hayalini kurduğum büyük bir stüdyo filmi... 13 yaşından beri bu hikâyeyi filme çekmeyi düşünüyorum. Amacım herkesin çok iyi bildiği bu hikâyenin ruhunu seyirciye yansıtabilmek” diyor.

Bu akşam verilecek 85. Oscar ödülleri tahminleriyle sonlandırıyoruz Aranofsky’le sohbetimizi. Ne de olsa 2010 yılında Siyah Kuğu ile beş dalda aday olmuş ve Natalie Portman’ın “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazanmasında pay sahibi olmuştu.
“Herkes ‘Argo’nun kazanacağını düşünüyor ama benim favorim ‘Lincoln.’ Lincoln, benim kahramanlarımdan biriydi. Onun yeniden canlanışını görmek benim için heyecan vericiydi” diyor.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.