'Mısır ordusu ülkeyi erken seçime götürmelidir'

İspanya'nın başkenti Madrid'de resmi temaslarda bulunana Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz, Mısır'da ordunun yönetime el koyması sonrası yaşanan gelişmelerle ilgili olarak ''Mısır ordusu, en kısa zamanda ülkeyi erken seçime götürmelidir'' çağrısı yaptı.
Yayınlanma tarihi: 5 Temmuz 2013 Cuma, 13:30

''Nueva Economia Forum'' adlı düşünce kuruluşunun organize ettiği toplantıda konuşan Schulz, Mısır'daki askeri müdahalenin ''kabul edilemez'' olmasına rağmen, ''kaçınılmaz bir sonuç'' olduğunu savundu. AP Başkanı, Mısır'da hemen yapılması gerekenin, ''ordunun en kısa zamanda ülkeyi genel seçime götürüp, demokrasinin işlerliğini garanti etmek'' olarak sıraladı.

Schulz, AB ve AP'nin Libya'da olduğu gibi Mısır konusunda da net bir tavır takınamamasını ''AB'nin farklı fikirlere sahip ülkelerinin Dışişleri Bakanlarına'' bağladı.

AP Başkanı Schulz ayrıca, Rusya'dan dönerken, uçağında eski NSA sistem analizcisi Edward Snowden'ı taşıdığı iddiasıyla yaklaşık 12 saat Viyana'da bekletilen Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales'e yapılan muamelenin ''kabul edilemez'' olduğunu ifade etti. Morales'in yaşadıklarını ''gülünç'' olarak yorumlayan Schulz, Bolivya Devlet Başkanı'na karşı uluslararası kuralların uygulanmadığını belirtti.

AP Başkanı, ''Snowden'ın AB'yi çok zor bir durumda bıraktığını'' dile getirerek, ''Ben, Amerikalıları dost olarak görüyorum ve böyle devam edeceğini düşünüyorum. ABD'nin belki gizli servisleri değil ama hükümeti de bizi dost görüyordur. Sorun şu. Evet, Snowden bir kural ihlali yapmıştır ama onun sayesinde öğrendik ki ABD'de de kural ihlali yapmış. Yaşadığımız ikilem bu. Eğer AB'nin temsilciliklerinin dinlendiği gibi iddialar doğruysa Amerikalılar bize bunu neden yaptıklarını açıklasın'' değerlendirmesinde bulundu.

Schulz, Fransa'da da ortaya çıkan dinleme skandallarıyla ilgili, ''Vatandaşlar için en iyi korumanın, sağlam kamu düzeni ve güçlü polis olduğunu hep savundum. Kirli bir iş yapıyorlar ama polis ve gizli servisler gerekli'' yorumunu yaptı.

Öte yandan ekonomik krizin etkisiyle Avrupa Birliği'nin (AB) tartışılan geleceğine de değinen Schulz, ''Avrupa'nın bu zamana kadar hiç görülmemiş, küçümsenmeyecek bir tehdit ve yeni bir yol ayrımıyla karşı karşıya kaldığını'' savundu. ''AB'nin kuruluş fikrini hatırlamak gerekir'' diyen Schulz, ''AB'nin tanımını, ne istediğimizi, farklı çıkarlarımızı nasıl birleştirebileceğimizi konuşmamız gerekir. Barış, sosyal adalet, refah ve ilericilik birliği olmaya devam etmeliyiz'' şeklinde konuştu.

Avrupa'da birlikte çalışma eksikliğinden ''yeni bir milliyetçilik virüsünün çıktığına'' dikkati çeken AP Başkanı, sağ ve sol görüşlerin AB'de ısrarcı olmaması halinde 2014 Mayıs ayında yapılması öngörülen Avrupa Parlamentosu seçimlerini Avrupa karşıtlarının kazanma riskinin olduğunu söyledi. Schulz, AB Komisyonu Başkanlığı için Avrupa'daki sosyalistlerin adayı olacağı yönündeki iddialara ise ''Şu an karar vermek için erken'' cevabını verdi.


BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Pillay: Kaygı duyuyorum

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navi Pillay, Müslüman Kardeşler'in (İhvan) önde gelen üyelerine yönelik geniş çaplı gözaltı yapıldığına dair bilgilerden kaygı duyduğunu bildirdi.

Pillay, yaptığı yazılı açıklamada, Mısır'daki bütün tarafları, bu hassas süreçte bütün vatandaşların sahip olduğu insan haklarına saygı göstererek ve bu hakların korunmasını sağlayarak ülkedeki huzuru yeniden sağlamaya çağırdı.

Bu hakların güvenilir hukuk kuralları ve kurumlarla da garanti altına alınması gerektiğine işaret eden Pillay, "Mısırlıları insan haklarını ve özgürlüklerini koruyacak ve hukukun üstünlüğü ilkesine saygı göstermeyi garanti edecek bir hükümet için yaptıkları mücadeleyi" desteklediğini ifade etti.

Pillay, "Geçtiğimiz birkaç hafta içinde yapılan kitle protestoları ve gösteriler Mısırlıların, temel haklarına saygı duyulmasını istediklerinin açık bir şekilde göstergesidir" görüşünü dile getirdi.

Kendisinin, bütün Mısırlıların insan haklarına saygı gösteren bir hukuk sistemi ve hukukun üstünlüğünün bir an önce yeniden inşa edilmesini umduğunu belirten Pillay, Mısır'ın, şu ana kadar bütün halkın arzularına yanıt verecek fırsatı elde etmekte başarılı olamadığını kaydetti.

Bütün tarafların geçerli siyasi ve hukuki kurumlar kurulması için ortak çaba göstermesi gerektiğine işaret eden Pillay, bu hassas geçiş sürecinde konuşma ve toplanma özgürlüğü gibi uluslararası kabul gören insan hakları ve özgürlüklerin desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Mısır'daki tarafları, haklarını, can kayıplarına neden olmayacak şekilde barışçıl yöntemlerle kullanmaya çağıran Pillay, aynı zamanda bütün tarafların ve yetkililerin intikam duygusuyla hareketi cezalandırmalarını ve bu hareketten kaçınılması için büyük çaba göstermelerini istedi.

Pillay, "Müslüman Kardeşler'in önde gelen üyelerine yönelik geniş çaplı gözaltı yapıldığına dair bilgilerden kaygı duyuyorum. Daha fazla şiddet, keyfi gözaltı, hukukdışı misilleme olmamalıdır. Kadın protestocuların konkunç bir biçimde, bazen organize olduğu da görülen cinsel şiddete maruz kalmaları engellenmeli ve soruşturulmalıdır" tavsiyesinde bulundu.

Mısır anayasasının değiştirilmesi çalışmalarından da kaygı duyduğunu dile getiren Navi Pillay, BM İnsan Hakları Ofisi'nin Mısır'da hızlı şekilde değişen durumu yakından izlediğini de kaydetti.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.