Sanata AKP darbesi

İktidarın politikaları bale eğitimi tercihlerini de büyük ölçüde düşürdü.
Yayınlanma tarihi: 7 Temmuz 2013 Pazar, 09:52

AKP iktidarının son 10 yıldaki kültür sanat politikaları, bale sanatını vurdu. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’nın orta kısım bale bölümüne 10 yıl önce 700 başvuru yapılırken, bu sayı 2011’de tek sınıf için 43, 2012’de iki sınıf için 59, 2013’te ise yine tek sınıf için 38 kişide kaldı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “tiyatroları özelleştireceği” yönündeki söylemleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Başbakan’ın bu söylemlerinin ardından Devlet Opera ve Balesi (DOB) ile Devlet Tiyatroları (DT) genel müdürlüklerini lağv etmeye yönelik hazırladığı yasa tasarısı taslağı, Kars’taki İnsanlık Anıtı’nın “ucube” denilerek, yıkılması, Gezi Parkı eylemleriyle birlikte sanatçıların “hedef haline getirilmesi” gibi gelişmeler, Türkiye’de sanata, özellikle de bale sanatına olan ilgiyi azalttı. Devlet kurumlarının kapatılmasından endişe eden, çocuklarının ileride iş bulamamasından kaygılanan birçok veli artık çocuklarını konservatuvarlara göndermek istemiyor. Bu durumdan en fazla etkilenen bölüm ise bale anasanat dalı. Türkiye’nin ilk konservatuvarı olan Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’nın Bale Anasanat Dalı’nın orta bölümüne başvuru sayıları son 3 yılda hayli azaldı. 10 yıl öncesinde aynı bölüme 600, 700 başvuru yapılırken, bu sayı 2011’de tek sınıf için 43, 2012’de iki sınıf için 59, 2013’te ise yine tek sınıf için 38 kişiye kadar düştü.

Müzikte de durum aynı

Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı öğretim üyelerinden edinilen bilgiye göre, durum müzik anasanat dalında da farklı değil. Yine 10 yıl önce konservatuvarın müzik bölümüne başvuru sayısı 800, 900 civarında. Ancak bu sayı 2011’de tek sınıf için 114, 2012’de iki sınıf için 205, 2013’te de yine tek sınıf için 101 kişiye kadar geriliyor.
Hacettepe’nin yatılı bölümünün yıkılmasının başvuru sayılarını doğrudan etkilediğini belirtirken özellikle bale sanatçıları bu durumdan kaygılı:

Murat Tamer (Konservatuvar Müdürü): Ülkedeki her durum başvuruları etkilemiş olabilir. Gelecek kaygısı, özellikle velilerde oluşan “Benim çocuğuma ne olacak? İş bulabilecek mi?” gibi soruların yanıtlarının bulunamaması önemli sorun.
Meriç Sümen Kanan (Eski DOB Genel Müdürü, devlet sanatçısı, balerin): 2005’ten önce 10 yıl boyunca kadro sınavları açılamamıştı. Bu nedenle insanlar tereddüt yaşıyorlar, kaygılılar. “Benim çocuğum gelecekte ne olacak” kaygısı...
Bahri Gürcan (DOB Başdansçısı, balet): Bale, senfoni orkestraları, opera, tüm bu sanatlar Türkiye’nin çağdaş yüzüdür. Ne yazık ki son yıllarda bu sanatlara karşı bir yıpratma politikası uygulanıyor.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.