Cezaevinden mektup var: Kemal Avcı'ya Özgürlük

Kemal Avcı'ya Özgürlük... Merhaba F tipi hapishanelerde bir hasta tutsak daha göz göre göre ölüme terk ediliyor. Bunu biliyor musunuz? Bilmiyorsanız bilin! F tipi tecrit hücre hapishanelerinde insanlar hasta ediliyor, tedavileri engelleniyor ve ölüme terk ediliyorlar.
Yayınlanma tarihi: 9 Temmuz 2013 Salı, 08:45

Ölüme terk edilen hasta tutsaklardan biri de Kemal Avcı’dır. Kemal’e mide kanseri teşhisi konuldu. Erken teşhis hayat kurtarır, ancak bu genel doğru tecrit hapishanelerinde pek mümkün değil. Mide kanseri teşhisi konulmasının üzerinden aylar geçti. Fakat tedavisi geciktirilmeye devam ediliyor. Kemal’in hem tedavisi geciktirildi hem de zamanında tedavi uygulanmadığı için, bugün mide kanseri yayılmakta, bağırsaklarına sıçramış durumda.Kemal Avcı işkence altında bulunan bir devrimciyi sahiplendiği için işkenceyle gözaltına alınıp tutuklanmıştır. Özgür, eşit, sömürüsüz bir dünya düşü kurduğu için bugün tecrit hücrelerine atılmıştır. Bu düşleri, düşünceleri koruduğu için de ölüme terk edilmiştir.

Tekirdağ 2 No’lu F tipi Hapishanesi’nde kalan Kemal Avcı ölebilir, ki F tipi koşullarında tedavisi mümkün değildir. Ve dahası, çeşitli gerekçelerle tedavisi zaten engellenmiş durumdadır. Bu bir cinayet girişimidir. Büyük insanlık adına buna izin vermeyelim. Bu katliama dur diyelim!

Kemal Avcı
’yı yaşatmak için sahiplenelim. Tahliye edilip tedavisini dışarıda sağlıklı bir ortamda yapabilmesi için Kemal’e sahip çıkalım. Çünkü Kemal büyük insanlığın bir sıra neferidir.

Kemal’e sahip çıkmak insanlık onuruna sahip çıkmaktır. Onurumuza sahip çıkalım.
Kemal Avcı’ya özgürlük!
Hasta tutsaklara özgürlük!
Hoşça kalın.
ULAŞ ERDURAN
Kocaeli 2 No’lu F Tipi Hapishanesi


‘Yalancı Çobanlara’ Kim İnanıyor?

Dünya üzerinde yaşayan tüm toplumlarda yalana iyi gözle bakılmaz. Tüm dinlerde yalan günah sayılmaktadır. Yalan söylemeyi alışkanlık haline getiren insanların toplumda dışlandığı görülür. Bu toplumsal gerçeğe karşın, AKP hükümeti sözcüleri yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmişler, her fırsatta yalan söyleyerek toplumu yöneteceklerini düşünüyorlar. İktidarlarına zeval gelmesin diye en hassas konularda bile yalan söylemekten kaçınmadıkları görülmektedir.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) Cenevre’de haziran ayında düzenlediği konferansta, AKP hükümeti adına konuşan Yrd. Doç. Zeki Parlak, sorulan her soruya yalanla cevap vermiştir. 90 KESK üyesinin neden hapiste olduğu sorusuna, hiç tereddüt etmeden, “Tutuklu sendikacılar, sendikal faaliyetleri nedeniyle değil terör örgütü bağlantıları nedeniyle tutukludur” demiştir. Söylediğini kanıtlayacak bir belgeye, bilgiye sahip olmadan bu yalanı söylemiştir. Bu tutuklamalarla ilgili henüz dava açılmamıştır, iddianame hazır değil, hatta dosyada gizlilik kararı devam ediyor.

19 Şubat 2013 tarihinde 185 KESK üyesi sendikacı gözaltına alınmıştı. 72 KESK üyesi tutuklanmıştı. Bu tutuklamaların tek dayanağı polisin ortaya attığı yalandı. Bu yalanın hukuki dayanağı yoktur. 72 KESK üyesi sendikacı, 4 aydır ne ile suçlandığını bilmeden hapiste yatmaktadır. AKP hükümetinin sözcülerinin ve polisin yalanları suç delili sayılarak mahkeme yönlendirilmeye çalışılmaktadır.

Ben de tutuklu bulunan 72 KESK üyesi sendikacıdan biriyim. Tüm Bel-Sen İstanbul 1 No’lu Şubede Yönetim Kurulu üyesiyim. Hapiste, neyle suçlandığımızı öğrenmek umuduyla beklemekteyiz.

Neyse ki halkımız hükümetin yalanlar üzerinde yürüttüğü zulme Gezi Direnişi ile dur dedi. Bu bizler için umut oldu.
ALİ ERDOĞAN
KESK/Tüm Bel-Sen İst. 1 No’lu Şube Y. K. üyesi
Edirne F Tipi Hapishanesi C - 97


Suçum: İdeolojik Piknik!

Öncelikle size ve sizin aracılığınızla okurlarınıza selamlarımı iletiyor, çalışmanızda başarılar diliyorum. Size İzmir 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nden yazıyorum. 18 yıllık sınıf öğretmeniyim. 1997 yılından beri mesleğimi İzmir Torbalı ve köylerinde sürdürmekteyim.
Ülkemizde gelenek haline gelene Şafak Operasyonlarından biz de ailecek nasibimizi aldık. 19 Şubat sabahı saat 06.00’da polis kapımıza dayandı. O günden bu yana devrimci bir öğretmen olarak öğrencilerimden ve ailemden ayrı bırakıldım.

Eşim savcılıktan serbest bırakıldı. Ben ve evimizden alınan örgütsel dokümanlar ise hâlâ tutukluyuz. Bizimle beraber ülke genelinde 167 KESK üyesi gözaltına alınmış. Yani örgüt süsü verilmiş bir KESK operasyonuymuş bizimkisi.

Gözaltına alınan 71 KESK’li tutuklu hâlâ. Tutuklanma gerekçemiz çok. Sendikal faaliyetler, ideolojik piknik, toplu tatiller, sendika binalarında toplantı yapmak, yasal derneklere gitmek, suçu ve suçluyu övmek, KESK’i ele geçirmeye çalışmak, konsere gitmek, 1 Mayıs’a katılmak.

En önemlisi: Ulucanlar Hapishanesi’nde tutukluyken jandarma ve gardiyanlar tarafından öldürülen Eğitim Sen üyesi altın madalyalı milli güreşçi, beden eğitimi öğretmeni Ahmet Savran’ın 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü dolayısıyla mezarını ziyaret etmek.
Sizleri KESK’i ve saldırıya uğrayan sendikacıları sahiplenmeye çağırıyorum. Sevgi ve selamlar.

HAYRİ AKTAŞ
Torbalı Eğitim Sen Temsilciliği Yönetim Kurulu Üyesi
Kırıklar 1 No’lu F Tipi Hapishanesi/Buca / İZMİR

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.