Öcalan süreci 'kendine' bağlamış

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, kendilerine göre çözüm sürecinin ikinci aşamasının başladığını belirterek, PKK'li grupların büyük bölümünün Türkiye'yi terkettiğini söyledi.
Yayınlanma tarihi: 11 Temmuz 2013 Perşembe, 06:13

Abdullah Öcalan’ın “sağlık raporu” ile cezaevinden çıkarılacağı iddiaları tartışılırken BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bir grup gazeteciyle yaptığı sohbet toplantısında Öcalan’ın sağlık durumunun, çözüm süreciyle yakından ilgili olduğunu belirterek, “Bir görüşmemizde, ‘Benim çat diye kalbim durursa, süreç ne olacak?’ dedi. O nedenle sağlık riskini ortadan kaldıracak koşullara kavuşması lazım. Hükümet de bu bununla ilgili kafa yoruyor” dedi. İmralı’ya gidiş için Adalet Bakanlığı’na başvurduklarını ve yanıt beklediklerini ifade eden Demirtaş’ın değerlendirmeleri şöyle:

‘Çat diye durursa’: Yaş 64-65. Bulunduğu fiziki koşullar sıradan bir insanın, genç insanın bile, ayakta kalmasını zorlaştıran bir şey. Bir görüşmede şunu söylemişti; “Sürecin merkezinde ben varım, çağrıyı ben yaptım, ben başlattım. Bu süreç selamete ulaşmadan benim burada çat diye kalbim dursa süreç ne olacak? Bazen bu soruyu kendime soruyorum. Dolayısıyla sağlığımla ilgili dile getirdiğim şeyler, benim kişisel kaygılarım değil, doğru anlaşılsın, hükümete de mesaj verirken hep böyle veriyorum. Benim pozisyonum bu kadar önemliyken bu süreç açısından herkesin buna dikkat etmesi lazım. Bu benimle ilgili bir şey değil” dedi. Yanındaki tutuklular da söylüyormuş, O nedenle koşulların en azından sağlık riskini ortadan kaldıracak yapıya kavuşması lazım.

Devlet bunu hesaplıyor: Hükümet de bununla ilgili kafa yoruyor. Onun sağlık koşullarının, güvenliğinin süreçle doğrudan bağlantısı var. Adalet Bakanlığı’na emanet bir mahkûm. Onun özgün bir durumu var tabii ki. Devlet onu hesaplıyor, hesaplayacaktır. Çok somut bir şey almış değiliz ama böyle görmezden gelebilecekleri bir konu olmadığının farkındayız biz de.

Öcalan’ın ikinci aşama beklentileri karşılandı mı?: Demokratik siyasetin önü açılmalı. Silahlar sustu madem, fikirler knuşacak, siyaset konuşacak madem; bunun gereği yapılmalı. Birinci aşama dediğimiz ölümlerin durmasıydı; bu yüzde yüz neredeyse sağlandı. Şimdi ikinci aşamaya yönelik hükümet ne yapacak? Bunlar açıklanmadan da bizim yeni bir şey söyleme şansımız yok, şu anda hükümeti bekliyoruz.

Kandil kaygılı: Hükümetin söylemi, adım atma konusundaki tereddütleri, atılacak adımlar konusunda açıklama yapmamış olması, bütün bunlar kaygı uyandırıyor. Karakol inşaatlarının devam ediyor olması, koruculuk sistemi, barajlar, bütün bunlar bir kaygı uyandırıyor ama bu kaygıya dayanarak geri çekilmeyi durdurma söz konusu değil. Süreci de bir yandan işletiyorlar.

Çekilme komiteleri, diyalog grubu oluşturulsun: Bu komiteleri uzun süredir söylüyoruz. Kendimiz de kurmuştuk zaten. Meclis çözüm komisyonu özellikle bu yaz döneminde biraz aktif olabilir. Meclis Genel Kurulu çalışmıyor diye komisyonların, özellikle çözüm komisyonunun durması, doğru olmaz. Çözüm komisyonu üyelerinin hepsinin altında imzası olacak ortak bir çözüm raporunu hükümete, BDP’ye, kamuoyuna sunabilirler. Ayrıca süreçle ilgili bazı handikaplar ortaya çıktığında büyümeden çözebilecek bir diyalog grubunun olması lazım hükümetle BDP arasında. Bir de gerçekleri araştırma komisyonu olmalı. CHP defalarca destek vereceğini belirtti, önergeleri var. AKP hep bundan kaçtı. Bu dönemde böyle bir komisyon kurulursa bütün bu olaylara müdahale etme çok daha kolay olur.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.