Son Haberler

A+ A-

TÜBİTAK'tan evrime resmen REST!

Eylül ayında İzmir'de düzenlenecek olan 'Matematiksel Evrim Yaz Okulu' için TÜBİTAK'a yapılan destek başvurusu 'Evrim tartışmalı bir konu' ve 'yenilik boyutu yetersiz' denilerek reddedildi. Daha önce evrimle ilgili çalışmaların, yayınların ve eğitim faaliyetlerinin dolaylı yollardan önünü kesmeye çalışan TÜBİTAK, ilk kez gerçek niyetini açıkça ortaya koyarak, evrim konusundaki etkinlikleri desteklemeyeceğini bildirdi.
Yayınlanma tarihi: 12 Temmuz 2013 Cuma, 07:12

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Türkiye, Avrupa ve ABD üniversitelerinden 10 bilim insanının Eylül ayında İzmir- Şirince’deki Matematik Köyü’nde “Matematiksel Evrim Lisansüstü Yaz Okulu” (matematikselevrim.org) düzenlemek için yaptığı destek başvurusunu reddetti.

Bu, TÜBİTAK’ın evrimle ilgili çalışmaları, yayınları ve eğitim faaliyetlerini engelleme çabalarının ilki değil. Darwin’in doğumunun 200’üncü yıldönümünün UNESCO tarafından tüm dünyada “Darwin Yılı” olarak ilan edilmesine bağlı olarak TÜBİTAK, Bilim ve Teknik Dergisi’nin 15 sayfasını ve kapağını Darwin’e ayırmıştı. Ancak TÜBİTAK Yönetim Kurulu, derginin bu hâlini beğenmeyip kapağı son anda değiştirerek, genel yayın yönetmeninin görevine son vermişti.

Bir diğer engelleme girişimi de popüler bilim kitaplarının basım ve satış listesinden evrim kitaplarının neredeyse tamamının çıkartılmasıyla yaşandı. TÜBİTAK yönetimi yine gerçek niyetlerini gizleyerek, kurumun evrim teorisi ile ilgili kitapları sansürlediği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını iddia etmişti:

“Bu konuyla ilgili olarak ne Bilim Kurulu’nda ne de Yayın Danışma ve Değerlendirme Kurulu’nda herhangi bir karar alınmadığı gibi gündem dahi olmamıştır. Bilakis TÜBİTAK, dünyadaki tüm bilimsel araştırmaları ve gelişmeleri yakından takip etmekte, bu yayınları gerek akademik gerekse de popüler bilim kitapları olarak yayımlamayı sürdürmektedir.”

İLK KEZ YAZILI BİR İTİRAF

TÜBİTAK bugüne dek bir anlamda örtülü olarak sergilediği evrim karşıtı görüşlerini bu kez yazılı olarak bildirmiş oluyor.

TÜBİTAK, Matematiksel Evrim Lisansüstü Yaz Okulu” projesi için yapılan destek başvurusunu reddetme kararını Bilim İnsanı Destekleme Dairesi Başkanlığı Değerlendirme ve Destekleme Kurulu’nun raporu ile 13 Haziran tarihinde proje sahiplerine bildirdi.Ancak söz konusu rapor, çok büyük tutarsızlıklar, çelişkiler ve yanıltıcı ifadeler içeriyor. Üç madde ile açıklanan gerekçelerin arasında bir tutarlılık olmadığı, birinci maddede ifade edilen bir görüşün üçüncü maddede tam tersinin ileri sürüldüğü görülüyor. Bu da akla iki olasılık getiriyor: Ya Destekleme Kurulu’ndaki 3 üyenin arasında bir görüş birliği yok; ya da tutarsız ifadeler ile kafalar karıştırılmak isteniyor.

‘PANELİST SİSTEMİ’

Etkinliğin düzenleyicilerinden, Hacettepe Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Ekolojik Bilimler Araştırma Laboratuvarı’ından Dr. İsmail K. Sağlam, yapılan başvuruların değerlendirildiği ‘panelist sistemi’nin nasıl işlediğini dergimize şöyle açıklıyor:
“TÜBİTAK’ın proje veya etkinlikleri değerlendirmek için uyguladığı ‘panelist’ sistemini tanıdığım için (panelist olarak görev almışlığım var) bu tutarsızlığa çok şaşırdığımı söyleyemeyeceğim. TÜBİTAK projelerinin değerlendirilmesi genellikle 3 ila 8 panelistin olduğu kurullar çerçevesinde yapılıyor. Proje üzerine bütün panelistler görüşlerini bildiriyor ve herkes dinlendikten sonra oylamaya geçilip herkesin oylarına göre projeye nihai bir puan veriliyor.

Dolayısıyla bazen kimilerinin çok beğendiği bir projeyi başkaları beğenmeyebiliyor ve zıt görüşler bu raporlarda yer alabiliyor. Bizim başvurumuzda bu durum çok açık. Belli ki panelistlerinden biri sonuç raporunda bizim başvurumuza yapılan evrim karşıtı yorumlardan rahatsız olmuş ve buna katılmadığını belirtmek istemiş ve bu görüşlerinin rapor içerisinde yer almasını diretmiştir. Bu kadar zıt iki görüşün ortaya çıkma sürecinin yukarıdaki gibi olduğunu tahmin etmekteyim.
Fakat burada asıl belirtmek istediğim husus bu zıt görüşlerden tutarlı bir sonuç çıkmadan, tamamen çelişkili ifadeler ile kaleme alınmaları sürecin (yani bilimsel değerlendirmenin) sonuca ulaşacak bir şekilde örgütlenmediği anlamına gelmektedir.
Buradan yola çıkarak gönderilen değerlendirme raporunun bilimsellikten ve ciddiyetten son derece uzak olduğunu söylemek yanlış olmaz.”
Etkinliğin eğitmenlerinden, Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’den Teorik Evrimsel Genomik Merkezi’nden Dr. Mehmet Somel, dergimize yaptığı açıklamada, tutarsızlığın raporu yazan değerlendirme kurulundan veya kurul başkanından kaynaklandığına inanıyor: “Bu rapor, Türkiye’de bilimsel araştırmanın gelişmesi için anahtar niteliğinde olan bir kurumda özensizliğin had safhada olduğunu gösteriyor bence.”

ÇELİŞKİLİ İFADELER

*Birinci maddede “Seçilen evrim konusu ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada halen tartışılan ve ortaöğretim ve üstü kademelerde ders niteliğinde okutulan bir konu olup yenilik boyutu yetersizdir” deniliyor. Oysa aynı maddenin ikinci paragrafında “Evrim tüm canlı bilimlerinin hem birleştirici harcıdır, hem de yeni bilgi üretiminin itici gücüdür. Tüm bilim dallarında olduğu gibi biyolojik bilimlerde de teknolojik gelişmelere paralel olarak ciddi miktarda yeni bilgi birikimi oluşmaktadır. Ülkemizde özellikle matematiksel bağlamda evrimsel biyoloji alanındaki bilimsel ve eğitimsel birikim oldukça yetersiz düzeydedir ve bu açığın giderilmesi gerekir” deniyor. Demek ki evrim konusu hem yeni değildir, hem de yeni bilgi üretiminin itici gücüdür. Bu birbirine taban tabana zıt iki görüş, nasıl olup da aynı gerekçenin içeriğinde yer alabiliyor?
*Rapordaki bir çelişkili ifade de, etkinliği düzenleyen bilim insanlarının nitelikleri ile ilgili değerlendirmede dikkati çekiyor. Örneğin raporun birinci maddesinde “Bu bağlamda etkinliği düzenleyen bilim insanlarının matematiksel evrim kapsamında ortaya çıkan bu yeni bilgi birikimini kavramış ulusal/uluslararası saygın bilim insanlarından oluştuğu net olarak özgeçmişlerinden anlaşılmaktadır” deniyor. İkinci maddenin ilk paragrafının sonunda ise “Düzenleyicilerin camiayı/ülkeyi temsil niteliği çok zayıftır” deniliyor. Burada da insanların bir yüceltilip bir de aşağılanması, raporu hazırlayanların iletişim içinde olmadıkları olasılığını akla getiriyor.
*Raporun bir diğer kafa karıştırıcı yanı da karmaşık, ne dediği anlaşılmayan ifadelere yer vermeleridir. Örneğin “Önerilen yaz okulu sonrasında tescil edilecek çıktılar elde edilme beklentisi zayıftır, bildirilerin/katkıların bilimsel değerlendirme sürecinden geçirilerek yayımlanması beklenmemektedir.

TEHLİKELİ İFADELER

Rapor ile ilgili daha da kaygı verici bir başka nokta da “Etkinliğin bilimsel içerikten çok eğitim ve/veya siyasal, kültürel, sosyal boyutları dikkat çekmektedir” ifadesidir. Burada da ima edilmek istenen, çalıştayı düzenleyenlerin böyle bir bilimsel etkinliğin ardına saklanarak, siyasal, kültürel ve sosyal açıdan propaganda yapma amacı gütmeleri olabilir mi? Hepsi alanında kendini kanıtlamış saygın birer akademisyen olan katılımcıların gizli bir gündemi olduğunu düşünmek aslında “ en iyi savunma saldırıdır” stratejisini akla getiriyor.
Bir diğer tehlikeli ifade de “Seçilen evrim konusu ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada halen tartışılan ve ortaöğretim ve üstü kademelerde ders niteliğinde okutulan bir konu olup yenilik boyutu yetersizdir” ifadesidir. Bu mantık çerçevesinde biyoloji, matematik, fizik, kimya gibi temel bilim dallarından bazı konuların da TÜBİTAK’ın isteği ile çıkartılabilme yolu açılmış oluyor.

SORUMLULUKTAN NASIL KAÇIYOR?

Dr. Sağlam, TÜBİTAK’ın panel sistemini kullanarak bu gibi konularda sorumluluğu üstlenmekten büyük oranda kaçtığını şöyle ifade ediyor: “Zaten bizim itiraz dilekçesine gelen cevap da bu sorumluluktan kaçma davranışını kanıtlar nitelikteydi. Cevap metninde açık bir şekilde proje ile ilgili yorumların panelistlere ait olduğu ve TÜBİTAK’ın panelistlere ve onların verdiği karara müdahale etme yetkisinin olmadığı belirtilmekteydi. Her ne kadar panel yöntemi son derece demokratik ve bilimsel bir sistem gibi görünse de bu sürece siyasi otoritenin nasıl müdahale ettiğini şöyle anlayabiliriz. Birincisi otosansür yani mevcut akademisyen profilinin siyasi otoritenin görüşleri ile çelişen bilimsel görüşlerini makam ve maddi kayıp korkusu ile kendi kendine saklaması veya ortaya koymaması.
İkincisi ise yetkin olmayan personelin ilgisiz panellere panelist olarak atanmasıdır. Temel sorun TÜBİTAK’ın evrimsel biyoloji konusu ile ilgili önerilmiş projelerin panellerine evrimsel biyoloji konusunda doğru dürüst hiç bir çıktısı olamayan, bu alan üzerinde aktif olarak çalışma yapmamış ve açıkça evrime karşı olduğu bilinen panelistleri çağırmasıdır. Bu panelistlerin bu gibi projeleri değerlendirmek için atanması dolaylı yoldan da olsa siyasi iktidarın özellikle evrimsel biyolojiye bakış açısının bir yansımasıdır.

KARARA İTİRAZ

Etkinliği düzenleyenler 28 Haziran günü başvurunun yeniden değerlendirilmesini talep eden bir mektubu TÜBİTAK’a ilettiler. 1 Temmuz tarihinde gelen yanıtta değerlendirmenin nesnel yapıldığı ve yegâne itiraz yolunun mahkeme olduğu ifade ediliyordu.
Bunun üzerine bilim insanları, 4 Temmuz tarihinde bir basın açıklaması ile itirazlarını özetle şöyle dile getirdiler.
“Son senelerde TÜBİTAK, biyolojik evrim konusundaki çekingen tavırlarıyla kamuoyunun dikkatini çekmiştir. Evrim ve ilgili alanlarda araştırma yapan bizler, bu gelişmeleri kaygıyla izlemekteydik.
Ne yazık ki TÜBİTAK bu sefer daha vahim bir adım attı ve ilk defa ‘evrim tartışmalı bir konudur’ gerekçesiyle bilimsel bir etkinliği desteklemeyi reddetti” diyor. Bugün biyolojinin her alanında matematiksel yaklaşımların artan yoğunlukta kullanıldığı belirtilen basın açıklamasında, genç araştırmacıların dünya çapında yetkinleşmesi için bu tarz etkinliklerin desteklenmesi gerekliliğine dikkat çekildi..
Açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi: “TÜBİTAK’ın bilimsel saygınlığını koruması için derhal bu raporun bilimdışı niteliğini kabul ederek kararını geri çekmesi ve başvurumuzun bilimsel nesnellikle yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.”

Eylül ayında İzmir’de düzenlenecek olan “Matematiksel Evrim Yaz Okulu” için TÜBİTAK’a yapılan destek başvurusu “Evrim tartışmalı bir konu” ve “yenilik boyutu yetersiz” denilerek reddedildi. Daha önce evrimle ilgili çalışmaların, yayınların ve eğitim faaliyetlerinin dolaylı yollardan önünü kesmeye çalışan TÜBİTAK, ilk kez gerçek niyetini açıkça ortaya koyarak, evrim konusundaki etkinlikleri desteklemeyeceğini bildirdi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler