Sıkıyönetim

Ergenekon davasının karar duruşması öncesinde Silivri’de adeta sıkı yönetim uygulaması gerçekleştirildi. Yurttaşlar, polis ve jandarma engelini Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni okuyarak protesto etti.
Yayınlanma tarihi: 5 Ağustos 2013 Pazartesi, 23:25

ALİ AÇAR - Bavulla geldiler

Ergenekon davasının karar duruşması öncesinde Silivri’de adeta sıkı yönetim uygulaması gerçekleştirildi. TEM Oto yolu sabah saatlerinden itiberen trafiğe kapatıldı, D-100 Karayolu’ndan Silivri Cezaevi’ne giden sapakta jandarma ve polislerce etten duvar örülerek duruşma için gelen yurttaşların cezaevi önüne gitmesine izin verilmedi. Yaklaşık 4 bin polis ve jandarmanın görev yaptığı Silivri’de 2 helikopter gün boyu havadan çekim yaptı, çok sayıda sivil polis ve jandarma da göstericileri tek tek kameraya kaydetti. Bir ara tarladan cezaevi önüne yürümek isteyen aralarında yaşlı ve çocuklarında olduğu gruba polis biber gazı sıktı. Yurttaşlar, polis ve jandarma engelini Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okuyarak protesto etti.

Silivri’de dün Ergenekon davası karar duruşması öncesinde askeri darbe yapılmış izlenimi veren uygulamalar gerçekleştirildi. Silivri Cezaevi içerisindeki duruşma salonuna gitmek için yola çıkan yurttaşların önü jandarma ve polislerce kesildi. TEM Oto yolunun sabahın erken saatlerinden itibaren kapatılması üzerine sürücüler Silivri’deki D-100 karayoluna yönlendirildi. Burada da etten duvar ören jandarma ve polis cezaevine gitmek isteyen gazeteci ve avukatların araçlarını tek tek durdurarak kimlik kontrolü yaptı. Gazeteci ve avukatların bulunduğu araçlara sabahın ilk saatlerinde geçiş için izin verilmezken, daha sonra cezaevi yönetiminin belirlediği ring araçlarıyla gazeteci ve avukatlar cezaevine taşındı. Ringi aracını beklemek zorunda kalan gazeteci ve avukatların itarazı üzerine araçların içeri geçişine izin verildi.

Tek tek kayıt altına aldılar

Duruşmayı izlemek üzere aralarında Ankara, Kuşadası, Tekirdağ, Gelibolu, İstanbul, İzmir’in de bulunduğu bir çok ilden Silivri’ye gelen CHP, İP, TGB, HKP, DSP, ADD ve çeşitli sivil toplum kuruluşları ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleri ile cezaevine gitmek istedi. Kolluk kuvvetleri yurttaşlara izin vermedi. Yurttaşlar da boş arazinden cezaevine ulaşmak istedi. Burada da Jandarma ve polisin tarla içerisinde tek sıra halinde barikat kurarak yurttaşların cezaevi yönüne gitmesini engelledi. 2 helikopter de havadan yurttaşları kamera ile görüntülerken, çok sayıda sivil polis ve jandarmada duruşmaya gelenleri tek tek kameraya çekerek kayıt altına aldı. Bunun üzerine yurttaşlar jandarma ve polislere tepki gösterek,“Bu ülkenin topraklarını karış karış satanlara neden tepki göstermiyorsunuz? Türk toprağını aldılar elimizden. Onlar Atatürkü ve Atatürkçüleri yargılamak istiyorlar..” dediler. Bazı yurttaşlarda Atatürk’ün gençliğe hitabesine okuyarak polis ve jandarmanın önüne oturarak protesto etti.

Avukatlar tepki gösterdi

Duruşmayı izlemek üzere Türkiye Barolar Birliği, Ankara barosu, İstanbul Barosu ve İzmir Barosu olmak üzere yurdun çeşitli yerlerinden avukatlar duruşma için Silivri’ye geldi. Ankara Barosu avukatları cezaevine gitmek için otobüsle içeri girmek isterken önleri öjandarma tarafından kesilerek içeri alınmak istenmedi. Bu sırada otobüsten inen avukatlar içeri sokulmama gerekçesini sordular. Jandarmalar mahkeme kararı olduğunu ve içeri kayıtlı avukatların dışında kimsenin içeri alınamayacağını bildirmesi üzerine baro yöneticileri, jandarmadan mahkeme kararını göstermesini istedi. Baro yöneticileri ,“Bizlere mahkemeden davetiye geldi. İçeri girmemizi nasıl engelleyeceksiniz. Bizede mi biber gazı sıkacaksınız. Avukatsız yargılama olamza. Burada herkes avukat suç işliyorsunuz. Mahkeme kararını gösterin geri çekilelim” dedi. Jandarmanın mahkeme kararını gösterememesi üzerine avukatların içeri girmesine izin verildi.

Çadır tiyatrosu karar verecek

CHP Yalova milletvekil Muharrem İnce de yurttaşların büyük ilgisi ile karşılandı. Yurttaşlarla tokalaşan İnce burada gazetecilere yaptığı açıklamada duruşmayı izlemek üzere gelenlerin içeri alınmmadığını belirterek, “Burası için çadır mahkemesi demiştik şimdi çadır mahkemesi karar veriyor. İnsanlar anayasal hakkını kullanamıyor. Ülkenin her yeri sıkı yönetim uygulamasına döndü” dedi. Bu sırada bazı yurttaşlar jandarma komutanlarının karşısına dikilerek “Bu ülkenin komutanları, aydınları, yazarları tutuklu. Biliyoruz içinizden ağlıyorsunuz. Ağlayın askerim ağlayın; elden giden memleketimizin haline ağlayın” diye tepki gösterdi.

Kararın ardından olaylar çıktı

Mahkemenin verdiği kararlar CHP’nin ses aracından anında açıklandı. Gazetemiz yazarı ve CHP milletvekili Mustafa Balbay, gazeteci Tuncay Özkan, Emekli Orgeneral Hurşit Tolon ve İP lideri Doğu Perinçek hakkında verilen hapis cezasının ses aracından açıklanmasının ardından birden alkışlar ve yuh sesleri arasında “Hükümet istifa”,“Mustafa Kemal’in askerleriyiz”, “Ölmek var dönmek yok” sloganları atıldı. Bu sırada kalabalığa yönelik bir konuşma yapan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu mahkemenin kararının kamu vicdanında kabul görmediğini belirterek, “Bugün yeni bir diriliş günü. Umutsuzluk ve üzülmek yok. Bugan daha fazla bir arada olma ve mücadele azmi var. Yarın bugünden daha yakındır.Size söz veriyorum. Bugün tek mahkümiyet kararı verildi o da Özel Yetkili Mahkeme kendisini kamu vicdanında mahkum etti. Bizim mücadelemiz karanlığa karşı aralıksız sürecek” dedi. Feyizoğlu’nun konuşmasının ardından TGB’li bir grup, tahtalardan barikat oluşturarak yolu trafiğe kapattı. Polisin dağılın anonsuna karşı eylemini sürdüren göstericilere biber gazı, plastik mermi ve tazyikli suyla müdahale edildi. Atılan biber gazı kapsüllerinin boş alana düşmesi üzerine bir çok noktada kuru otlar tutuşarak yanmaya başladı. Yangının ortasında kalan bazı araçlar ve terk edilmiş motorsiklet yanmaktan gazetecilerin müdahalesiyle kurtuldu. Çıkan yangın TOMA’lardan sıkılan tazyikli su ve itfaiye araçlarının müdahalesi ile söndürüldü. Polisin müdahalesiyle çok sayıda kişi atılan gazdan etkilenirken, yaralanan bazı kişiler ise ambulanslarla hastaneye götürüldü.

Karar duruşmasına bavulla geldiler

Ergenekon davasının tutuksuz sanıkları bile salona girmekte güçlük yaşadı. Bazı sanıklar ise tutuklanma ihtimallerini düşünerek, Silivri’ye bavullarıyla geldiler.

Davanın tutuksuz sanıkları gazeteci Fatma Sibel Gürcihan ve eşi Halil Behiç Gürcihan duruşmaya bavullarıyla geldiler.Fatma Sibel Gürcihan, mahkemenin uygulamalarının hukuksuz olduğunu söyleyerek, sanık yakınlarının içeri alınmamasını eleştirdi. Gürcihan, bu uygulamanın mahkemenin kararının ne olacağını da gösterdiğini söyledi. Gürcihan, tutuklama kararı çıkması ihtimaline karşı bavullarıyla geldiklerini söyledi.

HATİCE TUNCER/ÖZLEM GÜVEMLİ- Nedeni tehditmiş

Ergenekon davasının başlamasına saatler kala avukatlara ve milletvekillerine yönelik yoğun güvenlik önlemi tepkilere neden oldu. Avukatlar, mahkemeyi protesto kararı alınca, mahkeme heyeti, DHKP/C’nin mahkemeye yönelik tehdidine ilişkin gelen ihbar üzerine yoğun güvenlik önlemi alındığını açıkladı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin “duruşmaya izleyici alınmaması” kararı da dün sabah saatlerinde salonun kapısına asıldı. Mahkemenin 2 Ağustos 2013 tarihli kararında “somut bilgileri taşıyan ihbar yazısı” ve duruşmalardaki şiddet içerikli olaylar nedeniyle oturumun izleyicisiz yapılacağına karar verildiği belirtildi. Yargılama sürecinde, şiddet içerikli, duruşma düzeninin ağır birşekilde sekteye uğratan, yargılama görevini etkileme ve önleme sonucunu doğrucu birçok olayın meydana geldiği ifade edilerek, “5 Ağustos 2013 günü daha önce de belirtildiği üzere duruşmanın yapılmayacağı, sadce kararın tefhim edilecek olması dikkate alındığında, duruşmanın yasalara uygun olarak sorunsuz bir şekilde yürütülmesi için” böyle bir kararın alındığı belirtildi. Karar, gereğinin yapılması için İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve Silivri Cezaevi Savcılığı’na bildirildi. Tereddüt edilen konularda mahkemeye başvurulması istendi.

Mahkemenin yasak listesi:

- Duruşma salonuna x-ray cihazından geçerek ve herhangi bir sinyal vermemek kaydıyla tutuksuz sanıklar, vekilleri, mahkememizde kayıtlı ve kolluğa listesi teslim edilen katılan vekilleri, müdafileri, isimleri bildirilen baro temsilileri, sarı basın kartı sahibi basın mensupları alınacak.

- Sanık müdafilerinin bilgisayar ve benzer cihazlarını duruşma salonuna sokmalarına izin verilmeyecek.

- Salona alına kişilerin CMK’nin 183. maddesine göre adliye binası içerisinde ve duruşma başladıktan sonra duruşma salonunda her türrlü sesli ve görüntü kayıt ve nakil sağlayan aletleri sokmalarına izin verilmeyecek.

- Aksi yönde hareket edenler hakkında TCK’nin 286 maddesi gereğince adli süreç başlatılacak.

- Yargılama süreci boyunca müdafilik üstlenmiş avukatların dışında duruşma salonuna avukat giremeyecek.

DHKP/C tehdidi

Salonun kapısında saatler süren tartışmaların ardından, mahkeme yoğun güvenlik önleminin nedenini açıkladı. Davaya bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyetine yönelik, yasadışı DHKP-C’den tehdit içeren ihbar bilgisinin alındığı belirtilerek, bunun ardından geçen günlerde Sakız Adası’nda bazı patlayıcılarla birlikte terör örgütü DHKP/C üyesinin yakalandığı ifade edildi. Söz konusu ihbar ile Sakız Adası’nda yakalanan şahsın ismi ve patlayıcıların mahiyetinin örtüştüğü kaydedildi.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.