'3 yıldır karalar giydim'

3 yıldır siyah dışında başka bir kıyafet giyinmeyen anne Songül Alıcı’nın gözyaşları dinmiyor .
Yayınlanma tarihi: 10 Ağustos 2013 Cumartesi, 03:26

“3 yıl önce 14 Ağustos günü oğlum Aykut Alıcı’yı (20) kapımızın önünde bıçaklayarak öldürdüler” sözlerine başlıyor anne Songül Alıcı. O günden bu yana Anne Alıcı hep siyah giyindi. “Aykut gideli 3 yıl oldu, ama bana 3 gün gibi geliyor. Acısı hala çok sıcak. Onu unutamam. Bayram benim neyime, hergün onun kıyafetlerini kokluyorum” diye gözyaşlarına boğulan anne Alıcı, “İki ciğerim vardı, birini aldılar. İki gözüm vardı, birini kör ettiler. Aykutuma kavuşacağım her günü sayıyorum” diyor.

Aykut Alıcı, saçı uzun ve gözünde lens olduğu gerekçesiyle 14 Ağustos 2010’da akşam saatlerinde, Küçükçekme Mehmet Akif Mahallesi Aşık Veysel Sokak’taki evinin önünde bıçaklanarak öldürüldü. İÜ İşletme Fakültesi’nde okuyan Aykut Alıcı, yaşasaydı bu yıl askere gidecekti. Oğlunun ölümünün ardından sağlığı bozulan ve her gün gözyaşı döken anne Alıcı, vakit buldakça “oğlumun artık evi burası” dediği Hadımköy Güzelbahçe’deki mezarına giderek özlem gideriyor. Evinin her köşesine Aykut’un fotoğraflarını asan anne Alıcı, okuma-yazma bilmediği için her yıl bayramda oğlunun “kan kardeşim” dediği Merve’ye bir mektup yazdırıyor.

Kamera kayıtları yok mu?


“Bu Aykutsuz geçen 4. Şeker Bayramı” diyen acılı anne Songül Alıcı, oğlunun vurulduğu gün yaklaştıkça acısı daha da artıyor. “14 Ağustos’ta saat 21.00’de oğlumun vurulduğu kapımızın önünden İkitelli Şehit Zeki Kaya Polis Karakolu siyah çelenk ile yürüyeceğim” diyen anne, “Aykut bıçaklanmadan saatler önce, kendisine saldıranlardan kaçarak ağabeyiyle mahallemizdeki o karakola sığınmış. Karakolda da tehditler sürmüş. Karakoldan o güne ait kamera kayıtlarını yıllardır istedim ancak ‘yok’ dediler. Bunu ve katillerinin bulunmamasını protesto edeceğim” diyor. “Katiller vuruyor, devlet koruyor” diyen anne Alıcı, oğlunun vurulduğu yere de karanfiller bırakıp, mumlar yakacağını söylüyor. Oğlunun katillerinin 9 kişi olduğunu belirten anne Alıcı, yalnızca C.T adlı kişinin ceza almasını da eleştiriyor. Mahkemenin diğer 8 kişi için tutuklama kararı çıkarmamasına tepki gösteren Alıcı, temyize başvurduğunu anımsatarak “Buradan da sonuç alamazsam grevine gideceğim” diyerek yaşananlara isyan ediyor. Aykut’un bıçaklandığı gün Ramazan’ın 4. günü olduğunu anlatan Alıcı “Aykutumun kanıyla mı iftar sofrasına oturdular. 20 yaşındaydı oğlum, çiçeği burnundaydı daha. Sabah herkes bayramlaşıyor, ben kalktım sabah onun kıyafetlerini aldım kokladım. Acı dinmiyor. Bu ülke bana bir yol göstersin. Devlet isteseydi bütün katilleri bulurdu. Acımı dindirmeliler. Ben de bu ülkenin vatandaşıyım. Ben bu ülkenin doktorlarından ötenazi istiyorum, artık dayanamıyorum” diyerek gözyaşlarına boğuluyor.

“Başbakan’a sesleniyorum”

Arife günü oğlunun Hadımköy Gülbahçe’deki mezarına gittiğini ve toprağı uzun uzun kokladığını anlatan Alıcı, “Bu ülkede adalet yok” diyerek, şöyle konuşuyor: “Oğlumu bıçaklamak için geldiklerinde balkondaydım, 9 kişiyi de gördüm. ‘Yapmayın’ diye balkondan bağırdım ama oğluma bıçağı sapladılar. Devlet katilleri ön kapıdan alıyor, arka kapıdan salıyorlar. Tabi ki bu ülkede cinayetler çoğalacak. Benim iki gözüm vardı, birini aldılar. İki ciğerim vardı, birini aldılar. Arife günü mezarına gittim, toprağı kokladım, kokladım geldim. Gelmek istemiyorum mezarından. Ölümünü kabullenemiyorum. Aykut bir işadamının oğlu, bir milletvekilinin oğlu olsaydı şimdi çoktan bu dava çözülmüştü. Benim param yoksa Allahım var. Susmayayacağım, oğlumun katillerinin cezasını çekmesini istiyorum. Oğlumu bıçaklamak için gelen diğer 8 kişi de cezasını çekerse, acım bir nebze de olsa diner. O zaman da giyindiğim karaları çıkaracağım. Bu ülke bana sahip çıksın, bu ülkeyi yönetenlere, Başbakan’a sesleniyorum. 3 yıldır bağırıyorum ben, neden sesimi duymuyorlar. Cumhurbaşkanına mektup yazdım, neden bana geri dönmediler.Devlet bizlere yasaları işletmiyor, işlerine gelseler katiller cezasını alırdı. Emniyeti suçlamıyorum, o gün görevli olan polisleri suçluyorum, neden karakoldaki kamera kayıtlarını vermiyorlar? Ben yanlış evlat yetiştirmedim, benim ciğerim, yüreğim yanıyor. 15 bine yakın imza topladım onları da AİHM’ne yollayacağım.”

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.