Son Haberler

A+ A-

Viyolensel ile piyano CSO sahnesinde buluştu

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) sahnesinde viyolonsel ile piyano buluştu. CSO'nun genç viyolonsel sanatçılarından Onur Şenler ile Küba asıllı İspanyol piyanist Leonel Morales'in sahne aldığı konser büyük ilgi gördü.
Yayınlanma tarihi: 27 Şubat 2009 Cuma, 22:18

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) Salonu'ndaki konserin ilk yarısında, orkestranın 24 yaşındaki genç sanatçılarından Onur Şenler, ünlü besteci Antonin Dvorak'ın tanınmış eseriyle seyirci karşısına çıktı. Dvorak'ın ''si minör çello (viyolonsel) konçertosu'' ile izleyiciyi selamlayan Şenler, bir çok seçkin eleştirmen tarafından klasik müzik tarihinin ''en iyi çello konçertosu'' olarak adlandırılan eseri yorumladı.

Dünyanın sayılı viyolonsel ustalarınca seslendirilen eserde başarılı bir performans gösteren sanatçı, eserin sonunda sahneye defalarca çağrılarak izleyiciyi selamladı. İlk solo konserinde izleyiciden tam not alan Şenler, yaptığı bisle de uzun süre alkışlandı.
Orkestrayı Şef Emin Güven Yaşlıçam'ın yönettiği konserin ikinci yarısında, Küba asıllı İspanyol piyanist Leonel Morales seyirciyle buluştu. Konuk sanatçı, konserde Çaykovski'nin üç piyano konçertosu arasında en tanınmışı ve en çok çalınanı olan ''birinci piyano konçertosu''nu seslendirdi. Türkiye'de ilk seslendirilişi 14 Nisan 1959 tarihinde Şef Robert Lawrence yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası tarafından solist Emil Gilels tarafından gerçekleştirilen eserde, piyanist Morales kendine özgü yorumuyla beğeni topladı.

Alkışlar arasında sahneye gelerek bis yapan Morales, ülkesi İspanya'nın büyülü ezgilerini de piyanodaki yorumuyla Başkent'e taşıdı.


Büyük sevgi notalarda

Antonin Dvorak'ın ''si minör çello konçertosu'', 1895 tarihini taşıyor. Sanatçının bu enstrümanla ikinci çalışması özelliğini taşıyan konçerto, tüm ''dışa dönük'' özelliklerine karşın duygulu yapısıyla dikkati çekiyor. Bestecinin yakın arkadaşlarıyla bir sohbetinde ilk bölümünü ''harika'', ikinci kısmını ''heyecan verici'' bulduğunu, son bölümünde ise baldızı Josefina'ya duyduğu sevgiyi anlattığını paylaştığı yapıt, sanatçının dönüşünde baldızının ölümünü öğrenmesiyle farklılaşır. Dvorak, yapıtın final bölümünün sonunu yeniden düzenleyerek esere Josefina anısına bir ''meditasyon'' dahil eder.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler