Son Haberler

A+ A-

Fethi Naci

Eleştirmen Fethi Naci'yi 23 Temmuz 2008 günü kaybettik. Edebiyatımızın son 50 yılına damgasını vurmuş bir edebiyat adamıydı. Eleştiriye saygınlık kazandırmanın yanı sıra edebiyatımıza da saygınlık kazandırmıştı. Saygıyla anıyoruz onu.
Yayınlanma tarihi: 08 Ağustos 2008 Cuma, 07:56

23 Temmuz Çarşamba sabahı gazeteye gelmemle acı haberi almam bir oldu. Genel Yayın Yönetmenimiz İbrahim Yıldız'ın telefonuyla öğrendim Fethi Naci'yi yitirdiğimizi. Haberi alır almaz aradığım ilk kişi elbette Turhan Günay'dı. Turhan Abi, Fethi Naci'nin evine ilk giden dostları arasındaydı. 'Gamze hemen gel' dediğinde yola çıkmıştım bile.Fethi Naci'nin ölümüne ne kadar üzüldüğümüzü, kaybımızın ne kadar büyük olduğunu, onun yalın diline sonuna kadar saygı göstererek, öyle afili cümlelerle anlatmaya çalışmayacağım hiç. Kitap ekimizin ilerleyen sayfalarında usta ile kişisel dostluğu olan yazarlar ve aydınların bizlerle paylaştıkları duygularını ve kaleme aldıkları yazılarını okuyacaksınız. Bu kısa yazıda ise görüşlere geçmeden önce, yazar, eleştirmen, yayıncı Fethi Naci'nin evindeki gözlemlerimi paylaşacak; eşi Lale Kalpakçıoğlu'nun o dik duruşu, kitapları, dostları, mütevazı evlerinin her yerine sinmiş o kültür birikimine ilişkin notlar düşeceğim. Ve son yolculuğuna uğurlanışına ilişkin notlar anımsatmaya çalışacağım.

Turhan Günay

Okurlara

Fethi Naci 'Eleştiride Kırk Yıl'ın girişinde şunları yazıyor: 'Kırk yılın sonunda şöyle bir durup düşündüğümde'Sosyalizmin insanoğlunun yaratabildiği en güzel gerçekleşebilir düş olduğuna, dünyanın gençliği olduğuna inanıyorum. Reel sosyalizmin çöküşünün nedenlerini açıklayabiliyoruz. Burjuva demokratik özgürlüklerin, evrensel özgürlükler olduğunu artık biliyoruz.Şunu da -nesnel verilere dayanarak- söyleyebiliriz: Türkiye burjuvazisi, bırakın insanca yaşanacak bir Türkiye, özgür ve adaletle bir Türkiye kurmayı, Türkiye'yi yönetmekten bile aciz olduğunu 1950'den bu yana bütün iktidarlarıyla ispat etmiştir.(')Edebiyatta eleştiriye gelince'Böylesine batakta, böylesine çürümüş bir toplumda öbür toplumsal etkinlikler ne durumdaysa edebiyat da o durumda'Kendi eleştirmenliğime gelince'Bir eleştirmenin bir romancı gibi, bir şair gibi 'hırslı' olabileceğini sanmıyorum. Bunun için onların içinden bazılarının katlanmayı göze alabildikleri küçüklüklere, bayağılıklara katlanmaya da gerek yok.'Düşündüğü gibi yaşadı Fethi Naci.Her zaman saygıyla.                                                                 e-posta: turhangunaycumhuriyet.com.tr / cumkitapcumhuriyet.com.tr

Cumhuriyet İMECESİ