Haydi kadınlar aşıya

Rahim ağzı kanserini özellikle son iki yıldır her yerden duyuyoruz. Gittiğimiz hastahanedeki afiş ve kitapçıklardan, televizyondaki reklam filmlerinden ve muayene olduğumuz jinekoloğumuzdan... Kadınlarda görülen en yaygın ikinci kanser türü olan rahim ağzı kanseri doğal olarak ölümlü vakalarda da ikinci sırada yer alıyor.

14 Ağustos 2008 Perşembe, 11:53

Sinsi bir hastalık olan rahim ağzı kanserinden her iki dakikada\t bir kadın ölüyor. Dünyada her yıl yaklaşık 500 bin kadına tanı koyuluyor ve 300 bin kadın bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Verilerin bu denli korkunç olmasının başında da konu hakkındaki bilgisizlik geliyor.

Evet, aslında bu hastalığı önlemek ya da tedavi etmek mümkün. Maltepe Üniversitesi Kadın Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ümit Özekici ile rahim ağzı kanseri hakkında konuştuk. Özekiciye özellikle rahim ağzı kanserini önlemek için keşfedilen ve iki yıldır Türkiyede uygulanan aşıyı sorduk. Tabii sadece aşı hakkında konuşmadık. Rahim ağzı kanserine ilişkin tüm detayları öğrendik. Bu kanserden dolayı her iki dakikada bir kadının yaşamını yitirdiğini de...

Hastalığın tanımı

Rahim ağzı kanseri, rahmin üst kısmı ile vajinayı birbirine bağlayan konik biçimli serviks (rahim ağzı) bölgesinde ortaya çıkıyor. Rahim ağzı kanseri, HPV infeksiyonuna yanıt olarak rahim ağzı duvarında anormal hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla gelişiyor. Anormal rahim ağzı hücreleri bir araya gelerek tümör adı verilen bir kitle oluşturuyorlar. Bu tümör iki türlü olabiliyor. İyi huylu olanlar yayılmıyor ve genelde zararsız. Kötü huylu olanlar ise bulundukları yerden yayılarak hayati tehlike oluşturan kansere dönüşüyorlar. Rahim ağzı kanserinin tanımı böyle. Peki bu kansere neden olan şey ne?

Neredeyse bütün rahim ağzı kanserlerine human papillomavirüs (HPV) neden oluyor. Ancak dünya çapında oldukça yaygın olan bu virüsün yüzden fazla tipi var. Bunların pek çoğu farkedilebilir herhangi bir belirtiye yol açmadan kendiliğinden yok oluyor. Ancak bunlardan yaklaşık 30 tip, ağırlıklı olarak da HPVnin 16 ve 18 tipleri rahim ağzı kanserine sebebiyet veriyor.

Belirti vermiyor

Bir kadının rahim ağzı kanserine yakalandığını anlamasının pek imkanı yok gibi çünkü hastalık maalesef çok sessiz seyrediyor. Ancak bir tek hastalık ilerledikçe fark edilebilecek küçük birkaç belirti var. Düzenli adet dönemleri arasında, cinsel ilişki ve menopoz sonrasında görülen anormal vajinal kanamalar gibi. Ayrıca vajinal akıntıda artış ve cinsel ilişki sırasında ağrı da belirtiler arasında. Ancak bunlar hastalık ilerlediğinde görülüyor. Rahim ağzı kanseri olup olmadığınızı anlamanın tek yolu basit bir test: Pap testi. Çünkü HPV virüsü sadece girdiği dokuda kalıyor. O yüzden o dokuyu taramak bu hastalığı anlamanın tek yolu. Smear testi olarak da adlandırılan bu test ile virüs kansere yol açmadan tespit edilebiliyor. Düzenli smear testi yapılarak HPVye yakalanıp yakalanmadığınızdan haberdar olmak ve gerekli müdahaleleri yapabilmek mümkün. 1950lerden beri kullanılan bu test artık tüm dünyada çok yaygın hale geldi. Yani test eskisi gibi çok pahalı değil ve yorumlanması da kolaylaştı. Özekiciyi yakalamışken bu bilgilerin dışında testi ne kadar sıklıkla yapmamız gerektiğini de sorduk. Ve Dünya Kanser Teşkilatının yaptığı çalışmaya göre 3 yılda bir test yapsanız bile rahim ağzı kanserini erken yakalama şansınız %90lar civarındayanıtını aldık. Mesela Amerikada her yıl 3.5 milyon smear testi tıbbi takip gerektiren rahim ağzı anormalliklerini ortaya çıkarıyormuş. Bir de HPVnin tipini anlamak için HPV kültürü yapılabiliyor. Bu test sonucunda da HPVnin hangi tiplerinin sizde olduğu açıkça ortaya çıkıyor.

Diyelim ki Smear testi sonucunda sizde HPV olduğu ortaya çıktı. Peki ama bu virüsü nereden almış olabilirsiniz? Tüm dünyada 630 milyon kişinin HPV ile infekte olduğu tahmin ediliyor. Bunların çoğunda hiçbir belirti ya da işaret olmadığı halde virüsü başkasına geçirebiliyorlar. Temel bulaşma yolu cinsel ilişki. Anal ve oral ilişkinin yanı sıra, öpüşmekten ve dokunmayla da geçtiği oluyor. Bu virüsü alabilileceğiniz yerlerden biri günde pek çok kez ziyaret ettiğiniz yer: Tuvalet. Ancak en temel bulaşma yolu cinsel ilişki olduğu için, rahim ağzı kanserine genellikle genç yaşlardaki kadınlar yakalanıyor. Doğarken anneden HPV alan bebekler de var. Onlarda da solunum yolu tıkanması sonucu ölüm söz konusu olabiliyor.

Smear testi sonucu sizde HPV olduğuna karar verildi diyelim ki? Peki şimdi ne olacak? Rahim ağzı kanserinin tedavisi mümkün. Tabii hastalığınız çok ileri aşamalara gelmediyse bu daha olası. İlerleyen kanserler ise ölümle sonuçlanabiliyor. Kanseröz ve pre-kanseröz rahim ağzı oluşumlarda birçok tedavi seçeneği bulunuyor. Hastalığın evresine göre tedavi yöntemine karar veriliyor. Erken evrelerde Lazer30, Kriyocerrahi ve LEEP denilen yöntemlerle dondurarak, yakarak ya da keserek hastalıklı dokuyu çıkarmak mümkün. Bu dokuların başka yerlere yayılmamış olmasında fayda var. İleri evrelerde ise, histerektomi, yani üreme organlarının alınması, radyoterapi ve kemoterapi yöntemlerinden biri veya uygun olan kombinasyonları uygulanabilir.

Zamanında haberdar olursanız, basit tedavilerle bu hastalığın kansere dönüşmesini engelleyebilirsiniz.

Her şeyi başa sarıp bunların olmasına engel olmak da mümkün. Son yıllarda iki firma rahim ağzı kanserine karşı savaş vermekte kullanılabilecek bir koruma aşısı keşfetti.

Biri, yalnız rahim ağzı kanserine, diğeri ise rahim ağzı kanserinin yanı sıra rahim ağzı öncü doku değişiklikleri ve kondülom denilen siğillere karşı aşı. İkili ve dörtlü aşı olarak adlandırılan bu aşılar hemen hemen her hastahanede yapılıyor. Rahim ağzı kanseri cinsel temasla bulaşan bir hastalık olduğu için, aşı özellikle henüz cinsel aktivitesi başlamamış kişilere tavsiye ediliyor. Yani 13 ile 26 yaş arasındaki kadınlara... Ancak 45, hatta 50 yaşındaki kadınlara da uygulanıyor. Aşı üç aşamada yapılıyor. İlk aşıyı olduğunuzdan tam 2 ay sonra ikinciyi, 6 ay sonra da üçüncüyü yapmalısınız. Yani üç aşı 6 aylık periyot içinde yapılmış olmalı. Özekiciden aşıyla ilgili bütün detayları öğrendik: 6 ayda aşının üç rapelinin yapılması halinde aşı 7 yıla kadar yüzde yüz HPVden koruma sağlıyor. Bir yandan umut verici çalışmalar devam ediyor. Aşının, Hepatit B aşılarında olduğu gibi ömür boyu koruyuculuk sağlayacağı hakkında kuvvetli belirtiler var. Üç rapel en geç bir yıl içinde yapılmalı. Aksi halde tüm aşıların tekrardan yapılması gerekir. Aşı ön kola yapılıyor. Şu ana kadar belirtilmiş bir yan etkisi yok. Aşıda proteini taklit eden bir madde olduğu için allerjik yan etkileri yoktur. Aşılar mutlaka üniversite hastahanesinde ya da tam teşekküllü bir hastanede yapılmalı. Her bir aşı 250 YTL civarı. Hastahaneler uygulama için de bir miktar para alıyor. Aşılar şu an zorunlu aşı listesinde olmadığı için Sosyal Güvenlik kapsamında değil. Rahim ağzı kanserinden her iki dakikada bir kadın ölüyor. Bu bilimsel bir gerçek.

HPV erkeklerde de penis kanserine yol açıyor aslında ama erkeklerde daha az göründüğü için hastalık kadınlarla özleşti. Her yıl bin 500 erkek ve 500 bin kadına HPV tanısı konuluyor. Hastalık, erkekle temastan geçiyor. Şimdilerde aşı için erkeklere ilişkin çalışmalar da yapılıyor.