Sporda ve bilimde Cumhuriyet kadınları

Sporda da hep var olmuş Cumhuriyet kadını. Cumhuriyetin ilk yıllarında üç bayan atlet Emine Abdullah, Vasfiye Hanım ve Neriman Tahsin, Galatasaray Kulübüne bağlı olarak uluslararası müsabakalara katılarak birçok başarıya imza atmışlardır.

15 Ağustos 2008 Cuma, 09:44

1936 yılında Berlin Olimpiyat Oyunlarında iki eskrimci bayan sporcumuz, Suat Aşeni ve Halet Çembel Ülkelerini başarıyla temsil ederek göğsümüzü kabartmışlardır. Başarılı, yetenekli Cumhuriyet kadınlarının daha fazla spora katılımının sağlanabilmesi için 1926 yılında İstanbul Çapa Kız Öğretmen Okulu’nda bir spor kursu açılmıştır. 1929 yılında ise Ankara’da bir grup kadın tarafından tenis kulübü kurulmuştur. İlk Türk kadın voleybolcu Suphiye Fırat 1929 yılında erkek voleybol takımında oynamaya başlayarak fizyolojik olarak da kadının gücünü kanıtlamıştır. Beden Terbiyesi Teşkilatında ise ilk federasyon üyesi kadın, Güneş Çapa olmuştur. İlk kadın terbiye-i bedeniye muallimesi Mesadet Saver 1931’de Taksim Stadyumu’nda 19 Mayıs gösterilerini yönetmiş. 1928’de ilk kez düzenlenen gösterilerde de ilk komutu yine o hoparlör kullanmadan vermişti. Nezihe(1911), Fitnat (1910), ve Melek Özdil(1916) kardeşler kürek sporunda Fenerbahçe spor kulübü adına 1930-1942 arasında tüm birincilikleri aldılar. Tiyatrocu Lale Oraloğlu 1950’de Galatasaray Kız 4 Tek Kürek Takımına girdi ve şampiyonluk kazandı. Ertesi yıl, yakın arkadaşlarından kurduğu kadroyla İstanbul Şampiyonası‘na üç kategoride girdi ve hepsini kazandı. Biz de bu işi yaparız diyen bir grup genç kız Futbol Kulübü Derneği ve Dostlukspor’u kurdu. 1980’de bütün derneklerle birlikte kapatıldı. 1987’de yedi kadın futbolcu yeniden biraraya geldi. Takım, 1991’de Hollanda’da 18 takım arasından 8’inci oldu.

Kadın her alanda başarılı olmuştur

Geçmişin başarılı sporcu Cumhuriyet kadınlarının attığı temeller bugünün başarılı kadın sporcularını yaratmıştır. Milli atlet Süreyya Ayhan, Bayan Milli Voleybol Takımı, Türkiye Bayanlar Ralli Şampiyonu Burcu Çetinkaya gibi sporcular, son yılların dikkat çeken isimlerindendir. Birçok alanda ülkesi için çalışan, zaman harcayan, sosyal sorumluluk projelerinin başarılı ve değişmez ismi Sayın Dilek Sabancı. Önemli projelere imza atmış olan bir bilim kadını olan Sayın Prof. Dr. Türkan Saylan. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında onlarca bilimsel çalışmalar yapan, Zihinsel ve Bedensel engelli çocuklarımızın eğitimiyle yakından ilgilenen Sayın Prof. Dr. Serap İnal. Sadece iş dünyasında değil, eğitim alanında da üzerine düşeni her zaman fazlasıyla yerine getiren başarılı iş kadını Sayın Güler Sabancı gibi daha birçok başarılı Cumhuriyet kadınını örnek göstermek mümkün. Spordan Sanata, Bilimden Eğitime, her alanda başarılı işler yapan Cumhuriyet kadınlarımızın sayısı buraya sığmayacak kadar fazla.

Ulu önder diyor ki; “Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organ işlemezse o sosyal toplum felçlidir”. Sonuç olarak dogmaların değil, aklın ve bilimin rejimi olan Cumhuriyet, bu sayede kendi başarılı kadınlarını yaratmıştır. Geçmişten günümüze Cumhuriyet kadınları, hayatın her alanında başarılar göstermiş ve göstermektedirler. Bizler onların bu başarıları sayesinde kendimizi hayatın hiçbir alanın da yalnız hissetmiyoruz. Anne, işçi, Sporcu, İş kadını, Bilim Kadını, Sıfatları yâda unvanları ne olursa olsun Bu güzel Ülke için emek veren, çalışan, üreten Cumhuriyet kadınlarına sonsuz şükranlar. İyi ki varsınız.