Siyasilerin "1 Mayıs" mesajları

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı dolayısıyla siyasiler mesaj yayımlıyor. TBMM Başkanı Köksal Toptan mesajında, Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma yolunda hızla ilerleyen Türkiye'nin en büyük destekçisinin çalışanlar olduğunu vurgularken; DSP milletvekili SüleymanYağız, Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın geçen sene söylediği "ayakların başları yönettiği bir yerde kıyamet kopar" sözlerine atıfta bulundu.
Yayınlanma tarihi: 1 Mayıs 2009 Cuma, 11:10

TBMM Başkanı Köksal Toptan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de en önemli dayanışma günlerinden biri olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı'nın emeğe verilen değerin ve gösterilen saygının ifadesi olduğunu söyledi.

Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma yolunda hızla ilerleyen Türkiye'nin en büyük destekçisinin çalışanlar olduğunu vurgulayan Toptan şunları kaydetti:
"Yaptıkları fedakarca çalışmalarla kaynaklarımızı ürüne dönüştüren işçilerimiz, kalkınmamızın anahtarı durumundadır. Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanunda değişiklik yapan TBMM, 1 Mayıs'ın Emek ve Dayanışma Bayramı olarak tatil günleri arasına eklenmesi kararını almıştır. Meclisimizin çalışanlara ve işçi haklarına verdiği değerin göstergesi olan bu önemli kararın, 1 Mayıs'ın coşku, dayanışma ve kardeşlik içerisinde kutlanmasına katkıda bulunacağına inanıyorum. Türkiye genelinde yapılacak kutlamaların, barış, huzur ve sağduyu içerisinde gerçekleştirilmesi hepimizin ortak arzusudur. Gerek sendikalarımızın gerekse işçilerimizin sosyal diyalog içerisinde uzlaşmacı ve katılımcı bir anlayışla toplumsal barışımızı güçlendirme yolundaki çabaları demokrasi kültürümüzün gelişmesine büyük katkılar sağlayacaktır."

Çelik: 1 Mayıs muhabere, savaş günü değil

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi gören işçileri ziyaret etti. Çelik, hastane önünde basın mensuplarının İstanbul'daki 1 Mayıs kutlama girişimlerinde yaşanan olaylarla ilgili sorusunu yanıtladı.

Marjinal gruplar

1 Mayıs'ın bir korku günü olmaktan çıkarılması, amacına uygun şekilde kutlanması konusunda çaba gösteren tüm kesimlere, emekçilere teşekkür eden Çelik, bir dayanışma günü olsun, emeğin sorunları tartışılsın, emekçinin problemleri konuşulsun diye 1 Mayıs'ı tatil günü ilan ettiklerini vurguladı. Çelik, şöyle konuştu:
''1 Mayıs bir muharebe, savaş günü değil. Bugün az sayıda da olsa Türkiye'deki demokratik açılımlardan rahatsız olanlar, demokratik açılımlar konusundaki samimiyetimizi ortaya koymamıza rağmen bunu anlamakta direnen bazı kesimlerin iş yerlerine, caddeleri, marketleri tahrip ettiğini sabahleyin izledim. Çok az sayıdaki marjinal gruplar diye değerlendiriyorum. Türkiye bir hukuk devleti. Bu çerçevede alınmış olan kararlar var. İdarenin belirlediği alanlar, sahalar var. Bu konuda herkesin saygılı olmasının doğru olacağı kanısındayım. Taksim kimseye kapalı değil, kapalı olmadığını da söyledik. Gittiler konfederasyonlar çiçeklerini koydular ve miting alanlarına döndüler. Toplantı alanlarında 1 Mayıs'la ilgili etkinliklerini sürdürecekler.
Eğer idare bu kadar görüşmelerden sonra Taksim'de miting yapılmaması konusunda bir tavır koymuşsa herkesin buna saygı olması gerekiyor. En azından tatil günü olması dolayısıyla saygı duyulması gerektiği inancındayım. Ayrıca terör olaylarının çok yoğunlaştığı, yaygınlaştığı bir süreçte, milletimizin gönlünün çok üzgün olduğu bir ortam içerisinde 1 Mayıs'ı bir birlik, beraberlik, teröre karşı bir dayanışma gününe çevirmemiz gerekirken, bunu anlamakta direnen ve bunu bir çatışma ortamına çekmeye çalışan unsurlar ve gruplar da var. Ama büyük bir çoğunluk, büyük bir ekseriyet, bugünü emeğin günü olarak emeği tartışacak, emeğin sorunlarını, haklarını konuşacak. Ayrıca az önce hastanede gördüğümüz sorunların çözümüyle ilgili yeni öneriler getirileceğine inanıyorum. Bundan sonra 1 Mayıs'ın bugünkü gibi değil, çok daha olumlu atmosferde geçeceğine inanıyorum. Bu olumlu süreçte 1 Mayıs'ın sağlıklı bir şekilde bir dayanışma günü olarak geçmesi konusunda emeği geçen herkesi kutluyorum.''


Soylu: "Çok olumlu bir gelişme"

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Süleyman Soylu, 1 Mayısın ''işçi bayramı'' olmasını çok olumlu bir gelişme olarak nitelendirdi.

Soylu, DP Bodrum İlçe Teşkilatını ziyaretinde gazetecilere yaptığı açıklamada, '' Uzun tartışmalardan sonra 1 Mayısın 'İşçi Bayramı' olmasını çok olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Bu konuda gayret gösteren ve 1 Mayısın İşçi Bayramı olma noktasında iradesini esirgemeyen parlamentoya ve sendikaların bu konudaki sosyal girişimlerine teşekkür ediyorum'' dedi.

1 Mayıs İşçi Bayramı'nın birlik ve beraberlik içerisinde geçirilmesi gerektiğine işaret eden Soylu, şunları kaydetti: ''Bu anlayış çok uzun zamandır yapılması gereken bir anlayıştı. Bugün de tüm Türkiye'de, bu bayramın birlik içinde beraberlik içinde, Türkiye'nin işsizliğe karşı vereceği mücadeleye ortak çözüm getirebilecek anlayış içerisinde gerçekleşmesini diliyoruz. Çünkü Türkiye gergin günler yaşıyor. Bugünün, bir gerginliği değil birliği, beraberliği, kardeşliği, yarına ait bir umudu taşımasını istiyoruz. Bu vesileyle tüm Türkiye'de ve tüm dünyada çalışanların İşçi Bayramı'nı kutluyorum.''

Yağız: Taksim yasağı artık anlamını yitirdi

DSP İstanbul milletvekili Süleyman Yağız, 1 Mayıs kutlamalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Başbakan Erdoğan'ın geçen yılki 1 Mayıs kutlamalarıyla ilgili olarak söylediği, "Bugünü bizden resmî tatil günü olarak bekleyenler var. Eğer şöyle bir hesap yapacak olursak, bir günün maliyeti Türk ekonomisine yaklaşık iki katrilyondur. Fazlası var, azı yok. Fakat burada bir şeyi daha söylemem lazım. O da şu: Değerli arkadaşlar, ayakların başları yönettiği bir yerde kıyamet kopar" sözlerini hatırlattı.

Başbakan Erdoğan'ın, bu yıl 1 Mayıs'ın resmi tatil günü olması yönünde bir irade ortaya koyduğunu hatırlatan Yağız, bunun üzerine TBMM'nin, oy birliğiyle 1 Mayıs'ı tatil günü olarak resmileştirdiğini kaydetti. Yağız, "Demek ki Başbakan, geçen yılki açıklamasında haklı değildi. Belli ki, bu haksızlığını telafi etmek için bu yıl tavır değiştirdi. Ama bu olumlu tavır değişikliğine karşın 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmasına geçen yıl olduğu gibi bu yıl da karşı çıktı" dedi.

"Taksim yasağında direnmemeliydi"

Başbakan Erdoğan'ın Taksim yasağında ısrarcı olmaması durumunda "takdirle anılacak bir iş yapmış" olacağına dikkat çeken Yağız, şunları söyledi:

"Yapmadı. Yapmadı ama Taksim yasağının da bir anlamı kalmadı. Çünkü bu yılki 1 Mayıs etkinlikleri, işçilerin yoğun talebi nedeniyle verilmek zorunda kalınan makul izin üzerine şu ya da bu ölçüdeki bir katılımla da olsa Taksim'de gerçekleştirildi. Eski bir sendikacı ve işçi baş temsilcisi olarak işçileri ve sendikalarını kutluyorum. Sayın Başbakan bilmeliydi ki, işçilerin Taksim talebi, bir inatlaşmadan kaynaklanmıyordu. Taksim, 1977 katliamından bu yana 1 Mayıs'la özdeşleşmiş bir alandı. Dolayısıyla yöneticilerin ve güvenlik güçlerinin bu gerçeği artık kabul etmeleri gerekiyordu. Etmediler. Ama kabul etmemeleri hiçbir işe yaramadı. Sonunda işçiler, Taksim hedefine ulaşmayı başardılar. Taksim'den geriye dönüş artık olmayacaktır. İstanbul'daki 1 Mayıs etkinlikleri artık her yıl Taksim'de gerçekleştirilecektir. Bunu kimse önleyemeyecektir. Geçen yıl 1 Mayıs'ın tatil olmasına karşı çıkıp da bu yıl tatil kararı alanlar da gelecek yıldan itibaren Taksim'e gereken izni vermek zorunda kalacaklardır. Çünkü yasaklardan hiçbir zaman yasakçıların istediği sonuçlar alınamamıştır."

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.