Hacıbektaş'a on binler aktı

45. Ulusal 19. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Kültür ve Sanat Etkinlikleri'nin ikinci gününde binlerce kişi dün kutsal mekânları ziyaret etti. Tiyatro gösterileri, konserler, sergilerle renklenen etkinlikler kapsamında düzenlenen konferans ve paneller de büyük ilgi çekiyor.

18 Ağustos 2008 Pazartesi, 11:11

Hacıbektaş Cumhuriyet Meydanında önceki gün başlayan etkinliklere yurdun çeşitli kentlerinden katılan yaklaşık 50 bin kişi, dün de Alevi-Bektaşiler tarafından kutsal sayılan mekânları ziyaret etti. Alevi-Bektaşi düşüncesini paylaşan vatandaşlar, Beştaşlar, Çilehane ve Hacı Bektaş Veli Müzesine adeta akın ettiler.

Kültür ve sanat etkinlikleri de yoğun katılımla devam ediyor. Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi Sergi Salonunda Işık Çuhacıoğlunun düzenlemesini yaptığı karma resim sergisi ile Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi fuaye salonunda Vicdan Güvençin İnançkonulu resim sergisi açıldı. Tiyatro gösterileri, şiir dinletilerinin yanı sıra en büyük ilgiyi, gece programlarında halk ozanları tarafından seslendirilen Alevi nefes ve deyişleri çekiyor. Hacıbektaş Belediye Başkanı Alirıza Selmanpakoğlu, Hacı Bektaş Veli kültürünün, onun düşünce ve öğretilerinin anlatılması, tanıtılması amacına yönelik olarak gerçekleştirilen etkinliklere gösterilen ilginin kendilerini sevindirdiğini söyledi. Etkinlikler kapsamında Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezinde Alevilikte semah ve müzik konusunda panel düzenlendi. Gazetemiz Ek Yayınlardan Sorumlu Yazıişleri Müdürü Miyase İlknurun yöneticiliğini yaptığı paneli Belediye Başkanı Selmanpakoğlu, Biz Kaç Kişiyiz Platformu Başkanı Tuncay Özkanın yanı sıra çok sayıda yurttaş izledi.

Panelde konuşan araştırmacı yazar İlhan Cem Ersever, Alevi kültürünün dışa yansıması olarak da algılanabilecek semahın bu kültürün vazgeçilmez öğesi olduğunu belirtti.

‘Kültürün esaslarından biri’

Şamanizm, Budizm ve Brahmanizm gibi akımlarda da semah benzeri bir olgunun var olduğunu anlatan Ersever, Alevilerin ana ritüeli olarak da benimsenebilecek semah, manevi yönüyle bu kültürün ana esaslarından birini oluştururdedi. Semaha bir bölüm İslam âlimi tarafından olumlu yaklaşılmasına karşın, önemli bir bölümü tarafından normal yaklaşılmadığını vurgulayan Ersever, özellikle Kanuni Sultan Süleyman döneminde fetva makamındaki Ebu Suud Efendinin emirleriyle semah yapanların çeşitli baskılara maruz kaldığını, köylerinin yağmalandığını ve bunun sonrasında Alevi inancını taşıyan insanların bu kültürü kimsenin görmediği gözden uzak mekânlarda yaptıklarını dile getirdi. Ersever, İyi ki o dönemde saray çevrelerinde semah dönülmemiş, belki de saray çevreleri buna izin verse bu denli bir otantiklik içerisinde günümüze kadar yalın ve öz haliyle ulaşamayabilirdi. Aleviliğin günümüze kadar taşınmasında semah ve müziğin katkısı vazgeçilmez büyük önem taşımaktadırdiye konuştu.

Önemli bir zenginlik

Sanatçı, araştırmacı-yazar Gani Pekşen de Anadoluda 1920lerden sonra başlatılan Türk halk müziği araştırmalarında Alevi nefes ve deyişlerinin önemli bir zenginlik oluşturduğunu vurguladı.

Alevilerin okuma yazma bilmemelerine karşın, öz kültür değerlerini nefeslerle, saz ve deyişlerle bugünlere ulaştırmayı başardıklarına dikkat çeken Pekşen, Alevi müzik kültürünün de etkin ve verimli bir şekilde araştırma ve buna paralel eğitimsizlik nedeniyle yaygın bir şekilde bilinemediğini ifade etti.

Pekşen,Bu kültürü yaşayan ve yaşatanlar, okuma yazma bilmemelerine karşın onlarca beyit nefesi ezbere biliyor ve bunları sözlü gelenekle bugüne aktarabiliyorlar. Aleviliğin en önemli ritüellerinden biri şüphesiz cem törenleridir, ancak cemin ne olduğunu anlamak için deyiş ve nefesleri iyi anlamak lazım diye konuştu.