Sıcaklar yakıyor

Mevsim normallerinin üzerinde seyreden kavurucu sıcaklara karşı uyaran uzmanlar, "Gerekmedikçe sokağa çıkmayın" dedi. Aşırı sıcakların, özellikle kalp-damar, tansiyon, akciğer, böbrek ve diyabet hastalığı olanlar için risk oluşturduğunu söyleyen uzmanlar, sıcaklar nedeniyle bebek ve çocukların ishal ve besin zehirlenmeleriyle karşı karşıya kaldığını da ifade ettiler.

20 Ağustos 2008 Çarşamba, 09:20

Mevsim normallerinin üzerinde seyreden kavurucu sıcaklara karşı uzmanlar uyardı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recep Akdur, aşırı sıcakların, özellikle kalp-damar, tansiyon, akciğer, böbrek ve diyabet hastalığı olanlar için risk oluşturduğunu söyleyerek “Günün belli saatlerinde mecburi olmadıkça sokağa, güneşe çıkılmaması gerekiyor” dedi. 

Prof. Dr. Akdur yaptığı açıklamada, hafta boyunca sürecek olan ve mevsim normallerinin üstünde seyreden kavurucu sıcaklara karşı özellikle kalp damar ve tansiyon hastası olanlar, böbrek ve diyabet hastaları, solunum sorunu yaşayanlar ile küçük çocuklar ve yaşlıları uyardı. Prof. Dr. Akdur, aşırı sıcaklarda günün belli saatlerinde mecburi olmadıkça sokağa çıkılmaması gerektiğini söyleyerek, “10.00-16.00 saatleri arası Türkiye için güneş ışınlarının doğrudan dik geldiği ve dolayısıyla sıcaklığın en yüksek olduğu saatlerdir. Bu saatlerde sokağa zorunlu olmadıkça çıkmamaları önerilir” dedi. Prof. Dr. Akdur, sokağa çıkıldığında ise, mutlaka uygun giysiler ve koruyucu gözlük takılması gerektiğine işaret ederek “Bu elbiseler ışık geçirmeyen pamuklu elbiseler olmalı. Çok fazla koyu değil; ama çok da açık ve ince kumaşlar olmamalı. Çünkü bunlar da güneşin etkisini devam ettirebilir” diye konuştu.

Özellikle hipertansiyonu olanlar dikkat

Prof. Dr. Akdur, çok terlendiği zaman mineral kaybı söz konusu olacağını kaydederek şunları söyledi: "Aşırı sıcaklar tansiyon hastaları için önemli bir risk yaratır. Çünkü tuz ve mineral kaybı olur. Bu tuz kaybı çok hafif tuzlu bir ayran ile takviye edilebilir. En önemli olaylardan bir ise bol su ve sıvı alınması gerekiyor. Herkesin günde 3 litreye yaklaşan, yani 8-10 bardak su içmesi gerekiyor. Aşırı sıcaklarda su kaybına girilmemesi lazım." Alınan gıdalara da dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Akdur, “Ağır yiyecekler yemek de aşırı sıcaklar da doğru değil. Kızartma türü, yağlı yiyecekler yani sindirimi zorlayan beslenme aşırı sıcaklarda olmaz. Yemeklerin de sulu olmasında fayda var” dedi.

Çocukları bekleyen tehlike

Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Klinik Şefi Doç. Dr. Gonca Yılmaz ise, aşırı sıcaklarla beraber bakterilerin üremesi, besin zehirlenmeleri ve ishallerin oldukça önemli olduğunu söyledi. Doç Dr. Yılmaz, “Bazı bakteriler özellikle besin zehirlenmelerine sıcakta yol açıyorlar. Besinlerin özenle seçilmesi, iyi yıkanması gerekiyor” dedi. Doç. Dr. Yılmaz, bu noktada gerek anne gerekse çocuğun el yıkamasının oldukça önemli olduğunu kaydetti.

Bebek ve çocukları mutlaka güneşten korumak gerektiğini ifade eden Doç.Dr. Yılmaz, şunları söyledi: “Çocuklar için 2 yaşından itibaren koruyucu faktörü yüksek gözlükleri öneriyorum. Aşırı sıcaklarda mümkün olduğunca çocuklar dışarı çıkarılmamalı. Dışarı çıkarıldığında ise koruyucu faktörü yüksek kremler kullanılmalı. Ayrıca bebek arabalarında mutlaka gölgelik olmalı. Öte yandan, Türk toplumunda bir alışkanlık olarak bebekler sarıp sarmalanıyor. Bebekler bu şekilde çok sıkı sarmalanmamalı. Daha ince giydirilmeli. Ve en önemlisi bebek ve çocuklara aşırı sıcaklarda bol su verilmeli ve bol sıvı içeren gıdalarla beslenmeli.”

Tatil yörelerinde ise çocukları havuza sokmanın sağlıklı olmadığına da değinen Doç. Dr. Yılmaz, “Havuz suyunu kesinlikle önermiyorum. Havuz sularının ne olduğu belli değil. Çocukların özellikle denize girmesini, temiz bir deniz suyuna girmesini öneriyorum” diye ekledi.