Örtünmeye zorlayan eşe ceza

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kocanın, karısını çağdaş kıyafetlere aykırı giyinmeye zorlamanın "sosyal şiddet" olduğuna karar verdi. Yargıtay, eşini örtünmeye zorlayan koca aleyhine açılan boşanma davasının da kabul edilmesi gerektiğine hükmetti. Karar "alkışlanacak" ve kadın haklarını ileriye götürecek bir karar olarak destek gördü.

22 Ağustos 2008 Cuma, 07:20

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin verdiği emsal kararda şu görüşlere yer verildi: “Eşin örtünmeye zorlanması sosyal şiddete yönelik bir davranış olduğundan evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan davranışlardandır. Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalı kocanın karısını çağdaş kıyafetlere aykırı giyinmeye zorladığı ve evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.

Eşinin kendisini örtünmeye zorlaması nedeniyle boşanma davası açan T.L. nin açtığı dava yerel mahkeme tarafından reddedildi. T.L. kararı temyiz etti. Dosya, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne geldi. Daire, yerel mahkemenin verdiği kararı bozdu. Bozma gerekçesinde, eşini ‘çağdaş kıyafetlere aykırı giyinmeye zorlamanınortak hayatı temelinden sarsacak bir davranış olduğu vurgulandı.

Yargıtay kararına destek

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin, eşini “çağdaş kıyafetlere aykırı giyinmeye zorlamanın” ortak hayatı temelinden sarsacak bir davranış olarak tanımladı ve eşini örtünmeye zorlamanın boşanma nedeni olarak karar vermesi ve baskıyı “sosyal şiddet” olarak tanımlamasına birçok çevreden destek geldi. İlahiyatçı Prof. Dr. Şahin Filiz,  Kadının İnsan Hakları Derneği Başkanı İpek İlkkaraca, Mazlumder Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu yarıgtay kararını desteklediler.

Tartışma yaratan karar, “alkışlanacak” ve kadın haklarını ileriye götürecek bir karar olarak nitelendirildi.


Prof. Dr. Şahin Filiz: "Yargıyı kytlama kgerekiyor çok yerinde bir karar"


Akdeniz Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi İlahiyat Profesörü Şahin Filiz, Yargıtay’ın verdiği kararın çok yerinde bir karar olduğunu ifade etti. Kararı “çağdaş cumhuriyetin ilke ve geleneklerine uygun, hukuka, insan haklarına mutabık düşen bir karar” olarak nitelendirdi.

Prof. Dr. Filiz, “Yargıtay’ı kutlamak gerekiyor. Bir insanın eşi olması, bizde hep kadın aleyhine gelişen bir statü olarak görülen bir gelenekti. Bu geleneği zaten Atatürk, Cumhuriyetin kuruluşu sonrasında yıktı. Kadın ve erkek eş eşittir. Kadın ve erkeğin bu giysiyi giymesi konusunda baskı yapabilir mi, bunu akıl bakımından düşünmek mümkün değilken, sırf erkek olduğu için eşine giysi konusunda dayatma getirmesinin bırakın hukuka akılla da ilişiği olamaz. Bu karar insan haklarına da uygundur. Türbanın mikrofaşizme nasıl da yol açtığını bu karara konu olan bu örnekte de görüyoruz. İyi ki böyle bir karar verdi. Boşanma nedeni saymasaydı tarikat eşrafında kalan her erkek, kendi eşinin giyinmesi konusunda bitmez tükenmez taleplerle ve zorlamalara maruz bırakabilirdi” değerlendirmesinde bulundu.


“Sosyal şiddet oalrak adlandırılmasını takdir ediyorum”


Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği Başkanı İpek İlkkaraca, söz konusu kararın çok yerinde olduğunu söyleyerek, “Son derece doğru ve güzel bir karar. Örtünmeye ve açılmaya zorlamak bir birey olarak kadının kendi kılık kıyafeti ile ilgili vereceği karara müdahale etmektir. Bu karar bize aittir. Buna eş ya da aileden herhangi biri karışamaz. Özellikle de ‘sosyal şiddet’ olarak adlandırılmasını takdir ediyorum. Çünkü kadına şiddet derneğimizin çalışmaları altında çok geçen bir kavramdır ve şiddet sadece fiziksel şiddetle kısıtlı değildir. Bunu gayet doğru buluyorum. Sosyal şiddet kavramı dünyada çok yaygın olarak kullanılan bir kavram. Türkiye’de de bu kavramın kullanılmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum” dedi. İlkkaraca, söz konusu kararın insan hakları ve kadın haklarının ileriye gitmesi açısından çok olumlu bir karar olduğunu söyledi.


“Örtünmede zorlama olmamalı”


Mazlumder Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu  “Örtünme ve ya da örtünmeme, kişilerin kendi düşüncelerine göre verdiği karardır. Biz bunu genel olarak hiçbir kişi ve kuruluşun örtünme ya da açılması konusunda zorlama yapmamalı. Fakat sonuçta karı koca arasındaki ilişkide, vesayet ilişkilerinde birbirlerine tavsiyeleri olabilir. Bir babanın kızına ‘örtünürsen iyi olur’ demesi, tavsiye de bulunması bir şiddet olarak tanımlanamaz. Aile ilişkilerinde, karıkoca ilişkilerinde tavsiyeler olabilir. Tavsiye olabilir ama zorlama olmamalı” dedi.