"Tarımsal üretim için kullanılırsa Türkiye için çok daha kazançlı olur"

Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, Güneydoğu'daki mayınlı arazilerin temizlendikten sonra topraksız köylülere dağıtılmasına ilişkin olarak, ''Mayınlı araziler temizlendikten sonra çok küçük parçalar halinde dağıtılmasının ekonomik olarak hiçbir anlamı yok'' dedi.

23 Mayıs 2009 Cumartesi, 12:16

Tarım ve Köy İşleri Bakanı Eker, THY'nin tarifeli uçağıyla Paris'e hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda yaptığı açıklamada, Uluslararası Hayvan Sağlığı Teşkilatının 77. Genel Kurul Toplantısı'na katılacağını belirterek, toplantıya Birleşmiş Milletlere üye 180 ülkenin Veteriner İşleri Genel Müdürlerinin katılacağını söyledi.

Toplantıya, onur konuğu olarak davet edildiğini ifade eden Eker, genel kurulda yarın bir konuşma yapacağını, ayrıca bazı ikili temaslarda bulunacağını bildirdi.

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Mehdi Eker, bir gazetecinin, ''Güneydoğu'daki mayınlı araziyi temizleyecek şirkete buranın kullanım hakkının verilmesi tartışmaları var. Bu konudaki düşünceniz nedir?'' sorusu üzerine, ''Şirketle alakalı belirlenmiş bir şey yok. Şu anda mayınlar buradan nasıl temizlenir, bunun çalışması yapılıyor. Yasa bunun için, o ikinci safha...'' diye konuştu.

Eker, ''Güneydoğu'daki mayınlı araziler temizlendikten sonra topraksız köylülere dağıtılması yönünde bazı görüşler var, siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna karşılık, şunları kaydetti:

''Mayınlı araziler temizlendikten sonra çok küçük parçalar halinde dağıtılmasının ekonomik olarak hiçbir anlamı yok. 1970'li yıllarda Türkiye böyle bir şeyi denedi. Çok başarısız olundu. Şanlıurfa'da tarım ve toprak reformu yapıldı. Bu bir ekonomik, iktisadi faaliyet. Dolayısıyla belli bir ölçek büyüklüğüyle ölçek ekonomisine uygun olarak üretim yapılması lazım. Dolayısıyla burada da öyle. 50 yılın üzerinde burada bir üretim yapılmadı. Kimyasal ilaç ve kimyevi gübre kullanılmadı. Dolayısıyla, bu toprak belirli büyüklükteki işletmeler halinde tarımsal üretim için kullanılırsa Türkiye için çok daha kazançlı ve verimli işletilmiş olur. Biz bunun Türkiye için daha doğru bir yol ve yöntem olduğunu düşünüyoruz.''

Mehdi Eker, ''domuz gribi salgınına karşı Türkiye'deki domuz üretim çiftliklerinde ne gibi önlemler alındığına ilişkin'' soru üzerine de Türkiye'de 3 çiftlikte domuz yetiştirildiğini, 3'ünün de ruhsatlı olmadığını söyledi.

Bunun nedeninin yasaların gerektirdiği standartları taşımamaları olduğunu ifade eden Eker, ''Salgın hayvan hastalıkları dünya gündemine geldikten sonra bunlar üzerindeki denetim ve kontrol mekanizmasını titizlikle takip ediyoruz. Ama domuz gribi, bilindiği gibi doğrudan domuzlarla ilgili bir şey değil'' dedi.

Bakan Eker, kenenin neden olduğu ölüm vakalarına ilişkin bir soru üzerine de vatandaşların bu konuda dikkatli davranması gerektiğini belirterek, vatandaşların kırsal alanlardan döndüğünde vücutlarını kontrol etmeleri gerektiğini hatırlattı. Eker, ''Çünkü kene 24 saat vücut üzerinde durmadığı sürece mikrop bulaştırma ihtimali yok. Bu çok basit bir tedbir. Bunun üzerinde önemli durulmalıdır'' diye konuştu.

Basın toplantısının ardından Mehdi Eker ve beraberindeki heyet Paris'e hareket etti.