Son Haberler

A+ A-

"Kararı biz vermiyoruz"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir gazetecinin, ''Seçim tarihiyle ilgili yeni bir tartışma yarattınız aslında. 2011 ya da 2012 olabilir, henüz bilmiyorum dediniz'' sözleri üzerine, ''Kararını biz vermiyoruz da onun için'' dedi.
Yayınlanma tarihi: 23 Mayıs 2009 Cumartesi, 12:19

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ziyaret ettiği Düzce Valiliğinden ayrılırken, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Düzce Üniversitesi'nin kadro sorununa ilişkin sorusuna Erdoğan, ''Bunlarla ilgili şimdiye kadar üniversiteye verdiğimiz destek malum. Hem üniversitenin kurulması hem verdiğimiz desteklerle şu anda yerleşkelerin yavaş yavaş bitirilmesi, işi nasıl takip ettiğimizin en güzel örneğidir. Valimiz de işi yakından takip ediyor. Her geçen gün daha iyi olacak'' yanıtını verdi.

Erdoğan, bir gazetecinin, ''Sayın Başbakanım, seçim tarihiyle ilgili yeni bir tartışma yarattınız aslında. 2011 ya da 2012 olabilir henüz bilmiyorum dediniz'' sözleri üzerine, ''Kararını biz vermiyoruz da onun için'' dedi. Başbakan Erdoğan, İsrail karşıtlarıyla ilgili sözlerini hatırlatan gazeteciye, ''Bunu ilk defa bugün yapmıyorum arkadaşlar. Her zaman söylediğim gerçek bu'' karşılığını verdi.

"Yurttaşlarımız yaşam tarzı güvencemiz altında"

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının yaşam tarzı, arzuları, talepleri, beklentileri, hürriyetleri ve haklarının güvenceleri altında olduğunu söyledi. Erdoğan, partisinin Düzce İl Kongresinde yaptığı konuşmada, 6.5 yıldır milletin kendilerine yükledikleri emaneti yere düşürmediklerini, bundan sonra da düşürmeyeceklerini ifade etti. Yerel seçimlerin Türkiye genelinde çıkan fotoğrafının iyi okunması gerektiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi: ''AK Parti her konuda olduğu gibi kendisini eleştirmek, öz eleştiri yapmak noktasında diğer siyasi partilerden ayrı bir yerde duruyor. Biz rakamları eğip bükerek, çarpıtarak, rakamlar üzerinde cambazlık yaparak milleti yanıltmak isteyenlerden olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Seçim sonuçlarını nasıl değerlendirdiler? Başarısızlıklarını konuşmak yerine ne konuştuklarını gördünüz. AK Parti'nin aldığı oy oranlarından kendilerine pay çıkardılar. Kendi aldıkları oyları konuşmadılar. Halbuki AK Parti yüzde 39 ile birinci parti. İkinci ve üçüncü sıradaki partilerin oylarının toplamı yüzde 39.'' ''Seçime niye girilir'' diye soran Erdoğan, ''Kazanmak için, birinci parti olmak için girilir. Ama bunların demek ki birinci parti olmak gibi bir hedefleri yok. 'İki de, üç de olsak başarı' diyorlar. Biz de diyoruz ki bizim hedefimiz birinci parti olmak, milletimizin bu noktada teveccühüne layık olmaktır'' dedi.

Yerel seçim sonuçlarına göre muhalefetin sadece Türkiye'nin bazı illerinde olduğunu, Türkiye genelinde olmadığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: ''Biz, sizlerle beraber bu yolculukta 780 bin kilometrekarelik vatan toprağının partisi olduğumuzu gösterdik, bundan sonra da göstermeye devam edeceğiz. Biz, 71.5 milyon vatan evladının partisi olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. Biz, herhangi bir etnik grubun kimlik siyaseti yapan partisi olmadık. Biz Türküyle Kürdüyle Lazıyla Çerkeziyle Gürcüsüyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her bir ferdin partisiyiz. Bu yola böyle çıktık, böyle gidiyoruz. Ama bakıyorsunuz Türkiye'de birileri kimlik siyaseti yaparak, oy toplamaya çalışıyor, bazıları diyor ki 'biz deniz kenarlarının, sahillerin partisiyiz', öyle oy toplamaya çalışıyor. Biz diyoruz ki her yerin partisiyiz. 780 bin kilometrekarenin partisiyiz. Biz 71.5 milyon vatan evladının partisiyiz. Her birine aynı mesafedeyiz. Bizde ayrımcılık yok. Bizde birleştiricilik var. Bizde asla insanlar arasında tefrik yok. Tam aksine yaradılanı yaradandan ötürü sevmek var. Biz bu yükün sorumluluğunun farkındayız. Türkiye'nin meselelerine bir bütün olarak bakıyoruz. Türkiye'nin şehirlerini, ilçelerini, beldelerini, köylerini birbirinden ayırmıyoruz. Doğu-batı, kuzey-güney ayrımı yapmıyoruz. Tüm Türkiye'ye yayılan bir partiyiz. Bundan sonra da aynen böyle devam edeceğiz. Bize oy versin ya da vermesin her bir vatandaşımızın emaneti bizdedir. Her bir vatandaşımızın, kardeşimizin emniyeti bizim mesuliyetimizdedir. Her bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının yaşam tarzı, arzuları, talepleri, beklentileri, hürriyetleri, hakları bizim güvencemiz altındadır.''



Anneler içişleri bakanı benzetmesi

Kendilerinden önceki koalisyon hükümetinin DSP, MHP ve ANAP'tan oluştuğunu anımsatan Erdoğan, o dönemde Türkiye'nin IMF'ye 23.5 milyar dolar olan borcunun bugün 7 milyar dolar civarına düştüğünü söyledi. İktidara geldiklerinde enflasyonun yüzde 30 olduğunu anlatan Erdoğan, bu oranın şimdi 6.1 olduğunu ifade etti. Erdoğan, ''Bu enflasyon kimden gidiyordu? Vatandaşımın cebinden eriyen paraydı bu. Eriyordu paranız. Çarşıda, pazarda eriyordu. Enflasyon ne demek? Cebinizdeki paranın alım gücü demek. Senin o alım gücün enflasyon ne kadar yüksekse o kadar düşüktür. Ama enflasyon ne kadar düşükse alım gücün o kadar fazladır. Bunları bu iktidar başardı ama bunu millete farklı anlatıyorlar. Onun için hesabı yaparken şöyle yapmak lazım, asgari ücret AK Parti gelmeden önce neydi ve o asgari ücretle kaç kilo peynir alıyorduk, kaç adet simit alıyorduk, ne kadar yağ alıyorduk, ne kadar yumurta alıyorduk? Yap hesabını, ondan sonra de ki 'kardeşim o zamanın asgari ücretiyle şu kadar yumurta alıyorduk, şu kadar peynir alıyorduk, şu kadar pirinç alıyorduk. Ama bugün bakıyoruz daha fazlasını alıyoruz. Öyleyse kardayım. Bunu özellikle annelere söylüyorum çünkü siz 'içişleri bakanı' olarak bunun hesabını iyi bilirsiniz. Mutfakta ne var, ne yok daha iyi bilirsiniz. Ama bunu saptırmak isteyenler var. Bunlara fırsat vermeyeceğiz.''

Başbakan Erdoğan, dış politikaya ilişkin olarak da ''Avrupa Birliği ile ilgili gayretlerimiz devam ediyor. Azerbaycan, KKTC, bunlarla ilgili gayretlerimiz devam ediyor, aynı kararlılıkla da devam edecek'' dedi. Partililere seslenen Erdoğan, ''Medyada bizim yaptıklarımızı vatandaşlarımızın öğrenme imkanı yok. Sizlerden öğrenecekler. Milletimizin zihnini bulandıranları siz ifşa edeceksiniz. Bulanık zihinleri siz temizleyeceksiniz. Anlatarak, doğruları belgeleriyle göstererek, bunları ortaya siz koyacaksınız'' diye konuştu.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler