"Mayınlı araziler peşkeş çekilmesin"

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Gaziantep Şubesi, Türkiye-Suriye Sınırındaki mayınlı arazilerin topraksız çiftçilere ve işsiz ziraat mühendislerine verilmesini istiyor.

23 Mayıs 2009 Cumartesi, 15:52

ZMO Gaziantep Şube Başkanı Ahmet Faruk Demir, yaptığı açıklamada, son günlerde kamuoyuna, Suriye sınırında bulunan mayınlı alanların ''yap-işlet-devret'' modeli ile temizletileceği ve temizleme işlemini gerçekleştiren şirketlerin kullanımına açılacağı yolunda bilgiler yansıdığını belirterek, bu arazilerin bölgedeki topraksız köylülere ve işsiz ziraat mühendislerine verilmesini istediklerini belirtti.

Türkiye-Suriye sınırının 1956 yılında mayınlanmaya başladığını ve arazinin yaklaşık iki Kıbrıs adası büyüklüğünde olduğunu belirten Demir, şöyle konuştu:

''306 bin dekarlık mayınlı alan, düz ve büyük ölçüde birinci sınıf tarım arazilerinden oluşmaktadır. Sözü edilen alan, uzun yıllardır tarımsal amaçlı kullanılmadığı için kimyasal ilaç ve gübre kalıntısı içermemekte ve bu niteliği ile de üretim biçimini konvansiyonel tarımdan organik tarıma dönüştürmek için beklenmesi gereken ''geçiş süreleri''ni ortadan kaldırmaktadır. Bu bağlamda, bölge, yüksek katma değerli ve doğayla dost organik tarımsal üretim için son derecede uygun bir görünüm sergilemektedir.''

Hazırladıkları raporda AB Tarım uygulamalarına göre arazinin ortalama işletme ölçeğine uygun olarak 2 bin 353 topraksız aileye 13'er hektar olarak, karşılıksız dağıtılması, 2 bin 353 işletmede 2 bin 353 ziraat mühendisinin ve an az 10 bin topraksız tarım üreticisinin istihdam edilmesi anlamına geleceğine dikkat çeken Demir, şunları kaydetti:

''Tüm bu yönelim yerine, basına yansıdığı gibi, Maliye Bakanlığı ve Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nı tümüyle devre dışında bırakarak alanı, mayınları temizleyecek olan yabancı şirketlere kiralaması, Türkiye'nin “istihdam yaratma gereği" ile örtüşmeyen ve yörenin stratejik konumunu önemsemeyen yaşamsal bir yanlış olacaktır. Unutulmamalıdır ki, mayınların temizlenmesi için gerekli olduğu söylenilen 500 milyon dolardan kaçınmak için bu alanların uzun yıllar boyunca yabancıların kullanımına açılması, ülkenin ve ülke insanının yararına olmayacaktır.''