Embriyo transferi

Uzmanlık derneklerinden bazısı Sağlık Bakanlığı'nca, riskli doğumların önlenebilmesi kapsamında alınması öngörülen tedbirlerden ''tüp bebek uygulamalarında embriyo transferinin 3'ten 2'ye indirilmesi'' yönündeki çalışmayı desteklerken, kimisi ilgili yönetmelikte bazı değişikliklerin yapılması bazısı da uygulamanın olumsuz olabilecek yönlerine dikkati çekiyor.

22 Ağustos 2008 Cuma, 11:32

Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği Başkanı Doç. Dr. Bülent Urman, yaptığı açıklamada, tüm dünya ülkelerinde çoğul gebeliklere bağlı riskli doğumların önlenebilmesi için embriyo transferinde sınırlama yönünde çalışmalar olduğunu, transfer sayısının, özellikle Avrupa ülkelerinde 1'le sınırlandırıldığını söyledi.

Tüp bebek tedavisinde devlet tarafından vatandaşa verilen katkı payının, birçok Avrupa ülkesinde de verildiğini ifade eden Urman, ''Ancak, bu ülkelerde devlet, çoğul gebeliklere karşı transfer sayısında sınır getirerek kendi çıkarını korumaktadır'' dedi.
Urman, emriyo transferinin 1'le kısıtlanmasının gebelik oranını ciddi ölçüde düşüreceğine dikkati çekerek, şunları söyledi: ''Transferin, 2'yle kısıtlanması ile 3 transfer yapılması arasında gebelik açısından ciddi bir fark yok. Çoğul gebeliklere bağlı prematüre doğumlar başta olmak üzere çeşitli sorunların önlenebilmesi açısından, tek seferde embriyo transferi sayısının 3'ten 2'ye indirilmesi yönündeki çalışmaları destekliyorum'' dedi.

Emriyo sayısının 3'ten 2'ye indirilmesi yönündeki çalışmanın tek başına yeterli olmadığını da ifade eden Urman, şu an yürürlükteki ilgili yönetmelikte bulunan "Doktor uygun görürse, 3'ten fazla embriyo transfer edebilir" ifadesinin de tamamen çıkarılması gerektiğini bildirdi.

Urman, riskli doğumların önlenmesi için hazırlanan taslak çalışmasında, tüp bebek merkezlerinde, yenidoğan yoğun bakım ünitesinin olması ya da mevcut merkezlerin bir yenidoğan yoğun bakım ünitesi olan yerle anlaşması gerektiği konusunda da şunları kaydetti: ''Tüp bebek merkezleri içinde yoğun bakım ünitesi olması tamamen gereksiz bir uygulamadır. Çünkü, bu merkezlerde yapılan tedavi ile gebe kalan çiftlerin çoğu başka illerden gelmektedir ve kendi illerinde doğum yapmaktadır. Amaç, çoğul gebelikleri engellemek veya azaltmaksa transfer edilen embriyo sayısının kısıtlanması yeterlidir.''

'Transfer, 35 yaşın üstündekilerde en az 3 olmalı'

Üreme Tıbbı Derneği 2. Başkanı Prof. Dr. Recai Pabuçcu da normal koşullarda ideal embriyo transfer sayısının 2 olduğunu, 2'den fazla transfer yapıldığında ''gebelik oranının değil, çoğul gebelik oranının artacağını'' söyledi.

Tüp bebek tedavisinin, ''hiçbir zaman annenin kucağına 2-3 prematüre bebek veren bir uygulama'' olmadığı görüşünü savunan Pabuçcu, ''25-35 yaş grubu altındaki kadınların, ciddi erkek faktörü ve rahim içi yumurtalık kanalları gibi problemleri yoksa, tüp bebek uygulaması en az 7-8 aşılama ve diğer tıbbı tedavilerden sonra yapılmalı'' dedi.
Tek uygulamada gebelik elde edilebilmesi için emriyonun kaliteli olması gerektiğini belirten Pabuçcu, uygulamanın 2. ve 3. kalite embriyo ile yapılması halinde 3'ten fazla transfer durumunda dahi gebelik şansının yüzde 20'leri geçmeyeceğini, ancak 1. kalite embriyo ile 2-3 transfer halinde gebelik oranının yüzde 50'lere çıkabileceğini söyledi.
Pabuçcu, Türkiye'de tüp bebek için müracaat edenlerin çoğunluğunun 38 yaş üstü ve ekonomik imkanı olmadığı için tedavi alamayan hastalar olduğunu dile getirerek, ''Bu çiftlerden elde edilen emriyonun sayısı az ve kalitesi düşüktür. 1 Ekimden itibaren 3 yerine 2 tüp bebek uygulamasının yapılabilmesi ve bu çiftlere 2 adet orta ve düşük kalite embriyo transfer edilmesi halinde hastanın gebelik şansı yüzde 10'un altında olacaktır'' dedi.
Pabuçcu, söz konusu uygulamaların, bu tip hastaların gebe kalma şansını düşürmemesi için şu öneride bulundu: ''Yönetmelikteki değişiklik, 35 yaşın üzerindeki kadınlarda, embriyo transferi en az 3 olacak şekilde yapılmalı ve tüp bebek uygulama sayısı 3-4'e çıkarılmalı. Örneğin, Belçika'da tek embriyo transferine izin veriliyor ancak tüp bebek uygulama sayısına sınır getirilmiyor.''

'İlgili uzman ve hekim de temin edilmeli'

Kadın-doğum bölümünde, üreme tıbbı, jinekolojik kanserler ve yüksek riskli gebeliklerle uğraşan 3 yan disiplin olduğunu belirten Pabuçcu, bunların hepsinin uzmanlık sonrası en az 3 yıl ihtisas ve 5 yıl deneyim ile kazanıldığını söyledi.

Pabuçcu, Üremeye Yardımcı Teknikler Yönetmeliği'ne göre, merkezlerde 1 sertifikalı bir de kadın doğum uzmanının bulunmasının yeterli olduğunu ifade ederek, bu merkezlerde yenidoğan merkezlerinin bulundurulması halinde ilgili uzman doktor ve hemşirenin de temin edilmesi gerektiğini bildirdi.

Bu alanda da uzman sayısının ülke genelinde yetersiz olduğuna işaret eden Pabuçcu, ''Bu uzmanların yetişmesi yıllar alır. Ayrıca, merkezler ekonomik açıdan da yükü kaldıramaz'' dedi.

Pabuçcu, tüp bebek uygulamasının ardından gebelik elde edildiğinde, gebenin 12. haftaya kadar takip edildiği, çoğul gebelik durumunda ise takiplerin yüksek riskli gebelerle uğraşan Perinatoloji uzmanları tarafından izlendiğini belirterek, ''O halde yenidoğan ünitesi kurulması ve bu tip gebelerin takip edilmesi, doğumun yaptırılması ve yenidoğanın izlenmesi uygun değildir'' dedi.

'Merkezler, gebeliğin sapğlanmasıyla yükümlüdür'

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş da ''Tüp bebek merkezleri, gebeliğinin sağlanmasıyla yükümlüdür. Gebelik sonrasında yenidoğanın takibinden sorumlu tutulamaz'' dedi.

Doğum sonrasında yenidoğan bakımının pediatrinin bir üst ihtisas alanı uzmanları tarafından yapıldığını belirten Tıraş, şehir dışından gelen hastaların merkezde takibi halinde, hastaların barınma başta olmak üzere çeşitli sorunlarla karşılaşacaklarını kaydetti.

Tıraş, riskli doğumların önlenmesi için embriyo transferine kısıtlama getirilmesi yönündeki çalışmaları da desteklediklerini ifade ederek, ''Ancak transfer sınırlaması, hastanın yaşına göre değişiklik göstermeli. Örneğin, 30 yaşa kadar 2 embriyo, 30-35 yaş arasındakiler için 3, 35 yaşın üstündekiler içinse 3'ün üzerinde embriyo transferi yapılmasını uygun buluyoruz'' dedi.

Bu arada Tıraş, Üreme Sağlığı ve İnfetilite Derneği, Üreme Tıbbı Derneği ile Özel Tüp Bebek Merkezleri Derneği yetkililerinin, 26 Ağustos salı günü Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile konu hakkında görüşeceklerini bildirdi.