İsrail-Filistin barış görüşmeleri

İsrail-Filistin barış görüşmelerinin Filistin heyeti başkanı Ahmed Kurey, barış sağlanması için İsrail'in Batı Şeria'daki tüm yerleşimleri tahliye etmesi gerektiğini, Batı Şeria'daki büyük yerleşimlerde evlerini terk etmek istemeyen İsrail vatandaşlarının Filistin vatandaşı olabileceklerini söyledi.

26 Mayıs 2009 Salı, 09:03

Filistin yönetiminin eski Başbakanı Ahmed Kurey, İsrail'de yayımlanan Haaretz gazetesine verdiği demeçte, söz konusu yerleşim birimleri sakinlerinin hem Filistin, hem de İsrail vatandaşlığını bir arada tutabileceklerini belirtti. Kurey, olası bir toprak teatisinde, Batı Şeria'daki Ariel, Ma'ale Adumim ve Givat Ze'ev gibi büyük Yahudi yerleşimlerinin de Filistin içinde yer alması gerektiğini ifade etti.

İsrail'in Batı Şeria'da, Kudüs'ün yanıbaşındaki 35 bin nüfuslu Ma'ale Adumim'i tahliye edeceğine inanıp inanmadığıyla ilgili olarak Kurey, Ma'ale Adumim ve Ariel'dekilerden evlerinde kalmak isteyenlerin tıpkı İsrailli Arapların İsrailliler arasında yaşadığı gibi, Filistin yönetimi altında yaşayabileceklerini söyledi. Kurey, "Filistin ve İsrail vatandaşlığını bir arada tutabilirler. Eğer bunu isterlerse, hoş geldiler. Filistin topraklarının tam kalbindeki İsrail yerleşimleri, sorunlar için de bir formül olacaktır. İsrail Gazze Şeridi'ndeki ve Yamit'teki tüm yerleşimleri boşalttı. Netanyahu dahil, Suriye ile görüşmeler yapan tüm İsrail başbakanları, Golan Tepeleri'ndeki tüm yerleşimlerin boşaltılmasında hemfikir oldu. O halde niye Batı Şeria'daki yerleşimleri tahliye etmek sizin için bu kadar güç geliyor" dedi.

ABD ve Dörtler Grubu'nun Arap barış inisiyatifinin ilkelerini kabul etmeleri gerektiğini kaydeden Kurey, "Bunlar, İsrail'in 1967 sınırlarına çekilmesi ve (Arap ülkeleriyle ilişkilerin) normalleştirilmesidir. Sınır konusu, bir anahtar konumundadır. Eğer sınırlar çok net bir şekilde belirlenirse, bölgedeki bütün anlaşmazlığın en az yüzde 70'inin çözüleceği kanısındayım" dedi.

Kurey, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın görüşmeler için yeni koşullar öne sürüp sürmeyeceği konusunda, "Yerleşimler tümüyle durdurulmadıkça görüşmeler olmayacaktır... 2001 yılından bu yana kurulan yerleşim oluşumları boşaltılmadıkça hiçbir görüşme olmayacak. Görüşmeler öncesi İsrail'in Batı Şeria'daki tüm yol engellemelerini de kaldırması gerekiyor" dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun görüşmeleri sil baştan yeniden başlatmak eğiliminde olduğuna ilişkin görüşler hakkında Kurey, "Bu, imkansız. Sadece vakit kaybı. Biz, geri çekilmenin takvimini, normalleştirmeyi ve anlaşmayı nasıl daha ileri götürebileceğimizi tartışmak zorundayız" diye konuştu.

Kurey, Netanyahu'nun "ekonomik barış" önerisiyle ilgili olarak da, "Bunun, işgal altında yaşayan bir halk için ne anlam ifade ettiğini bilmiyorum" dedi.

"Netanyahu'nun İsrail'in bir Yahudi devleti olarak tanınması talebini kabul etmemekte ısrarlı mısınız?" sorusunu da Kurey, "(Tzipi) Livni de bunu gündeme getirmişti ve biz, bunun bizim işimiz olmadığını söylemiştik. Devletinizi nasıl isterseniz öyle adlandırın'' diye yanıtladı.

Kurey, Filistinli mültecilerin geri dönüş haklarının Filistinlilerin haklarından biri olduğunu, bunun için dengeli bir formül bulmak gerektiğini kaydetti. Haremmüşşerif üzerinde egemenlik hakkında ısrarlı olduklarını, buranın Müslüman dünyası için ikinci en önemli yer olduğunu ifade eden Kurey, Batı Şeria'nın askerden arındırılması ile ilgili bir soruya, "Biz buna silahların aza indirilmesi diyoruz. Ama bu konuda bir çözüm bulacağımıza inanıyorum. Barışın en iyi güvenlik garantisi olduğuna da inanıyorum" yanıtını verdi.

Netanyahu'nun iki devletli çözüme karşı tutumunun sürmesi halinde ne olacağına ilişkin bir soruyu ise Kurey, "Filistin konusunda bir gelişme olmadan, diğer konularda bir gelişme sağlayamazsınız. Suriye ve Lübnan ile bir anlaşmaya varma şansınız bulunduğuna inanıyorum. Ama bunu istiyorsanız, bedelini de ödemeye hazır olmalısınız" diye konuştu.