Baykal'dan tarihi çağrı

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye-Suriye sınırındaki mayınların, temizlenmesiyle ilgili, ''Türkiye'nin sahipsiz olmadığını dünyaya göstermemiz lazım. Bu hükümetin yakasına yapışın, mayınlı arazilerin temizlenmesine dair kanununun Meclis'ten çıkmasına izin vermeyin'' dedi.

27 Mayıs 2009 Çarşamba, 12:47

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Adıyaman'ın Besni ilçesine bağlı Çakırhöyük beldesini ziyaret etti. Yüksek Seçim Kurulunca 29 Mart 2009'da yapılan seçimlerin iptal edildiği ve 7 Haziranda seçimlerin yeniden yapılacağı Çakırhöyük'te halka hitap eden Baykal, TBMM'de görüşmeleri süren mayınlı arazilerin temizlenmesine dair kanuna değindi. Baykal, 216 bin dönümlük arazide 600 binin üzerinde mayının temizleneceğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Şimdi 510 kilometre boyunca mayın döşenmiş olan bu alandan mayınların kaldırılması işini bir yabancı ülkenin şirketine veriyorlar. Bu şirket, 44 yıllığına mayınları temizledikten sonra bu araziyi de kullanacak. Üstelik de bu iş için İsrail'i ve İsrailli bir firmayı seçiyorlar. Dünyada bu işin bu şekilde yapıldığına dair bir tane örnek yok. Bu mayınları bu bölgeye biz koyduk, TSK koydu, yine biz temizleriz. 510 kilometrelik sınır, bir yabancı ülkeye emanet edilebilir mi? Bunun bir anlamı var mı? Üstelik bu sınır, Orta Doğu'ya açılan bir sınır. Karışık olan bir bölgenin sınırı. Bunun akılla mantıkla izah edilmesi mümkün mü?"
 

''Bu işin vebali milletvekillerinin omuzunda"

Baykal, bu işin vebalinin milletvekillerinin omuzunda olduğunu, ancak sadece milletvekillerinin değil, o milletvekillerine destek veren milletin de sorumluluğu olduğunu vurguladı.

''Türkiye'nin sahipsiz olmadığını dünyaya göstermemiz lazım. bu hükümetin yakasına yapışın, mayınlı arazilerin temizlenmesine dair kanununun meclisten çıkmasına izin vermeyin'' diyen Baykal, vatandaşlardan bu işe engel olmalarını ve kanunun çıkartılmasına izin vermemelerini istedi. Baykal, konuşmasına şöyle devam etti:

''Bu iktidarın yakasına yapışın. Bu işe engel olun. Bu kanunun çıkartılmasına izin vermeyin. İktidar sahipleri gözlerini karartmış, illa çıkartacağız diyorlar. Çıkartılsa bile bu kanunun uygulanmasına izin vermeyin. Buna izin vermeyeceğiz.''

ABD'nin, Irak'ı işgali öncesi ABD askerlerinin Türkiye'ye konuşlanmasıyla ilgili tezkerenin TBMM gündemine geldiğini anımsatan Baykal, ''1 Mart'ta bizler buna izin vermedik. Yine izin vermeyeceğiz'' dedi.
 

''Bir bakacaksınız CHP iktidara gelmiş"

Belde meydanında kendisini dinleyen vatandaşlardan Çakırhöyük Belde Belediye Başkan Adayı Hasan Özdemir'e destek vermelerini isteyen Baykal, şöyle devam etti:

''Siz burada sadece Hasan Özdemir'i seçmiş olmayacaksınız. CHP'nin yükselişine de katkı sağlayacaksınız. Hasan Özdemir'in, görev süresi dolmadan bir bakacaksınız Ankara'da CHP iktidara gelmiş. Bugün ana muhalefet partisinin başkan adayına destek veriyor olabilirsiniz, ancak bir bakacaksınız bu kişi iktidar partisinin başkanı olacak.''
 

Milletvekilliği dokunulmazlığı

Çakırhöyük'teki konuşmasının ardından, seçim otobüsüyle Besni ilçesine geçen CHP Genel Başkanı Baykal, Besni Belediyesi önünde toplanan vatandaşlara da hitap etti.
''Deniz Feneri e.V bağlantılı soruşturmaya'' değinen Baykal, şunları kaydetti:

''Almanlar bu davayı görüyorlar. Bu davada ismi geçenler ceza alıyor. Bizimkiler hala başlayamadı davayı görüşmeye. Almanya'dan dosyalar gelsin dediler, dosyalar geldi. Dosyanın tercümesi dediler zaman geçirdiler. Şimdi de evrak eksik diyorlar, yazışmalar yapılıyor. Bir yazı gidiyor. Gidiş 6 ay, cevap gelecek o da 6 ay. Yani ne oluyor? Yoksa ucu bir yerlere mi dokunuyor? Yoksa özel bir ilişki mi var? Yani niyet ortada.''

Baykal, siyasetin muhakkak temizlenmesi gerektiğini, bunun da milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasıyla başarılabileceğini belirterek, şöyle devam etti:

''Siyaseti temizlemenin yolu, milletvekilli dokunulmazlığını kaldırmaktır. Siyasetçi, kürsüde istediği gibi konuşabilmeli, düşüncesini açıklayabilmeli. Düşüncesi kanunlara aykırı bile olsa bunu yapabilmeli. Bundan dolayı da yargılanmamalı, ancak hırsızlık yaptıysa, yolsuzluk yaptıysa yargılanmalı ve bunun hesabını vermeli. Biz de ise bunun tam tersi oluyor. Siyasetçi düşüncesini açıkladığı için yargılanıyor. Hırsızlık, yolsuzluk yapana ise kimse karışmıyor.''
 

Irak Cumhurbaşkanı Talabani'nin daveti

Baykal, konuşmasının ardından, Besni Belediyesini ziyaret ederek, CHP'li Besni Belediye Başkanı Fahri Serter'e başarılar diledi. Serter'i makamında ziyaret eden Baykal, ilçe hakkında brifing aldı.

Baykal, gazetecilerin Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin kendisini Irak'a davetiyle ilgili sorusu üzerine de ''Bu konuda henüz bana intikal etmiş bir davet yok'' dedi.

Partililerle hatıra fotoğrafı çektiren Baykal, buradaki programının ardından seçim otobüsüyle Şanlıurfa'ya hareket etti.

 

'Geniş bir arazi elde etme ve yabancı şirkete devretme olasılığı var'

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesiyle ilgili, ''Ortada çok geniş bir arazi elde etme ve bunu yabancı şirkete devretme hazırlığı var'' dedi.

Deniz Baykal, Star TV ana haber bülteninde katıldığı canlı yayında, Türkiye'de imha edilmesi gereken 900 bin mayın olduğunu, bunlardan 600 bininin de Suriye sınırında bulunduğunu söyledi. Baykal, geriye kalan 300 bin mayının nasıl ortadan kaldırılacağı konusunda hükümetin bir proje ortaya koymadığını bildirdi. Geriye kalan 300 bin mayının, Suriye sınırındaki mayınlar gibi Türkiye'nin bereketli ve verimli topraklarına değil, kırsal ve kayalık bölgelere yerleştirildiğini aktaran Baykal, ''Oralarda bir tarımsal proje için olanak bulunmadığı düşünülüyor. Peki oralardaki daha güç koşullardaki mayınları kim ortadan kaldıracak. Eğer Silahlı Kuvvetler ortadan kaldıracaksa, orada 300 bin mayını ortadan kaldıran Silahlı Kuvvetler buradaki 600 bin mayın için niçin devreye girmiyor? Ya da başka bir model varsa 300 bin mayınla ilgili, buradaki 600 bin mayın niçin aynı anlayışla ele alınmıyor?'' diye sordu. Suriye sınırındaki arazinin herkesin ''iştahını kabarttığını'', Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin herkesin ilgisini çektiğini ifade eden Baykal, 1 Mart 2003'te de Güneydoğu Anadolu'ya başka bir ülkenin silahlı kuvvetlerinin yerleştirilmesinin söz konusu olduğunu, ancak TBMM'nin aldığı kararla buna fırsat vermediğini kaydetti.

Mayınların temizlenmesi için yine bu bölgeye yabancı bir şirketin 50 yıl el konmasına yönelik bir projenin konuşulduğunu belirten Baykal, projenin hiçbir haklı zemini olmadığını savundu ve bölgede yaşayan vatandaşların bu konudaki duyarlığının da yüksek olduğuna işaret etti. Genelkurmay Başkanlığı'nın, Suriye sınırlarındaki mayınların NATO'nun teknik idari birimi NAMSA tarafından temizlenmesi önerisinin makul olduğunu vurgulayan Baykal, dünyanın türlü yerlerindeki 6 milyona yakın mayının bu birim tarafından ortadan kaldırıldığını anlattı ve ''Böyle önemli bir konuda Genelkurmay ile hükümet yaklaşımı arasında böylesine büyük bir farkın bulunması son derece kaygı vericidir'' diye konuştu.
 

Toprakların işletilmesi

Mayınların temizlenmesinin ardından bu toprakların işletilmesi konusundaki önerisinin sorulması üzerine de Baykal, bunun çok büyük bir proje olduğunu söyledi. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Kanundaki bir maddeye dikkatinizi çekeyim. Kanun sadece 510 kilometrelik sınırda mayınlanmış alanı değil, ona bitişik bölgedeki Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği dahil olmak üzere devletin mülkiyetindeki müstakil arazileri de buna bağlamayı öngörüyor. Ortada çok geniş bir arazi elde etme ve bunu yabancı şirkete devretme hazırlığı var. Böyle bir proje yabancı şirkete devredileceğine, Türkiye'nin orada iddialı bir tarım projesini uygulamak için işin teknolojik boyutunu gözönünde bulundurarak, köylü, çiftçi, toprak ilişkisini tekrar düzenlemeyi düşünerek, bölgenin ihtiyaçlarına köylünün özlemlerine cevap verecek, organik tarım modellerini ortaya koyacak, kooperatifleşme modelini gerçekleştirme şansı getirecek iddialı bir tarım projesi haline döndürme imkanı var.'' Tarımda kalitenin, ihracat kabiliyetinin, prodüktivitenin önemine dikkati çeken Baykal, 40 yıldan beri ekilmeyen ve oldukça verimli olan bu arazinin devletin ciddi katkısıyla muazzam bir başarı örneğine dönüştürülebileceğini kaydetti. Türkiye'nin toprak reformunu yapamadığını ifade eden Baykal, şöyle konuştu: ''Bu bölge, halen feodalitenin etkisi altında. Bunu ortadan kaldırmaya yönelik bir pilot proje olarak buradaki toprak varlığını, topraksız ve dar gelirli çiftçilerin ileri teknoloji ve çağdaş yöntemlerle buluşturulduğu, ihracatın yapıldığı muhteşem bir proje ortaya konabilir. Bu, Türkiye ve dünya için örnek olur. sosyal sorunların aşılması için de muhteşem bir fırsattır. Burayı sadece tarım ve toprak reformu değil sosyal reform projesi olarak ele almak mümkündür.''