"Terör bitsin istiyoruz, akan kan dursun istiyoruz"

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, doğrunun ışığından hiç ayrılmadıklarını, hiç ayrılmayacaklarını ifade ederek, ''İşte şimdi de tüm samimiyetimizle, açık yüreklilikle, art niyetsiz bir şekilde Türkiye'nin kanayan yaralarını tedavi etmenin gayreti içindeyiz. Terör bitsin istiyoruz, akan kan dursun istiyoruz. Gencecik fidanlar artık toprağa düşmesin istiyoruz'' dedi.

30 Mayıs 2009 Cumartesi, 19:51

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bingöl Şehir Stadı'nda düzenlenen il kongresine katılarak bir konuşma yaptı.

İllere, ilçelere, beldelere hizmet götürmeye devam ettiklerini anlatan Erdoğan, tüm ülkede olduğu gibi Bingöl'de de inançla ve şevkle seslerini yükselttiklerini söyledi.

 

Terör kardeşliği düşmanıdır

Diğer siyasi partilerin çok çok geride kaldığını dile getiren Erdoğan, 6,5 yıl boyunca Türkiye'nin hangi kronik meselesine el atarlarsa, çözmeye çalışırlarsa çalışsınlar belli bir direnişle karşılaştıklarını ifade etti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Kimi zaman yalanla geldiler üzerimize, iftirayla geldiler. Kimi zaman hukuk dışılıkla geldiler, hukuku çiğneyerek, hukuku kendilerine göre evirerek çevirerek geldiler; çeteyle geldiler, mavzerle geldiler, terörle teröristlerle geldiler. Hiçbirisine eyvallah etmedik, Bingöllü de etmedi. Hiçbirinin karşısında eğilmedik, bükülmedik; eğilmeyeceğiz, bükülmeyeceğiz. Doğruyu her zeminde, her yerde savunduk. Doğrunun ışığından hiç ayrılmadık, hiç ayrılmayacağız. İşte şimdi de tüm samimiyetimizle, açık yüreklilikle, art niyetsiz bir şekilde Türkiye'nin kanayan yaralarını tedavi etmenin gayreti içindeyiz. Terör bitsin istiyoruz, akan kan dursun istiyoruz. Gencecik fidanlar artık toprağa düşmesin istiyoruz. Ocaklar sönmesin analar yavruları için ağıt yakmasın istiyoruz. Doğu ve Güneydoğu'daki illerimiz kalkınsın, buradaki illerimizin, insanlarımızın batıdakilerden fırsat ve imkanlar noktasında hiçbir farkı kalmasın istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki insan masumiyetine kastederek netice almak beyhude bir uğraştır. Lanetli bir yöntemdir. Bugünün dünyasında yeri yoktur, olamaz. Terörle şiddetle, öldürmekle hiçbir davaya hizmet edilemez. Hiçbir meşru hedefe ulaşılamaz. Hiçbir hak, en temel hak olan yaşama hakkını ortadan kaldırma gibi bir yöntemle elde edilemez.

Terör, insanlığın da hukukun de demokrasinin de kardeşliğin de düşmanıdır. Terörün çıkmaz bir yol olduğunu görmek, bu yanlış yoldan dönmek en doğrusudur. Çünkü biliyoruz ki yıllarca terör ortamının olumsuzluklarından beslenenler, güç devşirenler, menfaat sağlayanlar oldu. En önemlisi de terör ortamının devamını çözüm gayretlerinin önüne bir duvar gibi çektiler. Terör odaklarını bir engel olarak koydular.

Hükümet olarak her konuda çözümden yana olduk. Kronik sorunların çözümü için güçlü bir siyasi irade ortaya koyduk. Bazı sorunların mutlak bir çözüm yolu olmayabilir ancak önemli olan çözüm süreçlerini başlatmak, samimiyetle gayret göstermektir. Sorunları hafifletmek, çözüm yoluna koymak, meseleleri yumuşatmak olması gerekendir. Terörle mücadele 71,5 milyon vatan evladının ortak meselesidir. Ülkemizde kimlik siyasetini öncelikli mesele haline getirmek bu ülkeye ihanettir diye düşünüyorum. Biz ülkemizde Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Zazasıyla, Çerkeziyle, Abhazasıyla tüm vatan evlatlarını 'yaradılanı yaradandan ötürü severiz' anlayışıyla seviyoruz. Hiçbir vatandaşıma farklı mesafede bulunamam, bunu da ihanet kabul ederim. Hepsine aynı mesafedeyim. AK Parti iktidarı hepsine eşit mesafededir.''

 

"Biz yaptığımız işi inanarak, bilerek yapıyoruz"

Şimdi benzeri bir davranışın Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesine ilişkin yasal düzenleme de yaşandığını anlatan Erdoğan, ''O bölgenin mayınlardan temizlenerek, ülkemizin çıkarlarına, milletin çıkarlarına getirelim diye attığımız adıma karşı neler söylemediler. 'Burayı, İsrail'e verecek' dediler. 'Burayı, peşkeş çekecek' dediler. Bunları söylediler'' diye konuştu.

Bununla ilgili Salı günü yapılacak AKP TBMM Grup Toplantısında geniş bir değerlendirmesi olacağını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Biz yaptığımız işi inanarak, bilerek yapıyoruz. Bütün değerlendirmeleri A'dan Z'ye yaptık. Olumlu bir yaklaşım söz konusu değil, her zaman engellemek, her şeyle. Sadece olay, Suriye sınırı değil. Suriye tarafında mayınlı bölgeler yok. Bakın Suriye dün, 20-25 yıldır orada mahkum bulunan 4 vatandaşımızı, Cumhurbaşkanımızın ve şahsımın ricaları sonucunda serbest bıraktı. Dün onlar da ailelerine kavuştular. Bu iyi niyetler, karşılıklı dayanışmalar bu neticeleri doğurmaya başladı. Kinden, nefretten bir şey olmuyor. Bunu uluslararası düzeyde başarıyoruz da kendi ülkemizin içerisindeki siyasilerle başaramamanın sıkıntısını yaşıyoruz. Aynı parlamentonun çatısı altında, bunu başaramamanın sıkıntısını çekiyoruz. Sürekli engellemek, kanunları çıkarmamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bunlar ülkeye hizmet değildir. Bunlar vatana hizmet değildir. Engellemek suretiyle bir yere varılmaz. Bugün kaynakların çeşitlendirilmesi noktasında sistemler var. Bu sistemleri değerlendirmek zorundayız. Ama bunlar geçmişte bunların hiçbirin yapmadılar, yapamadılar. İktidar oldular, sorun bunları ne yaptılar. Cevapları yok. Ama bunları da aşacağız. Demokrasi, hukuk içinde bunları da geride bırakacağız.''

Yıllar öncesine göre, Türkiye'nin çok daha ileri noktalara eriştiğini belirten Erdoğan, ülkenin değişmeye başladığını söyledi. Eğitimdeki, sağlıktaki ilerlemelere işaret eden Başbakan Erdoğan, tüm bu yapılanlara rağmen araya nifak sokmaya çalışanların olduğunu, ama bunlara fırsat verilmemesi gerektiğini kaydetti.

Huzura ve istikrara vurgu yaparak, hayallerin gerçekleşeceğini ifade eden Erdoğan, AKP'nin bu hayalleri gerçeğe dönüştürmek için çalıştığını bildirdi.