İhracatta düşüş

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye'nin 2009 yılı mayıs ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 39,97'lik düşüşle 7 milyar 354 milyon dolar oldu.

01 Haziran 2009 Pazartesi, 06:58

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, mayıs ayı ihracat rakamlarını, İstanbul'da düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.

Türkiye'nin yıllık ihracatı mayıs ayı itibariyle yüzde 9,95'lik düşüşle 108 milyar 443 milyon 660 bin dolara geriledi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, geçen ay ihracat yüzde 39,97 oranında gerileyerek 7 milyar 354 milyon 87 bin dolar olarak gerçekleşti. Yıllık ihracat rakamı ise 108 milyar 443 milyon 660 bin dolar seviyesine geldi.

Türkiye'nin mayıs ayındaki toplam ihracatının yüzde 85,04'ünü gerçekleştiren sanayi grubunda, yüzde 42,65 düşüş ile 6 milyar 253 milyon 832 bin dolarlık ihracat yapıldı.
İhracatın yüzde 12,51'ini oluşturan tarım alanında yüzde 11,14'lük azalışla 920 milyon 151 bin dolarlık, yüzde 2,45'ini oluşturan madencilikte ise yüzde 42,20 düşüşle 180 milyon 104 bin dolarlık ihracat rakamı elde edildi.

Sanayi sektörü alt başlığı altında yüzde 65,99 payla ilk sırada yer alan sanayi mamulleri içinde en büyük payı, yüzde 18,11 ile taşıt araçları ve yan sanayi alırken, hazır giyim ve konfeksiyon ürünleri yüzde 13,54 ile ikinci sırada yer aldı, yüzde 11,06'lık pay sahibi demir çelik ürünleri ihracı ise yüzde 58,37 geriledi.

Aynı dönemde ihracat artışı yaşanan iki sektör, yüzde 0,35 ile hayvansal ürünler ve yüzde 25,16 ile kuru meyve ve mamulleri oldu.

Mayıs ayında ihracatında gerileme yaşanan ürünler sıralamasında ilk sıraları yüzde 58,37 ile demir çelik ürünleri, yüzde 51,47 ile diğer sanayi ürünleri, yüzde 44,85 ile demir ve demir dışı metaller, yüzde 42 ile madencilik ürünleri aldı.

Miktar olarak bakıldığında, 1 milyar dolar ve üzerinde aylık ihracat gerçekleştiren tek alt sektör, 1 milyar 331 milyon 902 bin dolar ile taşıt araçları ve yan sanayi oldu.
Geçen ay Türkiye ihracatında ilk 10 ülke ise Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Irak, Mısır, Rusya, BAE, ABD ve İspanya olarak sıralandı. Sıralamada birinci ülke olan Almanya yüzde 9,98, ikinci sıradaki Fransa 7,48, İngiltere ise yüzde 6,79 pay aldı.

İstanbul

Mayıs ayında gerçekleştirdikleri ihracata göre en fazla ihracat yapan iller sırasıyla İstanbul, Bursa, İzmir, Kocaeli, Ankara, Gaziantep, Manisa, Hatay, Denizli ve Sakarya olarak sıralandı. İstanbul toplam ihracatın yüzde 48,13'ünü gerçekleştirirken, İstanbul'a en yakın il yüzde 9,53 payla Bursa oldu.

Bu arada, Türk Lirası bazında ihracat rakamlarında ise ihracat mayıs ayında yüzde 25,30 gerileyerek 11 milyar 412 milyon 72 bin TL oldu.

Mayıs ayında en çok ihracat yapan firmalar ise Oyak Renault Otomotiv Fabrikası, TOFAŞ, Vestel, TÜPRAŞ, HABAS, Arçelik, Yücel Boru, Ford, GSD ve Diler Dış Ticaret olarak sıralandı.

Yıllık ihracat ise yüzde 5,58 artarak, 150 milyar 64 milyon 468 bin TL oldu.

 

"Olağanüstü zamanlarda olağanüstü kararlar alınmalı"

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, küresel kriz nedeniyle hükümetin reel sektöre sağladığı yardımlar sonucunda bütçe hedeflerinden sapıldığının doğru olduğunu belirterek ''Olağanüstü zamanlarda olağanüstü kararlar alınmalıdır. IMF'nin dayattığı şartlar reel sektör için çoğunlukla darboğaz anlamına gelmektedir'' dedi.

Büyükekşi, ihracat rakamlarını açıkladığı basın toplantısında, dünyada ve Türkiye'de ''beklenti anketlerinin olumluya gitmesinin'' son derece umut verici bir gelişme olduğunu söyledi.

Büyükekşi, krizin önemli bir kısmının ekonomik olmaktan çok psikolojik olduğunun ortaya çıktığını ifade ederek, ''Nasıl krizin birinci safhasında kötü gelişmeler bekliyorduk ve bu kötü gelişmeler hemen yaşanıyordu, şimdi de benzer şekilde olumlu beklentilerin çabucak gerçekleşmeye başladığını görmekteyiz.'' diye konuştu.

Petrol fiyatlarının yükselmesinin ekonomilerin 2009 sonuna doğru toparlanacağını gösterdiğini anlatan TİM Başkanı, avronun dolar karşısında hızla değerlenmesinin, oranı azalmakla beraber Avrupa'ya ihracatın dolar cinsinden ifadesini arttırabileceğini söyledi.

TİM Başkanı Büyükekşi, şöyle konuştu:
''Küresel kriz nedeniyle hükümetin reel sektöre sağladığı yardımlar sonucunda bütçe hedeflerinden sapıldığı doğrudur. Olağanüstü zamanlarda olağanüstü kararlar alınmalıdır. IMF'nin dayattığı şartlar reel sektör için çoğunlukla darboğaz anlamına gelmektedir. Daha öncede belirttiğim gibi tünelin ucunda ışık gözükmüşken böyle bir cenderenin içerisine girmek hem politik hem de ekonomik açıdan sakıncalı olabilir. Unutmayalım ki ihtiyacımız olan bir 'stand by' değildir. İhtiyacımız olan uzun vadeli bir kaynağın Türkiye'nin kullanımına sunularak 7 yıl önce başlamış istikrarlı kalkınmanın devamının sağlanmasıdır.Büyüme ve kalkınma son 7 yılın politikası olmuştur. Bundan sonra da böyle devam etmelidir.

Doğrudur, IMF kaynağına ihtiyacımız vardır. Ancak ekonomik ve politik dayatmalar reel sektörü ve ihracatçımızı hep zora sokmuştur. Kur rejimi, para politikaları ve maliye politikası konusunda daha önce tecrübe ettiğimiz IMF dayatmaları ülkenin yararından çok kreditörlerin kısa vadeli faydasına çalışmıştır.''

Türkiye'nin kendi iç dinamiklerini hayata geçirecek bir kaynağın, Türkiye'ye uzun vadeli yararı olacağını söyleyen Büyükekşi, bu noktada sadece IMF anlaşmasına takılıp kalınmaması gerektiğini düşündüklerini bildirdi.

Büyükekşi, Türkiye gündemine artık yapısal reformların alınması gerektiğini belirterek, ''Seçimleri de geride bıraktık, dolayısıyla şu an önümüzdeki herhangi bir engel de yok. O yüzden bir taraftan IMF anlaşması üzerine çalışmaya devam ederken, diğer taraftan da Türkiye'ye uzun vadede rekabet gücünü arttıracak reform paketlerini hayata geçirmemiz gerekiyor'' diye konuştu.

Bankacılık kesimi

Önümüzdeki dönemde Türkiye'yi bekleyen tehlikenin aşırı likidite ve bütçe açıklarının artmaya devam etmesinin tüm dünyada borçlanma ihtiyacını yükselterek risk algısını değiştirme olasılığı olduğunu vurgulayan Büyükekşi, bu nedenle dünyada faizlerin sonbaharla birlikte artma ihtimali bulunduğunu belirtti.

Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine devam etmesi gerektiğini de belirten Büyükekşi, ''Belki kısa vadede faiz indirimlerinin etkisinin zayıf kalması tartışılabilir ancak orta ve uzun vadeli ölçekte baktığımızda düşük faiz oranlarını girişimci cenneti Türkiye'yi bir yatırım üssüne çevirecektir. Bu noktada bankalara da bir çağrıda bulunmak istiyorum. Reel sektör olarak Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinin kredi piyasasına istediğimiz oranda yansımadığını görmekteyiz. Özellikle son 1-2 ayda dünyada ileriye dönük beklentilerin olumluya dönmesi ile birlikte bankalarımızın dışarıdan rahat kaynak bulduklarına şahit olmaktayız. Dolayısıyla artık bankacılık kesimimiz reel sektöre kredi kanallarını açmayı ciddi olarak gündemine alması gerekmektedir'' diye konuştu.

Dünya ihracatı beklentileri

IMF rakamlarına göre 2008 yılında dünya ticaretinin miktar olarak yüzde 3,2 arttığını, değer olarak büyümenin ise yüzde 15,5 olarak gerçekleştiğini belirten Büyükekşi, Türkiye'nin ihracat artış hızının 2008 yılında yüzde 23 ile dünya ticaretindeki artış hızından yüksek olarak gerçekleştiğine dikkati çekti.

Büyükekşi, 2009 yılında dünya ticaretinin miktar olarak yüzde 11,5, değer olarak ise yüzde 26,5 gerilemesinin beklendiğini belirterek, bunun sonucunda dünya ticaretinin 2008 yılındaki 15,8 trilyon dolardan 2009 yılında 11,6 trilyon dolara ineceğinin tahmin edildiğini aktardı.

2010 yılı için yapılan projeksiyonlarda ise dünya ticaretinin 2009'a göre hafif bir şekilde yükseleceğinin öngörüldüğünü dile getiren Büyükekşi, 2010 yılında dünya ticaretinin yüzde 3,8 artışla 12,1 trilyon dolara yükseleceğinin, fakat miktar olarak değişimin yüzde 0,7'de kalacağının düşünüldüğünü söyledi.

Büyükekşi, 2009 yılında gelişmiş ülkelerin ihracatının yüzde 14,4 daralacağını, gelişen ülkeler için beklenen ihracat daralmasının da yüzde 7,2 olduğunu ifade ederek, gelişen ülkelerin dinamik yapılarıyla krizden daha az etkilendiğini, 2010 yılı için beklenen ihracat genişlemesinin ise gelişmiş ülkelerde yüzde 0,4 iken gelişen ülkelerde yüzde 1,1 olacağını bildirdi.