Son Haberler

A+ A-

Doğanın kucağı Ihlara Vadis

Müze giriş kartlarımız burada işe yarıyor. Vadiye inen merdivenlerde, yukarı çıkan insanlar yorgunluktan acınacak durumdalar. Birçoğu çıkış zorluğu nedeniyle aşağıya inmememizi öneriyorlar. Ancak bizim aynı yerden yukarıya çıkmaya niyetimiz yok. 14 kilometre olan vadiyi yürüyerek tamamlamak niyetindeyiz.
Yayınlanma tarihi: 1 Haziran 2009 Pazartesi, 11:07

Serinlik, su ve kuş sesleri...

Vadi tabanında doğa ve iklim değişiyor sanki. Rutubetle karışık bir serinlik, su ve kuş sesleri, yüksek ağaçların koyu gölgesindeyiz artık.

14 yaşındaki Mehmet Şevket’in 5 lira karşılığında Belisırma’ya kadar rehberlik teklifini kabul ettik. Bu para karşılığında bize buranın oluşumu ve tarihi hakkında bilgilerde verecek.

Hasan Dağı volkanı, püskürmeye başladığı zaman bölge tamamen volkanik örtüyle kaplanır. Bazı yerlerde yumuşak olan bu volkanik örtü zamanla çöker. Ve iklim koşulları nedeniyle de aşınır. Ihlara Vadisi de böyle oluşur. Ortasından akan Melendiz Çayı vadiyi daha da derinleştirir. Yaprakhisar ve Selime beldelerinde peribacaları oluşur. Ziga kaplıcalarında çıkan doğal sıcak su da bölgenin volkanik yapısından kaynaklanmaktadır.

Aksaray Ovası 80-120 metre derinliğindeki bu kanyonla ikiye ayrılmış gibi. Bazı yerlerde kanyonun eni 20 metreye kadar daralmakta, buralarda suların içinden yürümek gerekiyor. İki tarafta özenle kesilmiş görünümündeki kaya blokları metrelerce yükseliyor. Hem yürüyoruz hem de genç rehberimizin anlattıklarını dinliyoruz.

Düşmanlardan korunmak isteyen Anadolu Hristiyanları Ihlara Vadisi’ni dini bir merkez haline dönüştürürler. Kayaların yumuşak yapısı nedeniyle yaşam yerleri, manastır ve kiliseler yapılması çok kolaydır. Derenin suyunu kısıtlı tarımsal alanlarında kullanırlar. Gözden ve düşmanlardan ırak yaşam için çok elverişli bir bölgedir. Yüze yakın ibadethane ve kilisenin bulunduğu vadide 4. yüzyıldan itibaren başlayan dinsel ağırlıklı yaşam tarzı 1924 yılındaki zorunlu mübadeleye kadar devam eder. Bu politik göç insanları yurtlarından etmiştir. Patikayı takip ederek bazen derenin kenarından bazen kaya kovuklarından geçiyoruz. Selime’ye yaklaştıkça suyun yatağı ve tarım alanları genişliyor. Arabamızı vadi girişinde bıraktığımız için dolmuşla tekrar vadi başına döndük. Bu tatlı yorgunluktan sonra yola devam etmeme kararı verdik. Araba ile Belisırma’ya dönerek Melendiz Çayı kenarında çadırda gecelemeye karar verdik.

[email protected]

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler