Son Haberler

A+ A-

'Unutulan Yazarlar' Sempozyumu...

Yayınlanma tarihi: 2 Haziran 2009 Salı, 06:05

Bir insan, onu tanıyan son insan öldüğü zaman ölmüştür .”

Jean Paul Sartre

Toplantı türlerinden sempozyuma ilişkin TDK Türkçe Sözlük, şu tümceyi vermekte: Belli bir konuda düzenlenen oturum veya seminer, bilgi şöleni.Kimi kaynaklarda sempozyum: Bir topluluk karşısında bilim, sanat ve düşün ağırlıklı konular içeren aktarımlar denilebilir. Konuşmalar, belli süreyle sınırlı olup ortak konu değişik yönlerden incelenir. Görüşler ve yorumlar ortaya konur.

Başkan konuyu bölümlere ayırır. Bölümler için değişik mesleklerden belli sayıda konuşmacı bulunur. Sempozyumu açarken konuyu belirler ve açıklamalar yapar. Ardından görevlileri dinleyicilere tanıtır. Sonunda görüşleri kısaca özetler.

Sempozyumda aktarılan konular, konuyu bütünleyici niteliktedir. Tartışmadan çok sohbet havası eser. Sonra dinleyiciler soru sorabilirler.

***

Bilim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (BESAM) tarafından Taksim The Marmara Otelinde Unutulmayan Yazarlar konulu bir sempozyum düzenlendi. 30-31 Mayıs 2009 tarihlerinde gerçekleştirilen ve BESAM üyelerinin katıldığı sempozyuma Kültür ve Turizm Bakanlığı katkıda bulundu.

Bu doğrultuda Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Doç. Dr. Aytekin Yılmaz hazır bulundu ve açılışı yaptı. Programa göre; sunum, BESAM Başkanı Esen Arslandoğanca gerçekleştirdi. Ardından Unutulmuş dünyaların izinde adlı tanıtım filmi perdede görüntülendi. Birinci gün Doğan Hızlan başkanlığında Yusuf Çotuksöken ile Ömer Türkeş ilk oturumda yer aldılar. Mustafa Şerif Onaran başkanlığında Eray Canberk ile Handan İnci ikinci oturumu gerçekleştirdiler. Dinleyicilerden gelen soruları yanıtladılar. İkinci gün Adnan Binyazar başkanlığındaki üçüncü oturumda Öner Yağcı ile Nursel Duruel görevliydiler. Halil İbrahim Özcan başkanlığındaki dördüncü oturumda ise Aydın Ilgaz ile Sabri Kuşkonmaz kitaplar ve telif hakları konusuna değindiler. Sorulara yanıt verdiler. Oturumlarda şimdilerde yazamayan ya da unutulmaya yüz tutmuş yazarlardan sırasıyla Celal Sılay, Kenan Hulusi Koray, Falih Rıfkı Atay, Mehmet Seyda, Sadettin Nüzhet Ergun, İlhan Tarus, Ömer Bedrettin Uşaklı, Mahmut Yesari, Reşat Ekrem Koçu, Bekir Sıtkı Kunt, Eflatun Cem Güney, Suut Kemal Yetkin, Kemal Bilbaşar ve Sadri Ertem enine boyuna konu edildi.

İki günde dört oturuma yayılan toplantı iki belirgin amaç çevresinde gerçekleşti. Birincisi; eserleri basılmadığından ya da kimi nedenlerle unutulmakta olan şair ve yazarları anmak ve tanıtmak... İkinci amaç; düşünce haklarını korumak, yazarların yapıtlarının yasal yollardan topluma sunulması için hukuksal önlemleri ve yolları saptayarak bakanlığa sunmak...

Bir yazar nasıl unutulmaz ya da nasıl gündemde kalır konusunda Öner Yağcının madde madde saptaması akılcı bulundu. Buna bir yazar nasıl ünlenir de diyebiliriz. İşte sıralama: 1- Siyasal erkin o yazara sahip çıkması, 2- Yazarın varlıklı oluşu ve bir kurumun sahip çıkması, 3- Medyanın yazarı ön plana çıkarması, 4- Yazarın yazdıklarının kalitesi ve okurlarının sahiplenmesi... Cenap Şahabettinin düşündüğü gibi elbette Çok yazan değil, güzel yazan yaşar.

Önemli soruların doyurucu yanıtlarıyla toplantı sonlandı. Dinleyicilerin değerlendirmesiyle sempozyumun yararlı olduğu vurgulandı. Şimdilerde unutulmayan eğitimci milli eğitim bakanlarımızdan Hasan Âli Yücelin özdeyişiyle biz de yazımızı noktalayalım: Yazı, birçok olmazlıkları olur yapmıştır.

Muhsin Durucan Eğitimci / Yazar

Cumhuriyet İMECESİ