Hedef yine muhalefet

Başbakan ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin bugünkü grup toplantısında yaptığı konuşmada mayın tasarısına değinerek muhalefeti sert bir dille eleştirdi. Erdoğan, tasarının görüşülmesinin uzaması söz konusu olduğunda Meclis'in çalışma süresinin uzatılacağını belirtti.
Yayınlanma tarihi: 2 Haziran 2009 Salı, 09:25

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, mayın temizleme konusunda muhalefete yüklenerek, "Benim Davos'ta ortaya koyduğum insani tavır karşısında kimlerin süklüm püklüm olduğunu millet apaçık gördü. CHP ve MHP'nin monşer eskilerini İsrail karşısındaki haklı duruşumuzda ne tavır sergilediğini bu millet açık açık gördü" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında mayın temizleme yasa tasarısı ile ilgili partisine ve kendisine yönelik eleştiride bulunan muhalefet partileri ve köşe yazarlarına yüklendi. Konuşmasına, hükümet olarak sadece ülkeye hizmet amacıyla çalıştıklarını söyleyerek başlayan Erdoğan, "Aldığımız her bir nefesi milletimize hizmete adamanın derdi içindeyiz ve gece gündüz bu anlayışla çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. AKP'nin ilklerin partisi ve öncü bir parti olduğunu söyleyen Erdoğan, 6,5 yıldır girdikleri 4 seçimden birinci parti olarak çıkarak Türkiye siyasi tarihinde bir ilkin altına imza attıklarını vurguladı.

"Muhalefeti alkışlıyorum"

Erdoğan, "Önemli olan karanlığa yumruk sallamak değil aydınlık için mum yakmaktır. İktidarda bulunan bir partinin genel başkanı olarak şunu söylemekte hiçbir kompleks duymuyorum. Yöntemler konusunda farklı düşünebiliriz. Ama çözümsüzlüğü bir çözüm olarak düşünen muhalefet, Türkiye'nin hiçbir yere gidemeyeceği konusunda gayret gösteren bir temsilci oldu" dedi. Değişime, dönüşüme yönelik en küçük meseleden en büyük meseleye kadar muhalefetin "ayak direttiğini" bunun ise muhalefete prim sağlamayacağını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:
"6,5 yıldır hangi meseleye el attıysak karşımıza hamaset çıktı. Yıldırmaya dönük bir muhalefet çıktı. 6,5 yılda Türkiye'nin meseleleri ile birlikte sadece 'istemezük' diyen ama ne istediği belli olmayan bir muhalefet ile karşı karşıya kaldık. Şimdi de aynı tarzı mayınlı arazileri temizleme de kullandığını hep birlikte uygulandığı müşaade ediyoruz. Milletvekilleri arkadaşlarım ve misafirlerimize, vatandaşlarımıza hassasiyetle sesleniyorum. Bu bizim için özellikle çok hassas bir konu. Zira bu denli insaf dışı bir yaklaşımla ortaya konulan, gündeme getirilen kanun tasarısı hakaret, eleştiri ve birbirine karışmış şekilde gündemde tutulamaz. Tasarının Meclis Genel Kurulu'na geldiği andan itibaren muhalefetin provokatif tavrı ve bazı köşe yazarları tarafından verilen destek konuyu farklı yerlere çekti. Konfüçyüs'ün bir sözünü söylemek istiyorum. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak tehlikelidir. Toplam 6 maddeden oluşuyor bir sayfalık bir tasarı. Ama ne hikmetse bu tasarı etrafında fırtınalar koparırken muhalefet vekilleri; ya da köşe yazarlarının bir sayfalık metni okumamış olması son derece anlamlıdır. Okumuyorsunuz, bari bu tasarıyı getirenlerle konuşun. Köşe yazarısınız. Tasarıyı anlamayı bırakın, kulaktan dolma dedikodularla, adeta hayaller kurarak hiç olmadığı noktaya taşıdılar. Biz bir yasa tasarısı hazırladık nasıl olduysa birden bire ihale İsrail'e gitti. İhaleyi İsrailliler aldı. Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz. Eğer bir yasa ihale kanunu bununla konuşuyorsan, ihale yapılmadan nasıl böyle bir şey söyleyebilirsin. Adrese teslim ihale diyorsun neye göre diyorsun. Bir sayfalık metnin neresinde görüyorsun. Anlıyorum ki bu adamların hayatında yaptıkları bir ihale de yok görünen bu. Bunlar ihale nedir bilmiyor, Kamu İhale Kanunu nedir bilmiyor. Kaldı ki, bizim iktidarımız her ihalesini şeffaf yapmıştır. Bizim bu noktada en ufak bir şikayetimiz yok. Neye dayanarak söylüyorsun? Neresinde İsrail yazıyor. 'Dünyada İsrail'den başka bu işi yapan yok' diyorsun. Ostim'e gidersen görürsün. Bu ülkede nelerin olduğunda haberleri yok. Sadece karalama, sadece iftira ve bununla 'acaba biz milletin bu noktadaki yaklaşımını nasıl lehimize çeviririz de iktidar partisini burada karalarız' düşüncesindeler. Hudut delindi, vatana ihanet, sınırlarımıza yabancı yerleşti, en verimli topraklarımıza yabancı yerleşti. Geleceğimiz her şey birden bire buharlaşıverdi. Öncelikli bu sınırsız muhayyile sahip oldukları için muhalefeti alkışlıyorum. Komplo teorileri ile ziyan ettikleri için ise üzüntü duyuyorum."

"İsrail bu tasarının neresinde?"

Genel Kurul kürsüsünden, televizyon ekranlarından ve gazete sayfalarından partisine ve kendisine yönelik olarak ağza alınmayacak iddialar ortaya atıldığını söyleyen Erdoğan, "Bu tasarının mayın temizleme işin doğrudan İsrail'e verildiği ve yabancıların sınıra yerleşeceğini söyleyecek ve vatana ihanet olduğunu söyleyecek kadar ileri gidiyorlar. Bunu söyleyenlere sesleniyorum. Yasa tasarını okudunuz mu? Okuduysanız okuduğunuz anladınız mı? İsrailli firmalar neresinde. Soruyorum, tasarını neresinde İsrail var" dedi.

Tasarının ikinci maddesine göre mayın temizleme işinin 4 Ocak 2002 tarih ve 4374 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre Maliye Bakanlığınca hizmet satın almak ile yaptırılacağının ifade edildiği belirten Erdoğan, satın alma yolu yapılmaması halinde ise tarımsal faaliyetlerde kullandırılması karşılığında, kullanım süresinden en fazla indirimi yapmak suretiyle verileceğinin öngörüldüğünün altını çizdi. Erdoğan, "Bunun neresinde İsrail, İsrailli firmalar ve 44 yıl 49 yıl var. Burada taban söylendi. 'En fazla indirene' kaydı var. Yap işlet devret anlayışı bu. Hizmet satın alma yöntemi ile bu iş yaptırılır" dedi.

"MSB tarafından yaptırılabilir maddesi ekleniyor"

İhaleye girmeden, mayın temizleme işini istedikleri firmaya verebileceğini de söyleyen Erdoğan, "Üniversiad'da yaptığımız gibi. Buralarda biliyorsunuz ihaleye girmeden oralardaki davetle istediğimiz firmaya işleri vermek sureti ile özelliği sebebiyle yaptırabilme hakkına kamu ihale kanunu'nun verdiği yetki ile sahibiz.

En ağır krizin yaşandığı dönemde ülkenin selametine en uygun yolu araması hükümetin en tabi görevidir. Bu ikinci madde ile ilgili araya bir seçenek daha koyuyoruz. Üç ayrı seçeneğin olduğu bir süreç söz konusu. Kamu İhale Kanunu'nun istisna maddesine dayanarak Milli Savunma Bakanlığı tarafından yaptırılmasına yönelik madde ekliyoruz" dedi.

Suriye ile 1992 yılında yapılan anlaşma neticesinde Suriye'nin sırırdaki mayınları temizlediğine işaret eden Erdoğan, "Mayınlanarak kaybedilen araziyi kazanacağız. Yaptığımız iş bu" dedi. Muhalefettin samimi davranmadığını savunan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Ortada samimiyet olsa 1992 yılından bu yana gündemde olan bu konuda gayret olur ve iktidarlar bir adım atar. Biz bunu Genelkurmay'la da görüşmelerini yaptık. Bu görüşmeler sonucunda önce yapılabileceğini daha sonra yapamayacaklarını söyledi. Ondan sora biz Maliye Bakanlığı'nı devreye soktuk. En son verdikleri birkaç; yeni değil, neredeyse 4 yıllık bir süreçti. Bu süreç içinde de uluslararası, bu noktada işin sertifikasını verecek bir kuruluşla yapılması ki; basın toplantısında kendileri bunu açıkladı. Bununla daha isabetli olabileceğinin değerlendirildiğini söylediler. Bunlar; tabi ki değerlendirilir. Bu önemli. Unutmasınlar ki muhalefet siyaset yapıyor, biz de siyaset yapıyoruz. Ülkemizin hayrı olan neyse onu tercih edeceğiz. Meselenin üzüm yemek olmadığı çok açık. Bunların derdi. Bağcıyı dövmek. Bu işlemlerin çok pahalı olması ve sertifika gerektirmesi nedeniyle Genelkurmay Başkanlığı, Maliye Bakanlığı tarafından hizmet alımı ile yapılmasını konusunda bizle görüş birliğine vardı. Süreç ihale aşamasına kadar geldi. Bu aşamada Danıştay, Anayasa'ya da aykırı olarak yürütmeyi durdurdu. O dönemde süreç ihale aşamasına kadar geldiği halde ne muhalefet ne de medya bu günkü gibi ve bugünkü tarzda ilgilenmedi. O gün kimsenin dikkatini çekmeyen konunun, bugün siyasi istismar konusu olması düşündürücü. Bu art niyet, demagojidir. Zihinleri bulandırmaktır, kara siyasettir. Köşe yazarlarının kara siyasete alet olması, o da son derece vahimdir."

"Monşer eskilerinin tavrını herkes gördü"

Kendisine yönelik eleştirilere de sert yanıt veren Erdoğan, "Recep Tayyip Erdoğan, kapalı kapılar ardında İsrail'le pazarlık mı yaptı?' dediler. Ne demek istiyorsunuz? AK Parti el altından ülkeyi mi pazarlıyor diyorsunuz. Gazze'de yaşananlara karşı tüm dünya sessiz kalırken sesini yükselten, haklıyı savunan Recep Tayyip Erdoğan, şimdi İsrail'le gizli gizli iş mi yapıyor demek istiyorsunuz. Değerli arkadaşlarım benim Davos'ta ortaya koyduğum insani tavır karşısında kimlerin süklüm püklüm olduğun millet apaçık gördü. O tavır nedeniyle dünyada kredi kaybı başladı dediler. Bunları mayın konusunda bize tavır alan muhalefet dedi. Biz itibar kaybetmedik, kazandık. İsrail Cumhurbaşkanına karşı Türkiye başbakanına kimlerin hakaret savurduğunu bu millet gördü. CHP ve MHP'nin monşer eskilerini, İsrail karşısındaki haklı duruşumuzda ne tavır sergilediğini bu millet açık açık gördü" diye konuştu.

"Vatanseverliğimizi test etmek için haddinize mi düştü"

Mayın temizleme konusunda kendisine ve partisine yönelik aleni bir kampanya başlatıldığının herkes tarafından açık açık görülmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Bunu tarih mutlaka gösterecektir. Tarih bu kampanyaya su taşıyanları da asla unutmayacaktır. Başbakan, bu hükümetin bakanları, milletvekilleri, bu devletin kurumları ülkenin menfaatini düşünmeyecekler, ülkeye ihanet içinde olacaklar, öyle mi? Bu ülkenin güvenliği bizi ilgilendirmeyecek, bu ülkenin çıkar ve menfaatleri, istiklali, istikbali bizi ilgilendirmeyecek öyle mi? Siz ne hakla ihanet, hıyanet kelimesini ağzınızsa alıyorsunuz. Bizim vatan sevgimizi ne hakla ağzınıza alıyorsunuz, ne hakla. Bizim vatanseverliğimizi test etmek sizin haddinize mi" dedi.

"Hizmet etmek suçsa işlemeye devam edeceğim"

Türkiye'nin dün BM Konseyi Dönem Başkanlığı görevini devraldığını anımsatan Erdoğan, "6,5 yıl önce bir politikacı BM Dönem Başkanı olarak rüyasında görse hayra yormazdı. Bu ülkenin nereden nereye geldiği herkesin malumudur. Bu millete hizmet etmek suçsa evet suçluyum. İşlemeye devam edeceğiz" dedi.

Söz konusu yasa tasarısın hiçbir yerinde belli bir şirket, ülke, çevre ve zümrenin olmadığının altını çizen Erdoğan, nihai kararı verecek olan mevkiinin kendileri olduğunu söyledi. Erdoğan, "İhale yapılır, işimize geliyorsa onaylarız, işimize gelmezse onaylamayız. Milletimizin, ülkemizin menfaati neye gerektiriyorsa onu yaparız" dedi.

"Kimse doğmamış çocuğa kıyafet bakmasın"

Muhalefetin tasarıya ilişkin "büyük attığını" söyleyen Erdoğan, "Ufak atın da civcivler yesin. Çok büyük atıyorlar. Neymiş petrolü alıp madenleri alıp götüreceklermiş. Şu metnin içinde yok. Maden işi, petrol çıkarma işi ayrı bir konu ve bunlar zaten silahlı kuvvetlerle koordineli olarak verildi ve verilmeye devam edecek. Yerli, yabancı şirketle var ve orda arama yapıyor. Bunların ondan da haberi yok" dedi. Ülkeye söz konusu alanı kazandırmak istediklerini ifade eden Erdoğan, "Her yerde anlattık. Ama bunlar duyma özürlü olduğu için olmadı. Bunu ülkemizin, milletimizin menfaatini gözeterek yapıyoruz, yapacağız. Ülkemizin menfaatleri neyi gerektiriyorsa, bu mayın temizleme işini öyle yapacağız. Kimse paranoya üretmesin ve komplo teorilerine kulak asmasın ve doğmamış çocuğa kıyafet bakmasın" dedi.


"Zihinlerdeki mayınları temizlemeye çalışıyoruz"

Erdoğan, mayınlı arazinin 1992 yılandaki karara göre tarıma açarak, ekonomiye kazandırmak suretiyle yapılacağını söyledi. Erdoğan, "Ama önce zihinlerdeki mayınları temizlememiz gerekiyor" dedi. Muhalefeti; kendi "dar kalıplarından" ve "sığ dünyasından" dışarı çıkamamakla suçlayan Erdoğan, "Şimdi biz bu toprakları kazanalım, Ahmet'e, Mehmet'e 'istihdam sağlayalım' diye çaba gösterdiğimizde; şimdi de zihinlerdeki mayınlarla uğraşıyoruz. Biz orada istihdam sağlayacağız. Kime; bölge halkına. Hesabımız hedefimiz bu. Balık tutmayı öğreteceğiz, bedava balık tutmayı değil. Bu ülke bunlardan çok çekti" dedi.

"Psikolojik hudutlar"

Muhalefetin kendilerini "Hudut namus şereftir" diyerek bize kendilerine "öğretmeye" çalıştığını söyleyen Erdoğan, hududun ne demek olduğunu çok iyi bildiklerini ifade etti. Mayınlarla ve dikenli tellerle hudutların korunmadığını kaydeden Erdoğan, sınır ötesi ile ilişkilerin geliştirilmesi ve ekonomik açıdan kazanımların olmasının önem taşıdığını söyledi. Erdoğan, Almanya ve Fransa arasında "belediye otobüsü" ile geçiş yapıldığını belirterek, "O psikolojik sınır kalktı diye haysiyet ve şereften bir şey mi kaybetti. Yoksa ekonomik açıdan bir şeyler mi kazandılar. Maalesef göremiyorlar. Dünyadaki tüm bu gelişmelere rağmen sınırdaki mayınların temizlenmesi, güvenlik zafiyetinin olacağı anlamına gelmiyor. MSB ve Genelkurmay Başkanlığı sürecin her an içindedir. Ana muhalefet ve diğerleri biliyor mu? Tamamıyla o bölge silahlı kuvvetlerin aynı şekilde tasarrufu altında, güvenliği altında olacak. Sınırımız yine denetim ve gözetim altında olacak" diye konuştu.


"Muhalefetin şu anki zihinsel durumu koyun sürüsü ile mayın patlatma üzerine"


Tasarıdaki ilk iki seçeneğe göre kiralanması halinde de yabancıların "ellerini, kollarını" sallayarak içeri giremeyeceğini ifade eden Erdoğan, "İstediği gibi faaliyet gösteremez. Hepsinin kontrol mekanizması var. İşte istisna edilen de bu kontrol ve maden. Bunları da açık ve net sizlere söyledim. Ne yazık ki bu tasarı çıkartılmasına rağmen her kafadan bir ses çıkıyor. herkes aklına ilk geleni söylüyor. Herkesin uçuk kaçık fikirleri ortada. Ayağı yere basan tek bir öneri bile getirmiyor. Kahve köşelerinde; mayınların üzerine taş atıp patlatalım, 'koyun sürüsü ile mayınları temizleyelim' diyenler de var. Muhalefetin şu anki zihinsel durumu bu maalesef" dedi.

"Emekli Yarbay 'Tabur ver yapayım diyor' önce haddini bil"

Bir emekli yarbay'ın mayın temizleme işiyle ilgili "iki tabur asker verin, yapayım" dediğini söyleyen Erdoğan, "Haddini bil bir defa ya. Bu ülkenin Genelkurmay Başkanı var. Komutanları var. Biz bunları konuşmuşuz. Sana ne oluyor ya. Otur oturduğun yerde. Bunlar da emekli olduktan sonra konuşmaya başlıyor. Bu kadar kolaysa, imkanları varsa ihaleye girerler ve özel sektörden bir firmanın yanında danışmanlık görevi alır iki taburdan fazla adamı da dışardan bulursun, onlarla bu işi yaparsın. Bedeli karşılığında yaparsın. Gereği neyse o parayı da öderim merak etme. Son derece de mutlu oluruz. Kimsenin bu işe girmesinden rahatsız değiliz" dedi.

"Akla kara yine deşifre oldu"

Söz konusu arazinin iki Kıbrıs adası büyüklüğünde olduğunu söyleyenlerin de çıktığını kaydeden Erdoğan, "Ya sayı saymayı bilmiyor, ya da ciddi göz rahatsızlığı var. Tasarı görüşülmesi konusunda devletin kurumların vahim bir ayrımcılığa tabi tutulduğunu da gördük. Bu kurum vatansever, bu kurum güvenilmez diye. Bu ak ile karanın bir kez daha deşifre olduğu bir süreç oldu. Demokrasinin ne anlam ifade ettiği, bazılar için bu süreçte bir kez daha ortaya çıktı" dedi.

"Muhalefet son 4 seçimi kaybetmenin umutsuzluğu içinde"

Söz konusu tasarının ülkenin menfaatine olan, milletin çıkarları ile örtüşen, Türkiye'ye toprak kazandıracak bir tasarı olduğunu vurgulayan Erdoğan, söz konusu tasarının Türkiye için en küçük bir güvenlik zafiyeti yaratmayacağını söyledi. Erdoğan, "Önünde arkasında, içinde, dışında belirlenmiş, tasarlanmış hiçbir şirket ve ülke yoktur. Tarım arazilerinin karşısında birinci ve ikinci seçeneği atlayarak, doğrudan üçüncü seçeneği söylemeleri, tasarıyı okumamaktan kaynaklanmıyorsa, tamamen art niyet vardır. Şunu daha önce de ifade etmiştim. Son 4 seçimde kaybetmiş olmanın getirdiği umutsuzlukla muhalefet, var gücü ile meseleyi kilitlemenin gayreti içine giriyor. Çözüm üretemeyeler sorun üretmek konusunda büyük bir beceri gösteriyor" dedi.

6,5 yıl boyunca yaptıkları gibi her türlü engele rağmen soğuk kanlılıkla hareket edeceklerini söyleyen Erdoğan, milletvekillerine de seslenerek tasarıya ilişkin tüm ayrıntıları kamuoyu ilea paylaşmalarını istedi. Erdoğan, "Muhalefetin nasıl bir hayal dünyasında gezdiğini, en hassas olduğumuz noktalardan hedef alındığımızı ifade edin. AKP'ye karşı nasıl bir kampanya yürütüldüğünü a. Bir 6,5 yıl bolunca milletimize rağmen hiçbir kararın altına imza atmadık asla da atmayız. Ülkenin çıkarları üzerinde mesele tanımıyoruz. Bizden aksini bekleyenler ebediyen beyhude beklerler. Özellikle bu haftaya girerken attığımız bu adımdı. Bir an önce neticeye varıp ve müşterek olarak devletin kurum kuruluşları dayanışma içinde bu süreci sürdürmekteyiz. Burada kimsenin endişesi şüphesi olmasın" diye konuştu.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.